Kapalı havaların ressamı: Caspar David Friedrich

Kapalı ve yağmurlu havaların ressamı olan Caspar David Friedrich, hiç şüphesiz sanatını çok farklı bir boyuta taşımış!

Kapalı havaların ressamı: Caspar David Friedrich

1774 yılının Eylül ayında dünyaya gözlerini açan Alman ressam Caspar David Friedrich’in, çalışmalarında romantizm akımının etkisi altında kaldığını görüyoruz. Tablolarında kullandığı görsel dil, insanın yalnızlığını, doğa karşısındaki küçüklüğünü anlatır.

Kardeşinin korkunç ölümünü atlatamadı

Ressam, henüz küçük bir çocukken, erkek kardeşi buz pateni yaparken gözlerinin önünde buza düşmüş ve kaybolmuştur. Bu korkunç anı hafızasından silemeyen Caspar David, defalarca intihar girişiminde bulunmuştur. Yara izlerini saklamak için sakallarını uzatan ressamın bütün eserlerinde, belki de bu olaydan doğan hüzün göze çarpmaktadır. Kardeşinin ölüm anındaki kendi çaresizliğini, insanların çaresizliği ve güçsüzlüğü şeklinde eserlerine yansıttığı söylenir.

Engin doğa ve yapayalnız insanoğlu

Ressamın, Deniz Kenarındaki Keşiş isimli tablosunda, deniz kenarında tek başına duran bir adam görürüz. Düşüncelere daldığı belli olan bu adamın, çevresine göre ne kadar küçük olduğu göze çarpıyor. Uçsuz bucaksız deniz, engin gökyüzü ve çorak topraklar, insanın anlam arayışına karşın evrenin ne kadar da tepkisiz olduğunu anlatır.

Denizin üstünde uçan üç martı ise bu durgunluğa karşı resme bir hareket katar.

Doğa karşısında aciz insan

Tablolarında genellikle doğa manzaralarını resmeden Caspar David, en ünlü eserlerinden biri ‘Sis denizinde amaçsızca dolaşan adam’ isimli tablosudur.

Sisli bir doğa manzarasına karşı duran bir adam, insanoğlunun doğayı, evreni merak etmesini ve ona olan hayranlığını dile getirir.

Tek bir tabloya sığan koca hayat!

Caspar David’in ölümünden 6 yıl önce yaptığı ‘Yaşamın evreleri’ tablosu ise insanın yaşam yolculuğunu ve en sonunda kaçınılmaz olan ölümü resmeder. Denize doğru bakan yaşlı adamın ressamın kendisi olduğu düşünülüyor. Denize daha yakın duran şapkalı adamın ise, ressamın daha genç hali olduğu görülüyor.

Denizdeki gemilerden en yakın olanın en küçük gemi, diğerlerinin ise uzaklaştıkça büyüdüğü görülüyor. Ressamın buradaki gemilerle; çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerini anlattığı anlaşılıyor. En uzakta bulunan ve neredeyse sislere karışmış olan gemi ölümün yakın olduğunu gösteriyor.

Caspar David, ‘Rügen Adasının Kireç Kayalıkları’ isimli tablosunda, korkutucu kayalıklara ve çalılara tutunarak uçurumdan aşağı bakan üç insanı resmeder. Sivri uçlarıyla olabildiğince yukarı uzanan kayalıklar ve manzaranın korkunçluğu, ruhumuzu karartır.

Sahilde Mehtap adlı tablosundaki boğuculuk ve iç karartıcı ögelerin çokluğu, ressamın farklılığını gözler önüne seriyor. Gece vakti kocaman denizde yalnız üç kayık görüüyor. Kayıklardan birisi çok uzaklarda…

Deniz üstünde ayın doğumu

Kuzey Denizi'nde Ayışığı

Denizkenarı ve balıkçı

Buz Denizi

Koru

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2019, 17:36

Hakan Öksüz

Hakan Öksüz 1992 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. İlköğrenimini ve ortaöğrenimini Trabzon’da yaptı. Gazi Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünden 2014 yılında mezun oldu. Anadolu Ajansında muhabir olarak çalıştı. Daha sonra bir internet haber portalında editör olarak görev aldı. Öksüz, 2018 yılından bu yana Habernediyor.com’da editör olarak görev yapıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER