Sahura kalkmadan oruç tutmak kalp krizi riskini artırıyor

Ramazanda nasıl beslenilmesi gerektiği üzerinde tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Canan Hecer sahur yapmadan oruç tutmanın kalp krizi riskini artırdığını belirtti. Hecer ayrıca iftardan sonra yapılacak yürüyüşün oldukça yararlı olduğunu vurgulayarak öğün atlayarak zayıflamanın da mümkün olmadığını vurguladı.

SAĞLIK 01.04.2022, 11:29 02.04.2022, 10:21 Tayfur Bal
Sahura kalkmadan oruç tutmak kalp krizi riskini artırıyor

Ramazan ayının başlamasına saatler kala ramazan ayında doğru ve dengeli beslenme konuları da sık sık gündeme gelmeye başladı. İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Canan Hecer sahurda ve iftarda dengeli ve yeterli düzeyde beslenmenin sağlığı korumaya yardımcı olduğunu belirtti. Sahura mutlaka kalkılması gerektiğini ve sahur yapmadan oruç tutup iftarda aşırı miktarda yemek yemenin kalp krizi riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Canan Hecer kilo vermek isteyenlerin bu süreci kendi avantajlarına kullanabileceklerini belirterek “İftarda tatlı yerine metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olan tarçınlı elma yiyip iftardan 1 saat sonra yürüyüşe çıkmak zayıflamaya yardımcı olabilir” dedi.

Çorba mutlaka tüketilmeli

Hecer iftarda olmazsa olmazlar arasında çorbanın yer aldığını belirtirken çorbadan sonra kısa bir ara verip dengeli ve hafif beslenmenin oldukça önemli olduğunu belirtti. tuz tüketimi hakkında da konuşan Hecer sahurda yağlı ve tuzlu gıdalar yerine haşlanmış yumurta ve kahvaltılıkların tüketilmesinin daha yararlı olacağını dile getirdi. Hecer ayrıca şunları aktardı:

Çorbanın hem doyurucu hem de oldukça besleyici özelliği var. Çorbamızı ilk başta içtiğimizde mide çeperlerimizi sararak mide asidimizi düşürür. Bu şekilde gereğinden fazla yememiş oluruz. 15 dakika ara verdikten sonra dengeli bir şekilde beslenmeye devam edebiliriz. Dengeli beslenme listesinde mutlaka sebzeler de olmalı. Etin de olması önemli ama bu alım gücü ile de ilişkili. Mutlaka az da olsa kırmızı et ve tavukları soframızdan eksik etmemeye çalışalım.

Demir eksikliği ve kansızlık Türkiye’de oldukça sık görülüyor

Türkiye’deki en büyük sağlık sorunlarından birinin demir eksikliği ve kansızlık olduğunu belirten Hecer sözlerine şu şekilde devam etti:

Demir eksikliği anemisi Türkiye’de oldukça yoğun bir şekilde görülüyor. Bu nedenle gıdalarda yer alan demirin mutlaka alınması gerekiyor. Hayvansal gıdalarda, ette ve ıspanakta bol miktarda demir bulunuyor ancak bu besinlerin az tüketilmesi halinde kuru baklagilden ve kuru fasulyeden demir ihtiyacını karşılayabiliriz. Yeşil yapraklı sebzelerde de bol miktarda demir bulunuyor ancak bu besinlerde yer alan demirin sindirilmesi içi kıyma katılması daha iyi olur. Normalde bir kuru baklagildeki ya da sebzedeki demirin yüzde 4 ila 15’i vücudumuz tarafından emilebiliyor. Bu kadarından faydalanabiliyoruz. Ancak bu besinlerin içine bir miktar C vitamini ve et katılması halinde bu oranlar yüzde 40’lara kadar çıkabilir. Et tüketimini gerçekleştiremiyorsak bile bu yola başvurabiliriz.

