İşlenmiş gıdalarla ilgili ne biliniyor? Yararlı mı zararlı mı?

Taze ve işlem görmemiş gıdaların, mutfaklarda çeşitli şekillerde değişikliğe uğraması veya dışarıdan satın alımda görülebilen endüstriyel olarak işlenmesi sonucunda işlenmiş gıdalara dönüşmesi, hızlı tüketimin yaygınlaştığı günümüzde tüketicileri ve uzmanları ikiye bölmüş durumda. Peki işlenmiş gıdalar sağlıklı mı, zararlı mı? İşte bilinenler…

SAĞLIK 03.03.2022, 23:03 04.03.2022, 18:03 Burak Kaya
İşlenmiş gıdalarla ilgili ne biliniyor? Yararlı mı zararlı mı?

İşlenmiş gıdalar artık hayatımızın her alanında sofralarımıza eşlik ediyor. İşlenmiş gıdaların tüketimine ilişkin birçok farklı görüş olmasına karşın, bütünüyle doğal olmamasından ve endüstriyel olarak işlenmesi sebebiyle işlenmiş gıdalar konusunda uzmanların birçoğu olumsuz yönde görüş bildirebilmektedir.

Bu yazımızda işlenmiş gıdanın ne olduğunu, gıdaların nasıl işlendiğini ve sağlığa zararlarının bulunup bulunmadığına ilişkin kanaatleri sizlerle paylaşacağız.

İşlenmiş gıda nedir?

Taze gıdaların çeşitli yollarla endüstriyel olarak değişikliğe uğraması neticesinde ortaya çıkan ürünlere işlenmiş gıda adı veriliyor. İşlenmiş gıda dendiği zaman çok kez akla marketlerde bulunan hazır gıdalar gelebilir ancak evlerde yapılan yemekler, turşular, marmelatlar da bunun içerisine giriyor. Yani bu sözcük öbeğini kullandığımızda geniş kapsamlı bir tanımlama yapmak durumunda kalıyoruz.

Meyvelerin sebzelerin, ayıklanması, yiyeceklerin baharatlarla birleştirilip pişirilmesi, sütün pastörize edilmesi ve ürünlerin dondurularak pişirmeye hazır bir şekilde saklanması da işlenmiş gıdalar kapsamına girmektedir.

İşlenmiş gıdalar nelerdir?

İşlenmiş gıdalar, gıdaların tüketilme şekli ve raf ömrünü değiştiren unsurlar olarak karşımıza çıkar. Mesela bir meyve dilimlenip suyu sıkıldığında veya kurutulduğunda, marmelat yapıldığında ortaya çıkan son ürünün raf ömrü de değişmiş olur.

Gıdaların işlenmesinin işlenmeyen gıdalara göre birçok yararı da olmaktadır. Öncelikle gıdalar işlendiği zaman vücutta öğütülme kolaylığı artış gösterebilir. Örneğin bir et işlendiği zaman hem lezzet açısından hem de tüketim kolaylığı açısından daha damak tadına uygun hale gelebilir.

Meyve ve sebzelere gelindiği zaman ise durum biraz daha değişiktir. Sebzelerin çiğ olarak tüketilmesi içerdiği vitamin ve mineraller açısından çok daha büyük bir anlam taşıyacaktır. Örneğin çiğ bir domatesin işlenen bir domatese göre daha fazla C vitamini taşıdığı bilinmektedir.

İşlenmiş gıdaların zararları nelerdir?

Market raflarındaki ürünlere de değineceğiz ancak şunu hatırlamakta yarar var. Yediğimiz neredeyse her şey bir şekilde işleniyor. Yapılan bu işlemelerinin her birinin çeşitli olumlu ve olumsuz yönleri olabiliyor. Bunların içinde ise dengeli bir beslenme stili oluşturmak daha çok tüketicinin sorumluluğundadır.

Günümüzde tüketilen ürünlerin neredeyse tamamına yakını işlenmiş gıdadır. Bu ürünler hem pişirme yöntemleri hem de market ürünlerini baz alırsak saklama koşullarının daha uzun süreli olması için çeşitli yöntemlerle işlenmektedir. Ürünleri mümkün mertebe doğal olarak tüketmekte yarar vardır fakat taze ürünlerin saklama koşullarına büyük bir hassasiyet göstermek gerektiğinden uzun süreli saklamaya uymayabilir, bu yüzden hızlı tüketmek büyük bir önem taşımaktadır.

Pratik yemeklerin hiç şüphesiz fast food kültürüyle de yakın bir ilişkisi bulunduğundan konserve yemekler, dondurulmuş ürünler, paketli ürünlerin tercih edilme sıklığı günümüzde daha fazladır.

İşlenmiş gıdaların yararları nelerdir?

İşlenmiş gıdalarının yararları veya yarardan neyin kastedildiğini anlamak için birkaç örnek üzerinden gitmekte yarar var.

Ülkemizde ve dünyada çok sık tüketilen sütten örnek verelim. Bir havyansal ürün olan süt, uygun saklama koşullarında olmadığında çok çabuk bozulabilen bir ürün. Hatta uygun saklama koşullarında olsa dahi bütünüyle doğal, hiçbir işlem görmemiş olan süt, işlenmiş bir süte göre çok daha kısa raf ömrüne sahip olacaktır.

Süt örneğinden devam edecek olursak süt yoğun bakteriye doğal olarak ürün elde edildiğinde sahip olabilir. Bu yüzden hayvancılıkla uğraşan kişilerden elde edilen sütler ilk alındığında kaynatılmakta ve mikroplardan arındırılmaya çalışılmaktadır.

Ancak sütün pastörize hale getirilmesi, yani çok sıcak ve çok soğuk olarak endüstriyel bir şekilde koruma kalkanı oluşturulması içerisindeki bakterilerin yok edilmesi ve sütün paketi açılana kadar çok uzun süre rafta kalabilmesine imkan vermektedir. Günlük sütlerin de raf ömürleri işlenmiş olmasına karşın yine uzun ömürlü değildir.

Veya ham maddesi patates olan bir patates cipsi pakete girene dek birçok işlemden geçmektedir. İçeriğinde bulunan şey patatestir ama patatesin endüstriyel olarak işlenip bir hamur haline getirilmesi, fabrikalarda işlenmesi, zararlı olabilecek yağlarla kızartılması, baharatlar, paket içerisinde çok uzun süreler kalabilmesi için çeşitli koruyucu maddeler eklenmesi o ürünü işlenmiş yapmaktadır.

Bu iki örnek ve daha birçok örnekle genişletebileceğimiz gibi, ürünleri ham hallerde tüketmek yerine pişirmek bir nebze kabul edilebilir olsa da, içeriğine ve üretim koşullarına bakmadan endüstriyel işlem görmüş gıdaları tercih etmek veya evde sebzeleri, bakliyatların vs. pişirme koşullarına dikkat etmek (sağlıklı yağları kullanmak gibi) büyük bir öneme sahip olacaktır.

Nitekim uzmanlar tarafından özellikle işlenmiş gıdaların paketli olanları üzerinde bir görüş ayrılığı bulunmaktadır. İnsan vücuduna yararlı olan besinleri tüketmek ve bazen de “kaçamak” yapmak yine tüketicinin sorumluluğundadır. Ortak kanaat şudur ki, dengeli olmak yaşanabilecek olan birçok sağlık probleminin önüne geçebilir.

HABERNEDİYOR.COM / SEZGİN İLHAN ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
21
parçalı az bulutlu