Renkleri koklamak, sesleri görmek: Sinestezi

Seslerin rengini gören, rakamların duygu durumlarını hisseden ve dokundukları nesnelerin tadını alan kişiler olduğunu biliyor muydunuz? İşte sinestezikler...

Renkleri koklamak, sesleri görmek: Sinestezi

Kulağınıza çalınan güzel bir melodinin, beyninizde renk cümbüşü yarattığı oldu mu? Ya da bir ağaç ve bir radyo görseydiniz onların tadını da alabilir miydiniz? Toplumda nadir görülen sinestezi vakasında kişiler bu duyguları hissedebiliyor.

Kelime anlamı olarak sinestezi, Yunanca kökenli sin (beraber) ve aisthesis (duygu) sözcüklerinin birleşmesiyle türetilmiştir.

Sinestezinin tanımı, Charles Darwin’in kuzenlerinden biri olan Francis Galton tarafından 19. yüzyılda ortaya konuldu. Galton, halk içindeki bazı kişilerin nüfusun geri kalanından tuhaf bir farklılığı olduğunu düşünüyordu. Bu insanların duyuları birbirine karışmıştı. Bu "birleşmiş duyulara" sahip insanlar, sesleri renkli görüyorlar, dokundukları nesnenin tadını alıyorlar, rakamları hissediyorlar ve şekilleri işitiyorlardı. Temel olarak "duyuların birbirine karışması" olarak da adlandırılabilecek bu "bilişsel durumun" hastalık olup olmadığı ise tartışma konusudur.

Yapılan araştırmalarda, temelde iki tip sinestezik vakanın daha sık gözlemlendiği belirtiliyor. Birinci tip sinestezi vakasında kişiler, harfleri renklerle bağdaştırıyor. İkinci tip vakalarda ise kişiler; tatları, kokuları ve sesleri renk olarak algılıyor. Bu tür kişilerin toplumda 20.000’de 1 oranında görüldüğü ifade ediliyor.

Bazı kişiler için sarı 5, mavi 3, kırmızı 7 rakamlarını çağrıştırırken, bir başka sinestezik için bunlar tamamen farklı olabilirdi. V.S. Ramachandran’ın "Öykücü Beyin" adlı kitabında şöyle bir vakadan bahsedilir. Sinestezik bir kişinin babası için 5 rakamı yeşil iken, annesi için kırmızı, kendisi için ise sarı idi. Annesiyle babasının renk birleşiminden dolayı çocuğun 5 rakamını sarı olarak algılaması bir hayli ilginç! Bir diğer vakada, birisi do diyezi beyninde mavi olarak kodlamışken, bir başkası ise do diyezi yeşil olarak kodlamıştı.

Mutsuz perşembe, canı sıkkın G harfi

Bazı durumlarda kişiler; çeşitli rakamlara, aylara, yıllara ve günlere kişilik özellikleri atfedebilir. Örneğin bir sinestezik için; perşembe günleri mutsuzken, salı günü neşeli ve pazar günü ise somurtkandır. Bir başka sinestezik; k harfinin mutlu göründüğünü, g harfinin ise canının sıkıldığını söyleyebilir.

Bu insanların diğer yönlerden tamamen normal olduğunu unutmamak gerekir. Peki bu durumun ortaya çıkmasının sebepleri neler?

Sinestezi nasıl oluşur?

Nüfusun büyük çoğunluğunda duyular birbirinden ayrılmıştır. Sinestezi genetiktir yani ebeveynler yoluyla kalıtsal olarak çocuğa geçer.  İnsan yavrusunun beyni ana rahminde ve yaşamının ilk zamanlarında oldukça fazla çapraz bağlantılarla birbirine bağlanan bir beyin yapısı oluşturur. Ancak zamanla bu beyin bölgeleri arasındaki bağlantılar yavaş yavaş kopar. Bu da, gerçeklik algımızın oluşabilmesinde önemli bir etkendir. Ancak bazen beklenmeyen şeyler gerçekleşir. Örneğin, beynin sayı bölgesiyle renk bölgesi arasındaki ya da şitme bölgesi ile dokunma bölgesi arasında bağlantı kopmayabilir. Böyle bir durumda kişi, farklı duyular arasında ilişkilendirmeler yapar. Belirli sesleri duyunca ağzında ekşimsi bir tat duyumsayabilir veya duyduğu bir kelimeyi bir renkle ilişkilendirebilir. 

Sanatçılarda sinestezik olma oranı daha yüksek

Yazar, müzisyen, ressam gibi sanatçılarda ve bilim insanlarında sinestezik olma oranı nüfusun diğer kesimine göre sekiz kat fazladır. Bu da sanatçıların ve bilim insanlarının yaratıcı yönünü, nesneler ve duygular arasında kurdukları bağları bizim kuramayacağımızı bağlantıları nasıl kurduklarını açıklamaktadır. Isaac Newton’un sinestezik olduğuyla ilgili ipuçları vardır.

Newton ses perdelerinin dalga boylarıyla ilişkili olduğunun farkına varmıştı ve farklı notalar için ekranda farklı renkler parlayan bir klavye icat etmişti. Wassily Kandinsky, Jackson Pollock ve Vladimir Nabokov’un da sinestezik olduğu biliniyor. 

Sinestezik olduğu varsayılan Fransız şair ve yazar Arthur Rimbaud ise "Sesliler" şiirinde şöyle diyor:

"A kara, E ak, İ al, U yeşil, O mavi: sesliler,
Diyeceğim bir gün gizli doğumlarınızı da:
Karanlık koylara, kara sineklere benzer A,
O amansız pis kokular üstünde fır dönerler."

Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2019, 17:05

Hakan Öksüz

Hakan Öksüz 1992 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. İlköğrenimini ve ortaöğrenimini Trabzon’da yaptı. Gazi Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünden 2014 yılında mezun oldu. Anadolu Ajansında muhabir olarak çalıştı. Daha sonra bir internet haber portalında editör olarak görev aldı. Öksüz, 2018 yılından bu yana Habernediyor.com’da editör olarak görev yapıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER