Evlilik kalbe iyi geliyor!

Mevcut çalışmalardan yapılan yeni bir analiz, bekâr, boşanmış ve dul insanların kalp hastalığı ve felç riski altında olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, sağlık koruma hizmeti verenlerin medeni durumu bağımsız bir risk faktörü olarak değerlendirdiğini öne sürmektedir.

Evlilik kalbe iyi geliyor!

Kalp hastalığı, tüm dünyada hem erkekler hem de kadınlar arasında önde gelen ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Kalp hastalığı vakalarının yüzde 80’i sigara, yüksek seviyede kolesterol, yaş, cinsiyet, diyabet ve hipertansiyon gibi risk faktörlerine bağlıdır.

Peki kalan yüzde 20 hangi risk faktörlerine bağlı?

Uluslararası bir araştırma ekibi, medeni durumun kalp hastalıklarını etkileyip etkilemediğini incelemek istedi. Keele Üniversitesi ve Royal Stoke Üniversite Hastanesi’nde kalp ve damar hastalıkları araştırmacısı olan Chun Wai Wong, araştırmanın liderliğini yaptı.

Bekâr insanlar yüzde 42 daha fazla risk taşıyor

Medeni durumun kalp hastalıkları üzerindeki etkisini bulmak için, Wong ve ekibi dünya genelinde 42-77 yaşlarında 2 milyondan fazla kişinin katıldığı 34 çalışmayı inceledi. Araştırmacılar, bu çalışmaların bir analizini yaptı.

Sonuçlar, hiç evlenmemiş, boşanmış veya dul kalmış kişilerin, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma ihtimallerinin evli katılımcılardan yüzde 42 daha fazla olduğunu gösterdi.

Bekâr, boşanmış ve dul katılımcıların koroner arter hastalığına sahip olma riskinin yüzde 16 daha fazla olduğu ortaya çıktı. Ayrıca bu katılımcıların, felç nedeniyle ölme olasılıklarının da yüzde 55 daha fazla olduğu görüldü.

Verilere ilişkin daha ayrıntılı bir analiz, boşanma sürecinden geçen kadınların ve erkeklerin yüzde 35 daha fazla kalp hastalığı riski taşıdığını ve dul olmanın felç olma riskini yüzde 16 daha fazla artırdığını gösterdi.

Yapılan analize göre, hiç evlenmemiş olmak da kalp krizinden ölme riskini yüzde 42 oranında artırıyor.

Araştırmanın güçlü ve zayıf yönleri

Araştırmacılar, çalışmalarının bazı güçlü ve zayıf yönlerini açıkladılar. Bu çalışmanın, bugüne kadar türünün en büyük çalışması olduğunu ve katılımcıların etnik kökenine ve yaşına erişimin, bu bulguları yaygın şekilde uygulanabilir kıldığını iddia ettiler.

Ancak araştırmacılar, hemcins birlikteliği hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını ve evlilik kalitesinin dikkate alınmadığını da itiraf ettiler. Ayrıca, biriyle evlenmek yerine birlikte yaşamak da kalp sağlığına fayda sağlayan bir şey olabilir.

Bir diğer zayıflık da incelenen çalışmaların kullanılan yöntemlerde büyük farklılıklar göstermesidir.

Son olarak araştırma gözlemsel olduğu için, bulunan bağlantıların arkasındaki nedensel mekanizmalar hakkında herhangi bir sonuç çıkarılamaz.

Araştırmacılar, evliliğin kalp sağlığını koruyabilmesinin birkaç olası nedeni üzerine düşünüyorlar. Bunlar arasında maddi rahatlık, daha yüksek refah, ilaç tedavisine dikkat etme, sağlık sorunlarının daha hızlı fark edilmesi ve uygun önlemlerin alınması sayılabilir.

Wong ve meslektaşları şu sonuca varıyor: “Gelecekte araştırmacılar medeni durumun, diğer olumsuz sağlık davranışlarının ya da bulgularımızın temelini oluşturan kardiyovasküler risk profillerinin temsili bir göstergesi olup olmadığına veya medeni durumun kendi başına bir risk faktörü olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine odaklanmalıdır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER