Kadınların büyük korkusu: HPV aşısı

HPV aşısının tanınırlığı yavaş yavaş ülkemizde artmaya başladı. Fakat bu aşı hakkındaki süregelen tartışmalar, bu aşının yapılması üzerine soru işaretleri yüklüyor.

SAĞLIK 09.09.2019, 11:01 09.09.2019, 17:14 İrem Çorum
Kadınların büyük korkusu: HPV aşısı

Human papilomavirus, yani HPV, genellikle cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon ve bazı tipleri rahim ağzı kanseri ile bağlantılı. Kadınların yanı sıra, erkeklerde de görülen bu virüs, aşılama yöntemiyle çeşitli tiplerinden gelen riskleri ortadan kaldırılabiliyor. HPV ile enfekte olan bir birey, aşı olduğu zaman HPV'nin çeşitli tiplerinin yol açtığı çeşitli riskleri elimine edebiliyor. Araştırmacılar, aşının 10 yıl önce başlatılan bir aşılama programından bu yana genç kadınlarda rahim ağzı kanseri vakalarını neredeyse tamamen yok ettiğini belirtiyor. Aşının, kanser öncesi hücrelerde yüzde 90'lık bir düşüşe yol açtığını gözlemleniyor.

HPV vakalarının büyük çoğunluğunda, hiçbir semptom görülmüyor ve enfeksiyon kendiliğinden gideriliyor, ancak bazı durumlarda kalıcı enfeksiyon rahim ağzı hastalığına yol açabiliyor. Bazı kanserlerin gelişimi ile bağlantılı olduğundan, bazı HPV tipleri yüksek risk taşıyor. Bu yüzden, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve ABD'deki Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), bu aşının yapılmasını şiddetle öneriyor. 

Aşı gerçekten gerekli mi?

Bu enfeksiyondan korunmak için geliştirilen Gardasil ve Cervarix aşıları hakkında uzun süredir dönen bir tartışma var. Özellikle, Merck & Co. ilaç şirketi tarafından geliştirilen Gardasil'in rahim ağzı kanseri gibi servikal lezyonları yüzde 98 gibi bir oranla azalttığı görülüyor. Çoğu tıp uzmanı bu aşının yapılması gerektiğini savunurken, bazı uzmanlar bu aşının gereksiz olduğunu savunuyor. 

Dr. Haug'a göre, HPV aşısının bir kadına net faydası belirsiz. 'Bir kadın, HPV ile sürekli enfekte olsa bile, düzenli olarak servikal smear testleri ile taranırsa, kanser riski ortadan kalkar.' Doktor, daha önce HPV aşılarına karşı olduğunu her fırsatta dile getiriyor. 

New England Tıp Dergisi'nde yayınlanan bir araştırmada aşılama programlarına dikkat çekildi. Araştırma, HPV aşısı Gardasil'in (Merck & Co.) ABD'de pazarlanması üzerine tartışmaları da içeriyor. 

Gardasil aşısını geliştiren ilaç şirketi Merck, sanal bir tekele benziyor. Wolfe Research'ün yaptığı araştırmaya göre, Gardasil dışında bazı kanser ilaçlarını da üreten şirketin, sadece aşı üzerinden 5 milyar dolar kazandığını belirtiyor ve 2025'e kadar bu rakamın 7 milyar dolara kadar ulaşacağını tahmin ediyor. Bu tahminlere, aşının Çin'de tanıtımı yapıldığında, erkekleri de içerecek şekilde genişletilmeden bile, Çin'de 17 milyar dolar kadar kazanç elde edilmesi de ekleniyor.

Macrotrends'deki verilere göre, Merck'in 30 Haziran 2019'da biten çeyreğindeki net geliri 2670 milyar dolar; bu, şirket, yıl içinde kendi gelirini yüzde 56,41 artırmış demek oluyor. 

Türkiye'deki tartışmalar ve SGK kapsamı

Dünyada hala tartışılan bu aşı, Türkiye'deki doktorlar arasında da tartışılmaya devam ediliyor. Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sezai Şahmay'a göre, HPV aşısı bir pazarlama başarısı; kanser aşısı olarak lanse ediliğini fakat sadece virüse karşı koruduğunu savunuyor. Şahmay, HPV'nin olası sonuçlarından biri olan rahim ağzı kanserinin düzenli smear testleriyle tespit edilebileceğini ve rahim ağzı kanserinin ölümcül bir risk taşımadığını belirtiyor. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'ya göre, bu aşının etkinliği ve güvenilirliği tam olarak bilinmiyor. Ölümcül ve sakat bırakıcı yan etkileri olduğunu da ekleyen Küçükusta, çok pahalı bir aşı olan HPV aşısının SGK kapsamına alınmasının başka bir takım insanların menfaatine yarayacağını düşünüyor. 

Türkiye'de de bu aşı genellikle özel sağlık polikliniklerinde yapılıyor, yani SGK kapsamında değil. Aşının etkisini gösterebilmesi için 3 doz yapılması gerekiyor ve her bir dozun yaptırılması yaklaşık 700 TL kadar tutuyor. 2010'da, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın SGK kapsamına alınması tartışılmış fakat koruma oranları ve yan etkileri üzerinde fikir birliği sağlayabilmiş gibi görünmüyor; bu yüzden, rutin aşılama programına alınmasına izin verilmemiş olabilir. Fakat, 2013'te yayınlanan bir habere göre, bu aşının SGK kapsamında ödenmesi için emsal kararın çıktığı belirtiliyor. Yani, aşının bedelinin geri ödenmesi için dava açılabilinir veya emsal karara istinaden doğrudan SGK'ya başvurulabilinir. 

Aşının SGK kapsamının olmayışının yanı sıra, Türkiye'de çoğu kadın bu aşıyı yaptırmaya çekiniyor. Her ne kadar virüs çoğu kadın ve erkeklerde görünse de ve küçük yaşta rahim ağzı kanserine yakalanan kadınlar olsa da, sosyal normlardan kaynaklı, bu aşı yaptırılmaya çekiniliyor. Aşının bir çok yerde, eczanelerden dahi temin edilebilmesine rağmen, yaptırılması, kadının aktif cinsel hayatının olması tabusunu ortaya çıkarıyor. Bunun sonucunda da hem kadınlar bu tartışmalı aşı hakkında ve yeni HIV olarak da geçen HPV hakkında da bilgi sahibi olma konusunda geri kalıyor. 

Doktorların bu aşının güvenilirliği hakkında tartışa dursun, kadınların bu konuda çekinmeden bilgi sahibi olabilmesi Türkiye açıdan oldukça değerli. Çoğu kadın, sağlık uğruna yaşadığı olayları ve harcadığı paraları düşününce, ortaya sıkıntılı bir sosyo-ekonomik tablo çıkıyor. 

Yorumlar (0)
-0°
açık