Eyvah çocuğum büyüdü! Ergenlik döneminde nelere dikkat edilmeli?

Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçiş yapılan bir dönemdir. Kimlik gelişiminin başladığı bu dönemde gençler, kendilerini ifade etmekte zorlanabiliyor. Bu durum, gençlerin zaman zaman içe kapanmalarına ve öfke patlamalarına neden olabiliyor. Peki bu dönemde anne ve babalar çocuklarına nasıl davranmalı? Gençler ne anlatmak istiyor? Ergenlik döneminin kimlik gelişimine etkileri nelerdir? Psikolojik Danışman ve Terapist Ayşegül Keskin, ergenlik döneminde dikkat edilmesi gereken tüm ayrıntıları röportajımızda anlattı.

SAĞLIK 26.05.2022, 15:26 27.05.2022, 16:11 Kübra Özgü
Eyvah çocuğum büyüdü! Ergenlik döneminde nelere dikkat edilmeli?

Çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olan ergenlikte, gençler psikolojik, fizyolojik ve sosyal olarak birçok değişim yaşıyor. Bu geçiş ve değişim dönemi bazı gençler için hızlı ve kolay şekilde gerçekleşirken bazı gençler içinde oldukça sancılı bir hale gelebiliyor. Ergenlik döneminin yansımaları ise hayat boyu sürebiliyor. Bu yüzden de ergenlik döneminde özellikle ebeveynlere düşen sorumluluklar var. Psikolojik Danışman ve Terapist Ayşegül Keskin, ergenlik dönemi hakkında merak edilen tüm soruları yanıtladı. İşte o röportaj…

Ergenlik dönemi nedir?

Ergenlik dönemi aslında 3 ile 6 yaşın bir tekrarıdır. Fakat 3 ile 6 yaşta hormonlar devrede olmaz. Ergenlik, kişinin kendi kimlik oluşmasını sağlayan ve hormonların devreye girdiği bir süreçtir. Ergenlik dönemi, hormonların devreye girmesiyle birlikte (bunlar büyüme hormonları) göğüs çıkması, vücudun şekillenmesi, boyun uzaması yani kadın ve erkek olarak artık vücudun şekil alması dönemidir. Bunun getirdiği psikolojik kafa dağınıklıkları, psikolojik tepkiler, psikolojik büyüme, psikolojik arayış, dönemlerinin hepsinde bu döneme katabiliriz.

Ergenlik döneminin belirtileri nelerdir?

Ergenlik yaşına baktığımızda bugün 26 yaşına kadar devam ettiğini görüyoruz. Gençlerin kolaycı olması, yaşam standardının yüksek olması gibi durumlar çocukların ergenliğinin geç bitmesine sebep oluyor. Aslında çocuklar haricinde insanoğlu zorlandığında zihinsel büyümeye maruz kalır. Yani zihinsel büyümek ve olgunlaşmak için gerçekten zorlanmak lazım. Kişi zorlandığında beyin formüller ve çözümler üretir. Böylece zihinsel olgunluk gelişir. Bu sebepten dolayı ne kadar kolaylık varsa ergenlik o kadar çok uzun sürecektir demektir.

‘‘Erkek çocuklarının ergenliği daha ağır geçmektedir.’’

Her çocuk ergenlik dönemine aynı yaşta mı girer?

Her çocuğun ergenlik dönemi farklıdır. Fakat birbiriyle iletişim halinde olan çocuklar birbirini de etkiler. Akıl verir, yoldan çıkarır, hayat tecrübesi olmadığı için iyiyi kötüyü ayırt etmekte zorlanır. Çünkü ergen, kendine göre kendi en iyisini yapıyordur ve bir başkaları gibi hata yapmaz. Bir başkaları aptaldır, salaktır, becerememiştir ama kendi en iyisini biliyordur. Bunun sebebi de hayat tecrübesi olmayışıyla alakalıdır. Yoksa bile bile kendini ateşe atmaz. Her denediğinde, her merak ettiğinde her yorum yaptığında aslında tecrübesizlik vardır. Ergen, canı yandıkça ve problem yaşadıkça doğruyu yanlışı ayırmaya başlar. Kız çocukları farklıdır, erkek çocukları farklıdır. Fakat hormonlar sebebiyle erkek çocuklarının ergenliği gerçekten daha ağır geçmektedir!

‘‘Sürekli negatif düşünmek ve depresif halde olmak ergenliğin en belirgin özelliğidir.’’

Anne ve babalar çocuklarının büyüdüğünü ve ergenlik dönemine girdiğini hangi davranışlarından fark edebilir?

Aslında ergenlik dönemine yatırım yapmak için doğduğu andan itibaren çocuğa emek etmek gerekiyor. Çünkü ergenlik dönemi öncesinde ilişkiler iyi değilse, özellikle 10’lu yaşlarda aileyle çocuk arasında bir bağ yoksa, anne baba sürtüşüyorsa, evde bir karışıklık varsa ve çocuk ihmal edilmişse ergenlik de tümden sorunlar patlıyor. Yani ergenlik öncesinde çocuğun aile ile ilişkilerinin samimi ve güven içinde olması lazım. Sorunlar hep olur, her ailede olur. Bu problem değil. Benim kastettiğim güven ilişkisinin ve paylaşma kültürünün oluşması. Eğer ailede bu yoksa ergenlik döneminde sorunlar tümden ikiye katlanarak hatta belki beşe, altıya katlanarak devam eder. Ergenlik döneminde genelde ergenliği aksilik, terslik, muhalefet gibi algılıyorlar. Bunlar tabi ki ergenliğin işareti olabilir ama bununla birlikte depresif hal, sürekli bunalımda olma durumu da ergenlik işaretidir. Sürekli negatif düşünmek ve depresif halde olmak ergenliğin en belirgin özelliğidir.

‘‘Ergenlikteki sürtüşmelerin arka planında daha önceki kopukluklar vardır.’’

Ergenlik döneminde çocukların anne-baba ile olan çatışmalarına ebeveynler nasıl tepki vermeli?

Ergenlik döneminde anne babaların bir anda karşılaştıkları özellikle ani tepkilerden dolayı kafası karışıyor ve saygısızlık olarak algılıyorlar. Yani çocuk bir anda ‘‘Bana karışma!’’ demeye başlıyor. Bu durum aslında bir anda olmuyor fakat anne-babalar bunu bir anda olmuş gibi algılıyor. Çocuk önce ufak ufak odasına kapanıyor ve ayrı yemek yemek istiyor. Arkadaşlarıyla çok vakit geçirmek istiyor. Gece eve geç gelmek istiyor. İşte bunlar çocuğun ergenlik döneminin açık belirtileridir. Ergenlik döneminde de alternatifler sunarak ergen gençle diyaloğa girmek lazım. Çünkü ergenlik ne yetişkinliktir ne çocukluk. Ergenlik ara bir dönemdir. Gençler, bu ara dönemde de ne çocuk gibi davranıyorlar ya ne yetişkin gibi davranıyorlar. Yani bazen çocuk gibi davranıyorlar, bazen de yetişkin gibi davranıyorlar. Onların da aslında kafası karışık. Bu sebepten dolayı da alternatif sunarak, uzlaşarak ilerlemek lazım. Kural koyup, hakaret edip, sert sınırlar koyarak bir yere varılmaz. Aslında ergenlikteki sürtüşmelerin arka planında daha önceki kopukluklar vardır. Bu sebepten dolayı bu kopukluğu oralarda halletmek lazım. Freud'a göre ergenlik ikinci bir şanstır. 3 ile 7 yaşın tekrarıdır. 3 ile 7 yaşındaki travmalar ergenlikte halledilebilir. Bunun içinde ergenlik askında iyi bir fırsattır. Onun için anne babaların bilinçli olması geçmiş hatalarını telafi etmesi ve ilişkileri kuvvetlendirmesi bu dönemde yüksek ihtimaldir.

‘‘Kız çocuğu anneyle, erkek çocuğu da babayla çatışarak kimlik bulmaya çalışır.’’

Ergenlik döneminde çocuklar ailelerinden utanıyor mu?

Evet, bu dönemde çoğu ergen anne babasından utanır. Ailesini beğenmez, küçük görür. Genç, bu dönemde yeni bir sistem oluşturduğu için kendi dünyasında annesinden ve babasından daha iyi olduğunu da iddia eder. Hayat tecrübesi olmadığı için de hiç kimseyi beğenmez. Aslında kendini de beğenmez. Ama hayalinde kendine layık gördüğü bir dünya oluşturur. Onun içine de annesine babasına sığdırmaz. Çünkü onlar gence müdahale ediyordur. O sebepten dolayı ergenlik dönemindeki bir gencin anne babasını beğenmemesi çok normaldir. Çünkü kız çocuğu anneyle, erkek çocuğu da babayla çatışarak kimlik bulmaya çalışır. Genelde muhalefet eder. Yani anne babanın sevmediği ne varsa onu yaparak kendi kimliğini oluşturmaya çalışır. Niyetleri asla ‘‘Ben bunlara inat edeyim, bunları üzeyim’’ şeklinde değildir. Hakikaten kendini bulmak ve farklıyı denemek için yapar. Çok tehlikeli olmadığı sürece buna izin vermek lazım.

Ergenlik döneminde genel olarak hangi psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor?

Ergenlik döneminde kaygı, beğenilme ve beğenilmemem duyguları çok yüksektir. Bir de bu dönemde öfke ve negatif düşünce çok fazladır. En belirgin özellik öfkedir. Eğer öfkeyi yönetemezse saldırgan olur ya içine kapanır ya da öz güven sorunu yaşar. Bunlar genel hallerdir. Yani ergenler bu dönemde genelde itiraz eder, kavga eder ve öfkeli olurlar. Aslında bunlar bir arayıştır ve kaygısının da yüksek olduğunun işaretidir. O kaygıyı dindirdiğinizde yani kendini emniyette hissettiğinde büyük tepkiler vermeyecektir. Bununla birlikte ailede, anne baba kızgınlığını nasıl ortaya koyuyorsa, sorun çözme şekilleri nasılsa çocuk da onun aynısını yapacaktır. Yani evde gördüğünü tekrar edecektir. Biraz da durumlar bununla alakalı.

Ergenlik döneminin kimlik gelişimine etkisi var mı?

Ergenlik dönemi kesinlikle en önemli dönemlerden biridir. Bu dönem kimlik gelişiminin gerçekleştiği bir dönemdir. Hormonların devreye girmesiyle birlikte hem psikolojik olarak hem de vücut olarak gerçek değişimin olduğu dönemdir. Şunu söylemek istiyorum, 3 ile 6 yaş ilk ergenlik dönemidir. Bu küçük yaştaki ergenlik döneminde hormonlar devrede değildir. Çocuk 3 ile 6 yaş döneminde kendini tanır, kız erkek olduğunu ayırt etme başlar, muhalefet ederek kendi kimliğini oluşturma çalışır. Bunu, ‘‘Ben yiyeceğim, ben yapacağım, ben yürüyeceğim, elimi tutmayın, bana sınır koymayın, odamla ilgili, oyuncaklarımla ilgili bana müdahale etmeyin gibi muhalefetlerle yapar. Fakat ergenlikte genç bizzat gerçek anlamıyla işin içindedir ve yetişkinlik provasını gerçekleştirir. Yani ergen, yetişkin olarak sahaya girer. Prova değil, gerçek oyuna girmiş olur ve zorlanır.

‘‘Çocuk, 7 ile 12 yaş arasında ileriye dönük, kendiyle ilgili ne tasarım yaptıysa ergenlikte onu gerçekleştirir.’’

Ergenlik öncesi dönem oldukça önemlidir. Yani 7 ile 12 yaşa kadar olan dönemde çocukta bir hayat planı oluşur. İleriye dönük hayalleri olur ve o noktada ben büyüyünce şunu olacağım, bunu yapacağım diye tasarımlar yapar. Bu dönem, ergenlik öncesi bir tasarım dönemidir. İşte o kısım çok önemli ve ailenin gerçekten o dönemi çocuğuyla iyi bağlar kurarak geçirmesi gerekiyor. Ailenin çocukla ilişkiyi iyi tutması lazım. Çocuk, 7 ile 12 yaş arasında ileriye dönük, kendiyle ilgili ne tasarım yaptıysa ergenlikte onu gerçekleştirir.

‘‘Her istediği yapılan çocuklar ve ergenler sınırlarını bilmezler!’’

Çocukla anne babanın arkadaş olması konusunda çeşitli farklı düşünler var. Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ben ebeveynlerin çocuklarla, ergenlerle arkadaş olması taraftarı değilim. Uygun görmüyorum. Birçok uzman da uygun görmüyor. Bu benim şahsi fikrim olmakla beraber gerçekten de böyle olması gerekiyor. Çünkü arkadaş olduğunuzda arkadaş arkadaşa bazen espri yapar, vurur, hakaret eder, saygısızlık yapar, ciddiye almaz. Çocuk, arkadaşı otorite olarak görmez! O, çocuk için sadece arkadaştır. Beraber eğlenirler, gezerler, vakit geçirirler ve paylaşım yaparlar. Tamam, çocuklarla vakit geçirelim, paylaşım yapalım, sıkıntılarını dinleyelim fakat otorite olmadığı zaman çocuk, anne ile babayı ciddiye almaz ve zamanla kendi kendi de yıpratır. Otorite çocuğun gelişimi için oldukça önemli bir şeydir. Bunu genelde baskıyla karıştırıyor insanlar. Baskı değil disiplinden bahsediyorum. Disiplinli olmaktan, çocuğu sevmekten ve ona değer vermekten hiçbir şey olmaz. Sadece ve sadece her istediği yapılan çocuklar ve ergenler sınırlarını bilmezler ve yanlış şeyler yaparlar. Sevilmekten, değer vermekten, güzel konuşmaktan hiçbir çocuk şımarmaz. Her istediği oluyorsa, burada bir problem var. Her istediği olmamalı.

‘‘Ergenlik çok önemli bir alandır!’’

Ergenlik dönemini genç yaşlarda yaşamayanlar gecikmeli ergenlik yaşar mı?

İleriki dönemlerde ergenlik yaşamak diye bir şey yok aslında. Herkes ergenliğini yaşıyor. Kırk yaşında adam ergen gibi falan diyoruz ya. Doğru. Kırk yaşında, elli yaşında ergen gibi davranabilirler ama sebebi ergenlik sonrası dönemdir. Ergenlik öncesinde dört dönem var. Ergenlikle birlikte beş dönem. Yani bunu sınıf gibi kabul ederseniz birinci sınıf, ikinci sınıf, üçüncü sınıf, dördüncü sınıf, beşinci sınıf ergenlik. Alttan dersleri kalarak yani dersten ikmale kalarak beşinci sınıfa gelmiş ve ergenliğe girmiş kişiler çok zorlanıyor hayatta. Gerçekten zorlanıyor. Örneğin; birinci sınıfta 1 – 1,5 yaş arasında ikinci sınıfta 1,5 – 3 üç yaş arasında, 3 – 6 yaş arasında, 6 - 12 yaş arasında alttan dersi kalmış bir öğrenciyi düşünün. Çocuğun ergenliğe kadar olan dönemde alttan dersleri kalmış ve ergenliğe bir sürü alttan derslerle girilmiş. İşte burada zorlanma olur. Bu zorlanmalar, ergenliğin zor geçmesini sağlar ve orada iyiye, güzele, çirkine, doğruya, yanlışa eğitime, arkadaşlığa, anneye, babaya, kriz yönetimine, öfke yönetimine ve ilişki biçimine nasıl tepkiler vermişsek, nasıl iletişim kurmuşsak çoğunlukla ergenlik sonrası da öyle geçer. Yani ergenlik çok önemli bir alandır. Ergenliği nasıl yaşarsanız ondan sonraki hayatınızda ergenliğe benzer geçecektir. Bu sebepten dolayı adamın ergenliği bitmemiş deriz. Halbuki ergenlik dönemindeki davranışlar onun kodu haline gelmiştir. Genel yaşantı biçimi olmuştur. Mümkünse alttan ders kalmadan ergenliğe girmek lazım. Eğer alttan ders kalmadan ergenliğe girerseniz harika olur.

Bu dönemde gençlerin terapi alması bu süreci daha az hasarla atlatmalarını sağlar mı?

Kesinlikle erken yaşlarda alınan terapi çok ama çok işe yarıyor. İnanılmaz iyi geliyor. Ayrıca gence yapılabilecek en büyük iyilik ergenlik döneminde düzgün, sağlam, güvenilir bir yerden terapi almasını sağlamaktır. Terapi, gencin kendine de yatırımını sağlıyor. Farkındalık kazandırıyor. Öfkesini dengelemeyi ve yönetmeyi öğreniyor. Öz güveni geliyor, sosyalleşiyor. Ergen, kendi kimliğini ortaya koymaya çalışırken kafa karışıklığı, iniş çıkışları, gelgitleri o kadar çoktur ki dengesiz davranabilir. Bu çocuğun dengesiz olduğu, problemli olduğu anlamına gelmez. Arayışta olduğunun anlamına gelir. Terapiyle arayışlarına şekil verir ve ayakları daha sağlam basar. Ergenlik öncesi 7 – 11 yaş arasında da terapi almak çok iyi olur. Daha önce demiştim ya alttan dersler kalıyor diye, alttan dersleri temizlemek adına ergenlik öncesinde terapi çok iyi gelir. Ben kesinlikle terapi alınmasını tavsiye ediyorum. Çocuğa en güzel yatırımı alacağı terapi olur. Marka kıyafet, ayakkabı, tatil gibi ödüller yağdırılacağına iyi bir terapi gerçekten çocuğun ayaklarının yere basmasını sağlayacaktır.

HABERNEDİYOR.COM / KÜBRA ÖZGÜ - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu