Türk sinemasında “ilk film” muamması

Türk sinemasının ilk örneği konusundaki tartışmalar 105 yıldır sürüyor. İlk Türk sineması, Osmanlı-Rus Savaşı sonrası Rusların Yeşilköy’e diktiği Ayastefanos Abidesi’nin yıkılması filmi olarak kabul ediliyor. Fakat bu filmin çekilip çekilmediği bir muamma…

Türk sinemasında “ilk film” muamması

Tarihimizde önemli bir yer tutan ‘93 Harbi’ olarak anılan, 1877-1878 Osmanlı - Rus savaşlarından Osmanlı Devleti’nin yenik çıkması toplumda ciddi huzursuzluklar yarattı. Bu savaş belki de sonun başlangıcıydı. Balkan toplumlarının birbiri ardına isyan etmesi, Osmanlı Devleti’nin günden güne güç kaybetmesine sebep oluyordu. Yaklaşan sona, toplumun tepkisiz kalması beklenemezdi. Devletin kurtarılması üzerine Osmanlı aydınları fikirler üretiyordu. Öne çıkan akımlardan belki de en önemlisi Türkçülük akımıydı. Balkan toplumlarının bağımsızlık talepleri üzerine Türkçülük akımının savunucularının sayısı günden güne artıyordu.

Utanç abidesi yıkılmalı, Ruslara mesaj verilmeli

Rusların Osmanlıyı yenilgiye uğratması üzerine İstanbul Yeşilköy’de yaptırdıkları Ayastefanos Abidesi halk arasında ‘Utanç Abidesi’ olarak anılıyordu. 1914 yılında ipler iyice gerildi ve Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı’na katılma kararı aldı. Savaşa katılan Osmanlı Devleti, 14 Kasım 1914’te de tüm Müslümanları savaşa çağırmıştı. Aynı gün Yeşilköy’de bulunan ‘Utanç Abidesi’ de yıkılacak ve böylece Ruslara da mesaj verilecekti.

Sinema Osmanlı’da…

Fransız Lumiere Kardeşler 1896 yılında ilk sinema gösterimini yapalı henüz 18 yıl geçmişti. Sinema öncelikle Fransa’da olmakla birlikte tüm Avrupa’da hızla yayılmıştı. Öyle ki sinema Osmanlı Devleti’ne de çoktan gelmişti. Hatta Fransız Pathe ve Gomount şirketleri Osmanlıya kameramanlar göndererek İstanbul’da çekimler yaptırmışlardı. Bu çekimler arasında Abdülhamid’in sarayı ve Haliç’te çekilen görüntüler de vardı. Osmanlı Devleti de bu süreçte sinemanın gelişimine kayıtsız kalmadı. Birçok yenilik gibi sinema da Osmanlı’da ordu içerisinde yer bulabildi. Orduda bir sinema birimi kuruldu ve bu süreç cumhuriyetimizin ilk yıllarına kadar devam etti.

Filmi bir Türk çekmeli!

Osmanlı’nın Dünya Savaşı’na girmesiyle birlikte “utanç abidesi” yıkılacak ve Ruslara sert bir mesaj verilecekti. Bununla birlikte toplumun yönetime olan öfkesi de dindirilecekti. Bunun için Ayastefanos Abidesi’nin yıkımının sinemaya çekilmesi kararı verildi. Avusturyalı bir ekip İstanbul’a çağırıldı. Ordudan bazı birimler ve yüksek katılımlı bir halk kitlesi Ayastefanos’a ulaştı. Yıkım için abideye dinamitler yerleştirildi, tüm hazırlıklar tamamlandı. Ancak yolunda gitmeyen bir şey vardı. Milliyetçi duyguların yüksek olduğu ortamda halk, “utanç abidesi”nin yıkımını sinemaya kaydedecek kişilerin Avusturyalı oluşunu kabullenmemişti. Orduda sinemayla adı anılan Fuat Uzkınay’ın ismi hemen öne çıktı. Avusturyalı ekip Uzkınay’a kamera ekipmanlarının nasıl kullanılacağını öğretecek, böylece kaydı bir Türk yapmış olacaktı. Sorun çözüme ulaştırıldı ve yıkım başladı.

İlk film çekildi mi?

Kullanılan dinamitlerin gücü abideyi yıkmaya yetmeyince, yıkım tahmin edilenden çok daha uzun sürdü. Başlı başına sorunlar silsilesiyle karşılaşılan günün sonunda, üzerinden yüzyıl geçmesine rağmen tartışmaların son bulmadığı ilk Türk sinema filmi çekilmiş oldu.

Boş bir film kutusu

Tartışmalar bitmedi ve elimize yeni bilgi ve belgeler ulaşmadığı sürece de bitecek gibi görünmüyor. Fuat Uzkınay kameranın başına geçerek ilk filmi çekti ya da çektiği sanılıyor. Fakat o filmden günümüze ulaşan, boş bir film kutusundan başka bir şey değil. Film deforme olmuş, bozulmuş ya da taşınmalar esnasında kaybedilmiş olabilir. Bu kısma kadar her şey normal ama filmi izlediğini söyleyen ya da gösteriminin yapıldığını söyleyen hiç kimse iddiasını kanıtlayamadı.

İşin daha ilginç yanı ise en yakın arkadaşlarının bile Uzkınay’ın bu film hakkında hiç konuşmadığını söylemesiydi. Bu ifadeler filmin çekimi esnasında teknik bir aksaklık yaşanarak kaydın gerçekleştirilemediği iddialarını ön plana çıkartıyor.

Uzkınay daha sonra birçok sinema filmine imza attı ve bu filmler günümüzde hala erişilebilir durumda.

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2019, 15:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER