Şiddetin estetik hali: Kill Bill

Ünlü yönetmen Quentin Tarantino'nun, şiddet ile kanı birer renk gibi kullandığı ve ekrana yansıttığı Kill Bill filmine göz atalım.

Şiddetin estetik hali: Kill Bill

İlk defa Rezervuar Köpekleri filmiyle 1992 Cannes Film Festivali’nde boy gösteren Amerikan sinemasının bağımsız yönetmenlerinden Quentin Tarantino, dördüncü filmi Kill Bill ile bir döneme damgasını vurdu.

"Ben şiddet filmlerini severim"

Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs) 1992 yılında Sundance film festivalinde gösterildiğinde, filmin içerdiği şiddete tepki gösterenlere karşı Tarantino, şu ifadeleri kullanmıştı: “Sizi bilmem ama ben şiddet filmlerini severim.”

Uzakdoğu sinemasına bir saygı duruşu

Üçüncü filmi Jackie Brown ile kısmen sakin sularda yol alan Tarantino, Kill Bill’de beyaz perdeyi adeta kırmızıya boyadı. Film aslında büyük ölçüde Bruce Lee ve diğer Uzakdoğu sinemasının karate filmlerine saygı duruşu niteliği taşıyor. O filmlerin unutulmaz oyuncularından Sonny Chiba filmde etkili bir rol aldı ve Samuray kılıçları yapan bir usta olan Hattori Hanzo’yu canlandırdı.

Estetize edilmiş şiddet

Tarantino, filmlerindeki şiddet sahnelerinin “estetize edilmiş şiddet” olduğunu söylüyor. Şiddet propagandası yapmaktan çok, şiddeti bir görsel unsur gibi kullandığını belirtiyor.

Şiddet, bir çizgi romanda kullanılan şekliyle kullanılıyor ve başka bir dünyanın gerçeği haline dönüşüyor. Yani bir nevi ‘estetize edilmiş’ ve etkisizleştirilmiş bir şiddet bu.

Tezgahtarlıktan yönetmen koltuğuna

Uzakdoğu sinemasının, Tarantino’nun beslendiği en önemli kaynaklar olduğunu referanslarından anlamak mümkün. Ünlü yönetmen, çocukluğundan beri sinemayı kendisine tek ilgi merkezi haline getirmiş. Okul döneminde normal çocukların yaptığı sıradan şeyleri bile yapmakta zorlanan Tarantino, on beş yaşında okulu bıraktıktan sonra pek çok farklı işte çalışmış. Video Archieves isimli video film satan bir dükkanda tezgahtarlık yapmak da bunlardan birisi!

True Romance ve Natural Born Killers (Katil Doğanlar) filmlerinin senaryolarını yazan Tarantino, buradan kazandığı parayla Rezervuar Köpekleri’ni çekmeye başladı. Özellikle Pulp Fiction (Ucuz Roman) ile kendine özgü içeriği ve anlatım tarzıyla yakaladığı başarıyı gişe başarısına da dönüştürmüştü.

Amerika'da geçen bir uzakdoğu filmi!

Öncelikle Kill Bill’in konusuna kısaca bir göz atalım. Ölümcül Engerek Suikast Timi üyelerinden olan Gelin (Uma Thurman), Meksika El Paso’da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Evlendiği gün kiliseye, eski ekip arkadaşlarından oluşan tim üyeleri tarafından saldırı yapılır.

Dört yıl komada kaldıktan sonra bir sivrisineğin ısırmasıyla aniden komadan çıkan Gelin, kısa sürede kendini toparlayarak elindeki beş kişilik ölüm listesiyle intikam peşine düşer.

Renklerin kullanımı

İlk film beş bölümden oluşuyor ve Gelin, düşmanlarının neredeyse yarısını bir Samuray kılıcıyla öldürüyor. Gelinin intikamının nasıl sonlanacağı ise ikinci filme bırakılmış. İlk filmde Gelin, dövüş sanatlarını öğrenmek için Pai Mei adlı bir ustanın yanına gidiyor.

Eski ustalardan yardım almak: İntikam filmi klişesi!

Daha sonra ise, eskiden büyük bir samuray olan ancak bu tür işlerden 'el etek çeken' kılıç ustası Hattori Hanzo'nun yanına gidip bir samuray kılıcı alıyor. Bu ise klişe intikam filmlerinde yer alan bir hikaye anlatım tarzı! Yani filmdeki birçok karakterin, ana karaktere yardım etmesi ve düşmanların düşürülmesi...

Kill Bill, Tarantino stilinin uzun bir aradan sonra yeniden yaşam bulduğu bir film. Uzakdoğunun B kategorisindeki filmlerinin konuları, ilişkileri, şiddeti, hayatta kalan aktörleriyle de bolca benzeşen noktalar taşıyor.

"Bu kadın intikam almakta haklı"

Tarantino, filmdeki bir karaktere, "Bu kadın intikam almakta haklı" şeklinde bir cümle söyleterek izleyicinin durmasını istediği noktaya işaret ediyor.

Çünkü sonrasında anlatacağı hikayenin temel dayanak noktası ‘Gelin’ karakterinin ne kadar haklı olduğu! Kill Bill'in, klasik intikam temalı filmlerden şu yönüyle de ayrıldığını söylemek mümkün. Tarantino, Uzakdoğu felsefesinden etkilendiği için olsa gerek, kılıç ustası Hattori Hanzo karakterine şu repliği söyletiyor:

“İntikam asla düz bir yol değildir. Nereden geldiğini unuttuğun ve içinde kaybolabileceğin bir orman gibidir.”

Hakan Öksüz

Hakan Öksüz 1992 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. İlköğrenimini ve ortaöğrenimini Trabzon’da yaptı. Gazi Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünden 2014 yılında mezun oldu. Anadolu Ajansında muhabir olarak çalıştı. Daha sonra bir internet haber portalında editör olarak görev aldı. Öksüz, 2018 yılından bu yana Habernediyor.com’da editör olarak görev yapıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER