Kovid-19 aşısından sonra bir 'yerli' üretim daha: 'Milyonlarca liralık kaybın önüne geçilecek'

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, yerli insülini geliştirmek için harekete geçerek şirketler çağrı yaptı. Dışa bağımlılığın yerli üretim ile azalacağı ve milyonlarca Türk lirasının yurt içinde kalacağı kaydedildi. 

SAĞLIK 14.04.2022, 09:47 14.04.2022, 09:59 Ömer Aksan
Kovid-19 aşısından sonra bir 'yerli' üretim daha: 'Milyonlarca liralık kaybın önüne geçilecek'

Türkiye, sağlık endüstrileri konusundaki yatırımlarla büyük gelişim yaşamaya devam ediyor…

Yerli üretim ile milyonlarca liralık kaybın önüne geçilecek

İhracat ve üretimin artırılması, teknolojinin geliştirilmesi hedefiyle faaliyet gösteren Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Komitesi, Türkiye adına stratejik önemi bulunan ürünler arasında olduğu belirtilen insülin üretimi için yakın dönemde proje duyurusuna çıktı.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından yayınlanmış olan duyuruda, ‘Hücreden İtibaren Yerli İnsülin Üretimi Projesi’ konusunda istekli şirketlerin Komite tarafından değerlendirileceği kaydedildi.

Bu proje ile birlikte Türkiye’nin, yerli insülin üretimi imkanı sağlanacak Projenin tamamlanmasıyla birlikte hem diyabet hastaları hem de söz konusu ürünlerin yurt dışından tedarik edilmesi sebebiyle yaşanan milyonlarca liralık kaybın önüne geçilmesi bakımından önem arz ediyor.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Farmakoloji Uzmanı, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti Üyesi Prof. Dr. İsmail Tayfun Uzbay, Koçak Farma tarafından Türkiye'de, belli bir oranda yerli biyobenzer insülinin üretilebildiğin söyledi ve “Türkiye'nin şu an insüline dayalı faturası 10 milyar dolar civarında. Bu, ekonomik anlamda çok ciddi bir yük. Bu konuda ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmak için tamamen yerli üretim ciddi önem taşıyor."

“Ülkemizde ve dünyada diyabet kaynaklı risk faktörleri artıyor”

Uzbay, Türkiye'de 20-79 yaş arasında 8 milyona yakın kayıtlı diyabet hastasının olduğunu ve gerçek sayının 10 milyona yakın olduğunu söyledi. İnsülini kullanmak zorunda olan 2 milyon tip 1 diyabet hastasının olduğunu söyleyen Uzbay, hastalığın gidişatına göre tip 2 diyabet hastalarının da insüline ihtiyaç duyabildiğine vurgu yaptı.

Uzbay, "Hem ülkemizde hem de dünyada diyabet kaynaklı risk faktörleri artıyor. Türkiye'nin 2045 yılında diyabetle sıkıntısı olan ilk 10 ülke arasında olacağı tahmin ediliyor.” sözlerini kullandı.

Uzbay, DSÖ’nün ihtiyaç duyulan en güvenli ve etkili ilaçlar listesinde bulunan ve hastalar için kritik önemi olan insülin üretiminin bu bakımdan çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Uzbay, insülinin büyük oranda domuz ve sığır pankreasından üretildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Hızla İnsülin üretim teknolojisi gelişiyor. Biyosentetik insan insülinleri rekombinant DNA teknolojisi aracılığıyla üretilebiliyor. Projede, yerli insülin üretiminin hücreden itibaren amaçlanması çok değerli. Çünkü hücresel üretim safhalarıyla daha etkili, daha kolay tolere edilebilecek miktarda insülin üretilebilir. Şu anki dünya teknolojisinde de bu yöntemler daha çok tercih ediliyor. Böylesine kritik önemi bulunan bir ilacın yerli bir sistemde üretilerek ihtiyacımıza sunulması, büyük bir harcama giderinin Türkiye’de kalmasını sağlayacak. Öte yandan yeterince kaliteli üretilebilmesi halinde insülin, ithalat değeri de yüksek olan bir ürün. Ülkemizin ihtiyacını karşılamanın da ayrıca ötesinde ekonomimize de büyük katkı sağlayabiliriz. TİTCK'nin böyle bir duyuru yaparak bu projeleri değerlendirmesini ve endüstriyi motive etmesine çok değer veriyorum. Bunu yalnızca insülin olarak görmemeliyiz. İyi bir insan kaynağı ve altyapımız profilimiz var. Dünyada geçerli olan pek çok teknolojik yenilik Türkiye’de de yapılabilir, yeter ki bilimsel altyapımızı ve insan kaynağımızı iyi değerlendirelim."

Yorumlar (0)
17
kapalı