Sahura kalkmadan oruç tutmak kalp krizi riskini artırabilir

Sahura mutlaka uyanılması gerektiğini ve tok bir şekilde yatarak sahura kalkmadan oruç tutmanın kalp krizi riskini artırabileceğini vurgulayan Hecer sözlerine şu şekilde devam etti:

Karnımızın tok olması nedeniyle sahura kalkmadan yatıyorsak bu durum midemizde ciddi rahatsızlıkların yaşanmasına neden olabilir. Sahursuz oruç tutulması halinde gün içerisinde oldukça aç olabileceğimiz için iftarda yemeğe fazlaca yüklenebiliriz. Bu da kalp krizi geçirme riskimizi artırabilir. O nedenle yatarken midemizin biraz boş olması gerekiyor. Sahurda tekrar yiyince midenizin dolacağını düşünebilirsiniz ancak sahurda hafif bir şekilde beslenilmesi gerekiyor. Sahurda kahvaltılıkları tercih edelim ve mutlaka yumurta yiyelim. Yumurta hem bizi tok tutacak hem de demir ihtiyacımızı karşılayacaktır. Ayrıca bağışıklık sistemimizi de oldukça güçlendirecektir. Bir yumurtanın yanında hazırladığımız kahvaltılıklarla sahurumuzu yapabiliriz.

İftardan sonra yapılacak 1 saatlik yürüyüş oldukça önemli

İftardan sonra yapılacak sporun sağlığımız için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Hecer sözlerine şu şekilde devam etti:

Evlerimizin yakınlarında yürüyüş alanları ve parklar var. Bu yeşil alanlarda ve yürüyüş parkurlarında 1 saat kadar yürüyüş yaptıktan sonra eve gelip meyvemizi yiyebiliriz. Tatlı yenilmek isteniyorsa kazandibi ya da sütlaç tercih edilebilir. Hafif tatlılar sağlığımız için daha yararlı olacaktır. Öte yandan tatlının yerine vitamin değerleri daha yüksek ve daha hafif olan meyveleri tercih edebiliriz. Yeşil elmanın üzerine tarçın dökerek de yemek oldukça yararlıdır. Bu şekilde metabolizmanız hızlanır. Ancak bütün gün boyunca aç kalan midenin birden aşırı miktarda doldurulmaması gerekiyor. Aksi takdirde kalp krizi ve tansiyon riskleri oldukça artabilir.

Öğün atlayarak zayıflamak mümkün değil

Öğün atlayarak zayıflamanın sanıldığı gibi olmadığını vurgulayan Hecer şu ifadeleri kullandı:

Öğün atlamak zayıflamanıza yardımcı olmaz. Mide boş kalması halinde besinler depolamaya gidecektir. Yediğiniz her şey aç kaldığınız için sürekli olarak depolanacaktır. Ancak düzenli ve dengeli beslenilmesi ve öğünlerin atlanılmaması halinde vücut dengesini bulacaktır.

Tuz tüketimine dikkat edilmeli

Gün içerisinde susuz hissetmemek için sahurda yağlı ve tuzlu yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Hecer sözlerine şu şekilde devam etti:

Tuz tüketiminin fazla olması halinde gün içerisinde sürekli olarak su içme ihtiyacı hissedebiliriz. Sahur ve iftarda tuz tüketimi konusunda dikkatli olmalıyız. Sahurda kızartma gibi yiyecekler yemek yerine salatalık ve domates gibi su oranı yüksek gıdaları tercih etmeliyiz. İftarda da bol bol su tüketmeliyiz ancak abartıp 4 litre de su içmeyelim. Çünkü aç karnına içilen aşırı miktarda su zehirlenmelere neden olabilir.

Son olarak da hasta olan kişilerin oruç tutmamaları gerektiğini belirten Hecer bu kişilerin çok daha büyük sağlık sorunları ile karşılaşabileceklerini ifade etti.

Yorumlar (0)
25
açık