Ayrımcılık, travma, kronik stres… Sosyal stres bağışıklığımızı bozuyor!

Sürekli yaşanan stres psikolojimizi etkileyerek kendimizi kötü hissetmemize neden olabiliyor. Öte yandan birçok bilim insanı kronik bir şekilde yaşanan stresin vücudumuza sigara içmekten bile daha fazla zarar verebileceğini düşünüyor. ABD’de yapılan yeni bir araştırmaya göre sosyal stres hücre yapılarımıza etki ederek bağışıklık sistemimizi bozuyor. Peki, bu tam olarak nasıl gerçekleşiyor? Sosyal stresle ve bağışıklık yaşlanması ile başa çıkmanın yolları nelerdir? Hepsi ve daha fazlası haberin ayrıntısında yer alıyor…

SAĞLIK 09.07.2022, 18:53 12.07.2022, 14:48 Tayfur Bal
Ayrımcılık, travma, kronik stres… Sosyal stres bağışıklığımızı bozuyor!

İnsanlar yaşlandıkça, bağışıklık sistemleri de doğal olarak zayıflamaya başlar. Bağışıklık sisteminin yaşlanması olarak adlandırılan bu durum, kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi yaşa bağlı sağlık sorunlarının yanı sıra yaşlıların aşılara daha az tepki vermesinin de önemli bir nedeni olarak görülüyor. Bununla birlikte herkesin bağışıklık sistemi aynı oranda yaşlanmaz. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada sosyal stresin bağışıklık sistemi yaşlanmasını hızlandırdığına dair belirtiler bulundu.

Farklı türde stres seviyeleri kontrol edildi

Araştırmayı gerçekleştiren ekip aynı yaştaki insanların neden farklı immünolojik yaşlara sahip olabileceğini daha iyi anlamak için ABD'de 50 yaş üstü yetişkinlerin ulusal düzeyde temsil edildiği büyük bir veri tabanı olan Sağlık ve Emeklilik Çalışması'nın (HRS) verilerine baktı.Sağlık ve Emeklilik Çalışması araştırmacıları, katılımcılara, iş kaybı, haksız muamele veya bakımdan mahrum bırakılma gibi ayrımcılık; bir aile üyesinin yaşamını tehdit eden bir hastalığa sahip olması gibi yaşam boyu devam eden büyük bir travma; ve finansal zorlanma dolayısıyla yaşanan kronik stres gibi stresli yaşam olayları da dahil olmak üzere, deneyimledikleri farklı türde stres faktörleri ile ilgili sorular sordu. Araştırmacılar bunun yanı sıra beyaz kan hücreleri de dahil olmak üzere, farklı tipteki bağışıklık hücrelerinin sayısını sayarak, katılımcılardan kan topladı. Bu hücreler virüslere ve bakterilere karşı bağışıklığın oluşması için oldukça önemli bir role sahip. Bu araştırma ile birlikte, bağışıklık hücreleri hakkında ilk kez bu kadar ayrıntılı bir şekilde bilgi toplanmış oldu.

Stres yaşayan insanlarda virüslerle savaşan hücreler azalıyor

Araştırma ekibi, hem kan örneği veren hem de stresle ilgili anket sorularını yanıtlayan 5 binin üzerindeki katılımcının verilerini analiz ederek, daha fazla stres yaşayan insanların daha düşük oranda "saf" T hücrelerine sahip olduğunu gözlemledi. Saf T hücreleri bağışıklık sisteminin daha önce karşılaşmadığı yeni bakteri ve virüslere karşı savaşmaya yarayan yeni ve taze hücreler olarak biliniyor. Kısaca ifade etmek gerekirse stres yaşayan insanlarda virüslerle mücadele edecek hücre sayıları daha az çıktı ve bu da daha zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olduklarını gösteriyordu.

Hücreler savaşma yeteneklerini yitirince

Stres yaşayan kişilerde ayrıca daha fazla oranda "farklılaşmış" T hücrelerinin olduğu keşfedildi. Bu hücreler ise yeni hücrelerin aksine, virüslerle savaşma yeteneklerini yitiren ve bunun yerine zararlı iltihapları artırabilecek proteinler üreten yaşlı hücreler olarak dikkat çekiyor. Düşük oranda yeni T hücresi ve yüksek oranda eski T hücresi olan kişiler daha yaşlı bir bağışıklık sistemine sahip oluyor.

Spor ve beslenme olumsuz etkilerin önüne geçebilir

Öte yandan yapılan araştırmalarda kötü beslenme ve hareketsizlik gibi durumlar kontrol altına alındığında, stres ve bağışıklık yaşlanması hızı arasındaki bağlantının azalabileceği fark edildi. Bu durum kötü beslenme ve hareketsiz gibi alışkanlıkların iyileştirilmesinin strese bağlı tehlikelerin dengelenmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor. Benzer şekilde, bağışıklık yaşlanmasını hızlandırması ile bilinen ve asemptomatik bir virüs olan sitomegalovirüse (CMV) maruz kalma olasılığı da hesaba katıldığında da, stres ve bağışıklık hücresi yaşlanması arasındaki bağlantı azaldı. CMV normal şartlar altında vücutta hareketsiz kalırken, araştırmacılar stresin CMV'nin yükselmesine ve bağışıklık sistemini, yeniden aktive olan virüsü kontrol etmek için daha fazla kaynak ayırmaya zorlamasına neden olabileceğini keşfettiler.

Kesin neden ve sonuçları bilmek pek mümkün değil

Çalışmada, sosyal stres ile bağışıklık yaşlanmasının hızı arasındaki ilişkinin netleştirmenin dışında insanların stresle başa çıkma alışkanlıklarını değiştirmek ve diyet, sigara ve egzersiz gibi yaşam tarzı davranışlarını iyileştirmek gibi bağışıklık yaşlanmasını yavaşlatmanın potansiyel yollarını da vurgu yapıldı. Bununla birlikte, epidemiyolojik çalışmaların neden ve sonuçları tam olarak ortaya koyamayacağını belirtmek oldukça önemli. Stres azaltmanın mı yoksa yaşam tarzı değişikliklerinin mi bağışıklık yaşlanmasında iyileşmelere yol açıp açmayacağını doğrulamak ve sitomegalovirüs gibi, stres ve gizli patojenlerin hastalık ve ölüme ne şekilde etki ettiğini daha iyi anlamak için bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.

Neden bazı insanlar Covid-19’u daha kötü atlatıyor?

Günümüzde yapılan çalışmalarda yaşam tarzı ve çocuklukta yaşanan sıkıntılar gibi diğer faktörlerin zaman içinde bağışıklık yaşlanmasını nasıl etkilediğini incelemek için Sağlık ve Emeklilik Çalışması gibi çalışmalardan elde edilen ek veriler kullanılıyor. Daha az yaşlanan bağışıklık sistemleri enfeksiyonlarla daha iyi savaşabilir ve aşılardan koruyucu bir bağışıklık sistemi oluşturabilir. Öte yandan yaşlı bir bağışıklık sistemi bazı insanların COVID-19 gibi vakaları neden daha ciddi bir şekilde atlattıklarını ve yaşlandıkça aşılara daha zayıf yanıt verdiklerini açıklamaya yardımcı olabilir. Bağışıklık yaşlanmasını neyin etkilediğini anlamak, araştırmacıların sağlık ve hastalıkta yaşa bağlı farklılıkların daha iyi ele almasını da sağlayacaktır.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
23
açık