Güneş kremlerinde yer alan SPF nedir?

Yaz aylarının gelmesi ve sıcaklıkların rekor kıracak seviyelere ulaşması ile birçok kişi güneş ışınlarından korunmanın yollarını arıyor. En çok kullanılan yöntemlerden biri de dışarıya çıkarken güneş kremi kullanmak. Ancak piyasada yer alan birçok güneş kremi özellikleri ile kafa karışıklığına sebep olurken bu kremlerin üzerinde yer alan SPF değerleri ise tercihi en çok etkileyen faktör olarak görülüyor? Peki SPF tam olarak nedir? SPF 15, SPF 30 ya da SPF 50 ne anlama geliyor? Hangi güneş kremi daha koruyucu? Merak edilenler haberin ayrıntısında yer alıyor…

SAĞLIK 03.08.2022, 21:48 04.08.2022, 13:02 Tayfur Bal
Güneş kremlerinde yer alan SPF nedir?

Yaz aylarında ve sıcak havalarda güneş ışınlarından korunmak için en çok tercih edilen yöntemlerden biri güneşe karşı koruyucu güneş kremlerini kullanmak. Ancak bu kremleri tercih ederken kremlerin üzerinde yer alan SPF değerleri kafa karışıklığına neden oluyor. Bazı güneş kremlerinde SPF 15 gibi değerler yazarken bazılarında ise bu değer 100’e kadar çıkabiliyor. SPF İngilizcede Sun Protection Factor kelimelerinin baş harflerinden oluşur ve Güneş Koruma Faktörü anlamına gelir. Yanındaki sayı, güneş kreminin cildi güneş yanığına karşı ne kadar iyi koruduğunu gösterir. Ancak bu sayı güneşte ne kadar kalabileceğinizin bir göstergesi değildir, aksine güneş kremi uygulandıktan sonra bronzlaşmamış bir cildin yanmaya başlamasının, güneş kremi kullanılmadan yanmaya başlamasına kıyasla ne kadar uzun sürdüğünü gösterir.

SPF nasıl hesaplanır?

Bir güneş kreminin SPF'sini belirlemek için, insan gönüllülerin bronzlaşmamış bir cilt bölgesi üzerinde laboratuvar testleri yapılır. Güneş kremi cilde bolca uygulanır ve daha sonra cilt UV lambaları aracılığıyla simüle edilmiş güneş ışığına maruz bırakılır. Güneş kremi ile kaplandığında cildin minimum derecede kızarmasının ne kadar sürdüğü ve aynı kızarıklığın güneş kremi kullanılmadan gerçekleşmesi için ne kadar süre geçmesi gerektiği konusunda ölçümler yapılır. SPF değerini ölçmek için basit bir formül kullanılır. Bir cilt bölgesinin güneş koruyucu ile kaplandığında hafifçe kızarması için geçen saniye sayısı, güneş koruyucu uygulanmadığında hafifçe kızarması için geçen saniye sayısına bölünür. Örneğin cildin güneş kremi kullanmadan kızarması 10 saniye ve güneş kremi kullanıldığında kızarması ise 300 saniye sürüyorsa 300 sayısı 10'a bölünür. Bu tip etkiye sahip bir güneş kremi SPF 30'dur. Mevcut yönetmeliklere göre, güneş kremlerinin 50+ olarak derecelendirilmeleri için 50'den önemli ölçüde yüksek bir SPF'ye sahip olmaları gerekir. 51 puan 50+ olarak değerlendirilmesi için yeterince yüksek bir etki göstermez; güneş koruyucunun 50+ ile uyumlu olması için 60 veya daha fazla SPF değerine sahip olması gerekir.

UVA ve UVB ışınları nedir?

Bahsi geçen laboratuvar testleri, bir güneş kreminin SPF değerini belirlemede oldukça etkili olsa da, SPF yalnızca güneşin UVB'ler olarak adlandırılan ultraviyole B ışınlarına karşı koruma seviyesini gösterir. Daha önce yapılan araştırmalarda, UVB ışınlarının uzunlukları daha kısa olduğu ve güneş yanığına neden olduğu için endişelenecek tek UV ışınları türü olduğu düşünülüyordu. Ancak ultraviyole A (UVA) ışınları da risk oluşturuyor. UVA ışınları cildi yaşlandırıyor ve cilt kanserine katkıda bulunuyor. SPF tek başına UVA ışınlarına karşı koruma sağlamaz. Mümkün olan en iyi güneş korumasını elde etmek için hem UVA hem de UVB koruması sağlayan bir güneş kremi tercih edebilirsiniz. Etiketinde "geniş spektrum" veya "tam spektrum" yazan ve cildinizi hem UVA hem de UVB ışınlarından korumak için en az 30 SPF değerine sahip bir güneş kremi sizi güneşten koruyacaktır.

Dikkat edilmesi gereken 3 detay

Bir güneş kreminin SPF değeri söz konusu olduğunda bilmeniz gereken birkaç şey daha var. Birincisi, SPF ne kadar yüksek olursa olsun, az miktarda da olsa UV radyasyonunun cilde her zaman geçebilmesidir. Hiçbir güneş kremi güneş yanığını ve buna bağlı cilt hasarını tamamen engelleyemez; güneş kremi, etkili güneş korumasının yalnızca bir parçasını oluşturur. İkincisi ise SPF değerinin bol miktarda güneş kremi uygulandığı testlerle belirlenmesi. Bu, etikette belirtilen korumayı gerçekten elde etmek için güneş kremini yeterli kalınlıkta uygulamanız gerektiği anlamına gelir ve çoğu insan bunu yapmaz. Ayrıca güneş kremini iki saatte bir yeniden uygulamanız gerekir, çünkü güneş kremi terle ya da giysilerle silinerek çıkabilir. Son olarak, kullanmadan önce herhangi bir güneş kreminin son kullanma tarihini kontrol ettiğinizden emin olun. Eğer ürünün son kullanma tarihi geçtiyse bazı aktif bileşenler bozulmuş olabilir ve güneş kremi de işe yaramayabilir. Öte yandan aldığınız güneş kremi yoğun bir krem ​​değilse uygulamadan önce sallamayı unutmayın. Bütün bunlar, bir güneş kreminin SPF değerinin güneşten koruma anlamında bir garantiden ziyade ne kadar iyi korunabileceğinizin bir göstergesi olduğu anlamına gelir.

Daha yüksek SPF değerleri daha iyi koruma mı sağlar?

Peki, güneş kremlerinin SPF'si söz konusu olduğunda, daha büyük SPF değerlerine sahip kremler gerçekten daha mı iyi? SPF değerlerindeki farklar büyük görünse de aslında ne kadar UVB'yi filtreledikleri arasında çok az fark bulunur. SPF 50+, UVB'nin yüzde 98'ini filtrelerken, SPF 30 %96,7 koruma sağlar. Öte yandan düzgün bir şekilde uygulanan SPF 30 güneş kremi, çok ince veya yeterince sık uygulanmayan bir SPF 50+ güneş kreminden daha iyi koruma sağlayacaktır.

Süre ve miktar arasındaki fark

SPF ile ilgili yapılan bu değerlendirmeler SPF değerinin sadece güneşe maruz kalma süresiyle ilgili olduğu konusunda yaygın bir yanlış kanı oluşturuyor. Örneğin, birçok tüketici, normalde bir saat içinde güneş yanığı alırlarsa, SPF 15 değerine sahip bir güneş kremi ile güneşte yanmadan 15 saat (yani 15 kat daha uzun) kalabileceklerine inanmaktadır. Bu doğru değildir, çünkü SPF doğrudan güneşe maruz kalma süresiyle değil, güneşe maruz kalma miktarıyla ilgilidir. Güneş enerjisi miktarı güneşe maruz kalma süresi ile ilgili olmakla birlikte, güneş enerjisi miktarını etkileyen başka faktörler de vardır. Örneğin, güneş enerjisinin yoğunluğu miktarı etkiler. Sabah saat 9:00'da güneşe 1 saat maruz kalmak ile öğlen 13:00'de güneşe 15 dakika maruz kalmak aynı miktarda güneş enerjisiyle sonuçlanabilir.

Öğlen saatleri çok daha tehlikeli

Genellikle gün ortasında aynı miktarda güneş enerjisine maruz kalmak sabah erken veya akşam geç saatlere göre daha az zaman alır çünkü gün ortasında güneş diğer saatlere göre daha yoğundur. Güneş yoğunluğu aynı zamanda coğrafi konumla da ilgilidir ve daha düşük enlemlerde daha fazla güneş yoğunluğu meydana gelir. Bulutlar güneş enerjisini emdiği için, güneş yoğunluğu genellikle bulutlu günlerde daha açık günlere göre daha azdır.

Cilt tipi, krem miktarı ve tekrarlama sıklığı

Güneş enerjisi yoğunluğuna ek olarak, bir tüketicinin maruz kaldığı güneş enerjisi miktarını etkileyen bir dizi başka faktör vardır: Bunlar: Cilt tipi, uygulanan güneş kreminin miktarı ve yeniden uygulama sıklığı. Açık tenli tüketicilerin, aynı koşullar altında koyu tenli tüketicilere göre daha fazla güneş enerjisi emmesi muhtemeldir. Uygulanan güneş kremi miktarı, emilen güneş radyasyonu miktarını da etkiler, çünkü daha fazla güneş kremi, daha az güneş enerjisi emilimi ile sonuçlanır. Güneş kremleri zamanla aşındığı ve daha az etkili hale geldiği için, tekrar uygulanma sıklığı güneş ışınlarının emilimini sınırlamak için kritik öneme sahiptir. Yeniden uygulama sıklığı, tüketicilerin dahil olduğu faaliyetlerden de etkilenir. Örneğin, güneş kremi sürerken yüzen tüketicilerin, su güneş kremini vücuttan yıkayabileceği için, güneş kremini daha sık tekrarlamaları gerekir. Ek olarak, yüksek düzeyde fiziksel aktivite daha sık tekrar uygulama gerektirir çünkü aktivite güneş kremini fiziksel olarak ovalayabilir ve yoğun terleme güneş kremini yok edebilir. Genel olarak güneş kremini daha sık olarak yenilemek güneş radyasyonunun emilimini azaltır.

Göreceli bir ölçü

Güneş radyasyonu miktarını etkileyen çeşitli faktörler nedeniyle, SPF tam olarak güneşte geçirilebilecek zamanı yansıtmaz. Yani SPF, güneş yanığı olmadan güneşte geçirilebilecek süre hakkında tüketicileri bilgilendirmez. Bunun yerine SPF, güneş kremleri tarafından sağlanan güneş yanığı koruması miktarının göreceli bir ölçüsüdür. Tüketicilerin, farklı güneş kremleri tarafından sağlanan güneş yanığı koruma düzeyini karşılaştırmasına olanak tanır. Örneğin tüketiciler, SPF 30 güneş kremlerinin SPF 8 güneş kremlerinden daha fazla güneş yanığı koruması sağladığını biliyorlar.

Güneşin kıyafetlerimizin içinden de geçiyor

Genel olarak uzun kollu giyecek ve pantolonlar, atlet ve şortlardan daha koruyucudur. Ancak baştan ayağa giysilerle kaplı olsanız bile, güneşin kumaş liflerinden geçmesi ihtimali her zaman vardır. Bazı kumaşlar mikroskop altında incelendiğinde, özellikle birlikte örülmüş veya dokunmuş liflerden yapılmışsa, lifler arasındaki boşluk görülür. UV ışınları bu boşluklardan geçerek cilde ulaşabilir. Denim gibi bir kumaşlar ne kadar sıkı örülürse, UV ışınlarının geçmesi o kadar az olasıdır. Keten gibi bir kumaş ise ne kadar sıkı örülürse, UV ışınlarının geçmesi o kadar olasıdır. Hafif, yazlık kumaşları tercih ederseniz, vücudun kapalı olan kısımlarına bile güneş kremi sürmelisiniz.

Güneş korumalı giysiler

Güneşe dayanıklı giysiler giymek cildinizi güneşten korumaya yardımcı olmak için güneş koruyucu kremleri kullanmanın ötesinde alabileceğiniz en iyi önlemdir. UPF giysileri, cildi güneşten koruyan kumaştan yapılır. UPF, güneşin UV ışınlarının ne kadarının kumaşa nüfuz edebileceğini gösteren bir derece olan ultraviyole koruma faktörü anlamına gelir. Örneğin, UPF derecesi 50 olan bir gömlek giyiyorsanız, bu gömlek UV ışınlarının 50’de 1’inin gömlek altındaki cilde ulaşmasını sağlar. UPF kıyafetleri, özellikle çocuk giyiminde ve döküntü koruyucular gibi plaj kıyafetlerinde giderek daha yaygın hale geliyor. Siz de güneşten korunmak için güneş koruyucu kremlerin yanı sıra UPF kıyafetlerini tercih edebilirsiniz.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL – ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
20
açık