Bilim insanları meditasyon hakkında ne düşünüyor?

Meditasyonun, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşamın önünü açtığına inanılıyor. Peki bilim insanları meditasyon hakkında ne düşünüyor?

Bilim insanları meditasyon hakkında ne düşünüyor?

Meditasyon, zihnimizi ve kalbimizi sakin, huzurlu ve sevgi dolu tutuyor. Gerçekten de çoğu insan meditasyonun, daha sakin ve dengeli olmalarını ve günlük stresin etkisini daha az hissetmelerini sağladığına inanıyor.

Meditasyon kesinlikle yeni bir pratik değildir. Yüzlerce yıldır çeşitli kültürlerin bir parçası olmuştur. Meditasyon, başlangıçta din ile güçlü bağlara sahipti. Sadece insanların genellikle ilişki kurduğu Budizm ile değil, Hristiyanlıkla da ilişkiliydi. Gerçekten de günümüzde farklı dini inançlara sahip birçok insan, meditasyonu manevi bir uygulama olarak görüyor. Fakat çoğunlukla ve özellikle Batı ülkelerinde meditasyon, manevi ve dinsel kökenlerinden uzaklaştı ve ruh sağlığı ve refah için daha basit bir uygulama haline geldi.

Meditasyonun, şefkat meditasyonu, farkındalık meditasyonu ve aşkın meditasyon olmak üzere birçok türü vardır. Meditasyonun amacı, anksiyete gibi istenmeyen duyguları ve ruh hallerini yatıştırmaktır. Meditasyon ile uğraşan insanlar, bu uygulamanın refahlarını artırdığını ve sürdürmelerini sağladığını iddia ederler.

Peki, meditasyonun zihin ve beden üzerindeki etkileri hakkında araştırmalar neler ortaya çıkardı? Meditasyonun zararları var mı?

Strese karşı direnç

İnsanların meditasyonun faydalı olduğunu öne sürmelerinin en önemli nedenlerinden biri, iş ya da aile baskıları nedeniyle günlük olarak biriken stresten kurtulmalarını sağlamasıdır.

San Francisco’da bulunan Eğitimde Zindelik ve Başarı Merkezi’nden araştırmacılar, geçtiğimiz yıl bir çalışma yürüttüler. Aşkın meditasyon yapan kişilerin iş hayatında, meditasyon yapmayan meslektaşlarından daha az stres yaşadıklarını ortaya çıkardılar.

Aşkın meditasyon sırasında kişi, zihnin yerleşmesine yardımcı olması için bir mantraya (özel bir sözcük, ses veya cümle) odaklanır ve tekrar eder. Peki, meditasyon neden zihnimizin ve bedenimizin strese verdiği tepkiler üzerinde olumlu bir etkiye sahip?

2007 yılında yayımlanan bir çalışma, meditasyonun düşük seviyede NF-kappa B (nükleer faktör- kappa B) molekülü ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bu araştırmayı yürüten ekip, vücudumuzun strese yanıt olarak bu molekülü ürettiğini ve bu molekülün de ‘sitokin’ adı verilen bir dizi molekülü harekete geçirdiğini açıkladı. Yüksek sitokin seviyesi, iltihaplanma, kanser ve depresyon dahil olmak üzere birçok fiziksel ve zihinsel sağlık sorununa katkıda bulunur.

Çalışmanın liderlerinden Ivana Buric, “Dünyada milyonlarca insan, yoga ya da meditasyon gibi zihin-beden pratiklerinden faydalanıyorlar ancak farkında olmadıkları şey, bu faydaların moleküler düzeyde başladığıdır.” diyor.

Gelişmiş otokontrol

Meditasyon, sadece kişinin stres faktörlerine karşı direncini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda genel ruh sağlığına da iyi geliyor.

Örneğin bir çalışmada meditasyonun, menopozdan sonra depresyon, anksiyete ve ruh hali değişimleri yaşayan kadınlar üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmacılar meditasyonun, katılımcıların yaşadığı duygusal ve psikolojik bozuklukların etkilerini en aza indirgemelerine yardımcı olduğunu bulmuştur. Çalışmanın baş yazarı Dr. Richa Sood, meditasyonun asıl amacını zihni boşaltmak değil, ‘kişinin kendi zihin aktivitesinin gözlemcisi olması’ olarak açıklamıştır. Sood, açıklamalarına şöyle devam etmiştir: “İkinci adım, bir duraklama yaratmaktır. Derin bir nefes alın ve yargılama olmadan kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı gözlemleyin. Elde edilen sakinlik, stresin azalmasına yardımcı olur.”

Princeton Üniversitesi’nde eski misafir öğretim görevlisi olan Robert Wright, meditasyon uygulamasının, bir kişinin kaygı ve diğer duygudurum bozuklukları ile mücadele etmesini sağladığını savunuyor.

Daha sağlıklı bir beyin

Psikolog Sanam Hafeez, “Meditasyon, düzenli olarak uygulandığında beyindeki nöral yolları yeniden düzenleyebilir. Çalışmalar, birkaç hafta boyunca günde 20 dakika bile meditasyon yapmanın fayda sağlamaya başlamak için yeterli olduğunu gösteriyor.” diyor.

Çok sayıda araştırma, meditasyonun beyin sağlığını ve nöroplastisiteyi (beyin hücrelerinin yeni bağlantılar kurma kapasitesi) sürdürmeye de yardımcı olabileceğini ortaya çıkardı. Bir çalışmada araştırmacılar, 7 yıl boyunca meditasyon yapan 60 kişiyi takip etti. Araştırmacılar, katılımcıların yalnızca strese karşı dirençli değil aynı zamanda daha dikkatli olduklarını da gördüler.

Araştırmacılar, faydaların uzun süre devam ettiğini de söylüyor.

İstenmeyen etkileri var mı?

Birçok insan ve çok sayıda çalışma meditasyonun yararlarına işaret etse de bazı bireyler, meditasyonun istenmeyen duyguları tetiklediğini söylüyor.

Bir çalışmada, meditasyonla ilgilenen 342 kişi üzerinde inceleme yapıldı. Sonuçlar, katılımcıların yüzde 25,4’ünün farklı derecelerde istenmeyen etkiler yaşadığını gösterdi. Bunlara anksiyete, panik atak, fiziksel ağrı, duyarsızlaşma, depresyon belirtileri ve baş dönmesi de dahildir.

Araştırmacılar, istenmeyen etkilerin çoğunun – yüzde 41,3 – birey olarak uygulanan meditasyon sırasında ortaya çıktığına dikkat çektiler. Yüzde 20,6’sının 20 dakikadan fazla meditasyon yapan kişilerde görüldüğünü de belirttiler.

Araştırmacılara göre, bu istenmeyen etkilerin yüzde 39’u uzun sürmedi ve tıbbi müdahale gerektirecek kadar şiddetli değildi.

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2019, 11:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER