Bilim Kurulu üyesinden "sonbahar" uyarısı: "Kurban Bayramı verileri henüz tabloya yansımadı"

Prof. Dr. Nurettin Yiyit hem sonbahar mevsimi için vatandaşları uyardı hem de salgının son gelişmeleri hakkında açıklamalarda bulundu. Yiyit, “Kurban Bayramı verilerini henüz görmedik. Bunlar gelecek hafta tabloya yansıyacak. Aşı olmazsak sonbahar kötü geçecek." ifadesini kullandı.  

SAĞLIK 26.07.2021, 12:58 27.07.2021, 09:05 Başak Çetin
Bilim Kurulu üyesinden "sonbahar" uyarısı: "Kurban Bayramı verileri henüz tabloya yansımadı"

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yiyit, Covid-19 ile mücadele için aşı, maske, mesafe ve hijyen önemine dikkat çekerek başladığı bir açıklama yaptı. Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi olan Yiyit, salgında gelinen son noktayı ve aşılama çalışmalarını değerlendirdi. 

“Hedefimiz, vatandaşı aşısız bırakmama” 

Yiyit: “Salgın ile mücadelede hedefimiz, vatandaşlarımızı aşısız, ilaçsız ve tedavisiz bırakmamak. Bunun için çok fazla efor sarf ediyoruz. Salgının başından bu yana pek çok hastane açıldı ve tedavi şekilleri ile süreci sürekli olarak güncellendi. Aşı tedariki konusunda da büyük işler yapıldı. Ayrıca aşı üreten ülke olmak amacıyla ciddi bir yol aldık. Sağlık tesisleri bakımından önemli sınavlar verdik. Vatandaşlarımız da bizimle birlikte bir buçuk senede bu sürecin ve takımın önemli bir parçası oldu.” 



“Mutasyonlar, virüsü çok daha kötüye götürüyor” 

Yiyit: “Mutasyonlar yayıldıkça ve yenileri ortaya çıktıkça virüs çok daha kötüye gidiyor. Şu anda hayatımızda yeni bir mutasyon ve yeni bir stres var. Bu da artan sayılar ve alınması gereken daha fazla tedbir anlamına geliyor. Geçtiğimiz bir buçuk senelik yol yürüyüşümüzde çok şey öğrendik. Mesafe ve maskenin tüm varyantlarda işe yaradığını gördük. Buna ek olarak tedbirlerin ve halkın tümünün kurallara uymasının ne denli kıymetli olduğunu gördük. Vakaları hep birlikte indirebildiğimizi, nerede durmamız gerektiğimiz hepimiz biliyoruz.” 

“Özendiğimiz hayata dönmeyle birlikte vakalar arttı” 

Yiyit: “Başlattığımız kontrollü normalleşmede ve geldiğimiz bu noktada özendiğimiz eski, sosyal hayatımıza dönmekle birlikte vakalar tekrar artmaya başladı. Artık bizim için yeni bir yol başladı. Bu yolda büyük bir gücümüz var o da aşı. Aşı, ülkemizde ilk dönemde mevcut olan alfa varyantı için kurgulandı. İki doz inaktif aşı ve bir doz mRNA aşısı şu dönemde oldukça yeterli. Fakat şu anki noktada delta varyantı da ülkemizde etkili olmaya başladı ve çevremizdeki ülkelerde de hızla yayıldı. Görünen o ki delta varyantı, sonbahara kadar ülkemizde hakim olan virüs olacak. Biz de hazırlığımızı bun göre yapmalıyız.” 



“Aşı, maske ve mesafe olmazsa olmazımız” 

Yiyit: “Vatandaş olarak virüsün bulaşmasına müsaade ettiğimiz müddetçe onun hayatımızdaki korkutucu yeri hep sabit olacak. Bunu engellemek için aşı, maske ve mesafe olmazsa olmazımız. Eğer bu virüsten kesin ve kalıcı olarak kurtulmak istiyorsa en etkili silahımız toplumsal bağışıklık. Hepimiz aynı anda bu hastalığı atlatamayız. Bu sebeple bağışıklığı suni yolla sağlamalıyız. Bunun yolu da aşı.” 

“Delta varyantı hem farklı hem de daha hızlı” 

Yiyit: “Delta varyantı, alfa varyantından hem farklı hem de daha hızlı. Bulaş hızı daha fazla. Unutulmamalıdır ki aşılar bizi yüzde 90 oranında korur. Aşı olsak bile mesafeye uymak ve maske takmak zorundayız. Aşı olduk ve iş bitti, diye düşünemeyiz. Bu işin bittiğine ne zaman kanaat getireceğiz? Toplumun yüzde 70-80'inin aşı olması ile güzel günleri görebileceğiz. İşte o zaman mesafeye dikkat etmemeye başlayabiliriz, şu an değil. Bu yüzden aşı olanların da kendisini koruması gerekiyor.” 



“24 saat aşı odalarında bekleyebiliriz” 

Prof. Dr. Yiyit: “Aşı olmayanlar hem kendileri hem de ülkenin geleceği için aşı olmalıdır. Aşı olmak demek hem kendilerini hem sevdiklerini hem de ülkeyi korumak demektir. Her hastaneye yatanın her yoğun bakıma girenin üzerinde vebalimizin olduğunu unutmamalıyız. Vatandaşlar olarak biz, 84 milyonluk takımın en önemli parçalarıyız. Vatandaşımız eğer üstüne düşen görevi yaparsa biz de yapmaya hazırız. Sayılar arttığında sağlıkçılar vakitlerini pandemi hastanesinde geçiriyor, düştüğünde ise aşı odalarında. Vakaların çıkışında da inişinde de maksimum eforu sarf ediyoruz. Ama biz bundan erinmiyoruz. İnsanlar yeter ki aşı olsun, bizler 24 saat aşı odalarında bekleyebiliriz.” 

“Bu dönemki yorgunluğumuz rahat günlerimizin habercisi” 

Yiyit: “Biz şundan eminiz ki şu anda yaşadığımız yorgun günler, ilerideki rahat günlerimizin habercisi. Biz bu sebeple üzerimize düşeni fazlasıyla yapmaya hazırız. Vatandaşlar da bize destek olur ve üzerine düşeni yaparsa sonbahara güzel bir şekilde merhaba diyebiliriz. Fakat şu anki verilere baktığımızda sonbahar döneminin zorlu geçeceğini görüyoruz. Vakalar hızla artıyor ancak bunların hastaneye yansıması henüz başlamadı. Bu vakalara göre yaklaşık bir hafta 10 gün sonra hastaneye başvurular başlayacak. Önce servis yatışları sonra yoğun bakım yatışları olacak. Ardından iş ölüme kadar gidecek. Ortalama 10 gün sonrasında ölü sayısı artmaya başlayacak. Bu zinciri baştan bozmak elimizde. Vakaların artışına izin vermeyin. Zincirin ilk halkasını koparalım ki devamı da gelmesin.” 



“Vaka artış hızı çok fazla” 

Yiyit: “Ayakta başvurularda hastanelerdeki sayıların arttığını gözlemlemeye başladık. Şu anda başvurular az durumda ama yine de artıyor. Aşılama oranının daha düşük olduğu illerde artışın daha hızlı olduğunu görüyoruz. Vakaların büyük kısmının da delta varyantlı olduğu bilgisini alıyoruz. Vaka artış hızı ise çok fazla. Haftalık bazda oldukça hızlı şekilde yükseliyor. Delta varyantı tehlikesine hazırlıklı olalım derken bunu kastediyorduk. Çünkü bu varyantın hızlı olduğunu biliyorduk. Bulaş hızlı olduğu için de vakalar hızla artıyor. Bu durumu ülkedeki herkes gördü. Bir haftada vakaların ne kadar arttığını gördük. Bu da ilerleyen zamanlarda daha hazırlıklı olmamız gerektiği anlamına geliyor. Şu da unutulmamalı ki bayram yoğunluğu henüz sayılara yansımadı. Önümüzdeki hafta bayram sayılarını görmeye başlayacağız. Sonraki hafta da aynı yoğunluğu yaşamamak için şimdiden tedbirlerin alınması gerekiyor.”

“Aşılama için ağustos ayı çok önemli” 

Yiyit: “Aşılama için özellikle ağustos ayı çok önemli. Son dalgayı kimse unutmasın. Son dalgaya aşılı 65 yaş üstü ve aşılı sağlık çalışanlarıyla girdik. O dalgada hastanede yatanlar hep gençlerdi. Aşının ne kadar etkili olduğunu son dalgada hepimiz gördük. Dünyadaki örnekleri de görüyoruz.” 

Yorumlar (0)
14
açık