Kahve iş arkadaşlarınızı tolere etmenize yardımcı oluyor

Kahvenin ne denli eşsiz bir lezzete sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Birey üzerindeki etkileri de, yapılan araştırmalarca birçok kez altı çizilerek anlatıldı. Peki kahvenin grup çalışmalarındaki yeri ne?

Kahve iş arkadaşlarınızı tolere etmenize yardımcı oluyor

Kahve severler, iş yerinde verimi artırmak için bir kupa kahvenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bilirler. Eğer iş yerinizde size soğuk davranan, sinir bozucu tavırlarıyla her defasında sizi rahatsız eden birileri varsa, yapılan araştırmaya göre tolere seviyenizi yükseltecek bir çözüm var: Kahve!

Kahvemi içmeden olmaz!

İş yerinde zaten halihazırda birkaç bardak kapuçino içiyorsanız, içmeye devam etseniz iyi olacak. 2018 yılında Psikofarmaloji dergisinde yayınlanan makaleye göre, toplantı öncesi  içilen bir bardak kahve daha kolay konsantre olmanıza, kendinizi daha iyi hissetmenize ve iletişimde bulunduğunuz insanlara karşı daha pozitif bir yaklaşım benimsemenize yardımcı oluyor.

2015 yılında yapılan bir ankete göre ise, Amerika’da ikamet eden vatandaşların yüzde 71’i toplantı veya buluşma öncesi tüketilen bir fincan kahvenin karşılıklı iletişimi daha sağlıklı hale getirdiğine inanıyor.

Kaliforniya Üniversite’sinde görev yapan, aynı zamanda araştırmadan sorumlu Vasu Unnava, “Kahvenin birey üzerindeki etkisini hepimiz biliyor sayılırız. Ancak kahvenin grup dinamiklerini ne kadar etkilediğine dair çok az araştırma yapıldığını gördük. Çoğu araştırma kahvenin kişi üzerindeki etkileri hakkında... Biz de grup içerisindeki  bir çalışanın kahve tükettikten sonraki ruh halini ve içinde bulunduğu grubu ne yönde ve ne kadar etkilediğine dair bir araştırma yapmaya karar verdik.” ifadelerini kullandı.

Deneyde, 134 üniversite öğrencisi yer aldı. Öğrencilerden gruplara ayrılarak, 15 dakika boyunca ‘Wall Street’i İşgal Et’ eylemi hakkında görüşlerini bildirerek karşıklı bir tartışma ortamı oluşturmaları istendi.  Araştırmacılar, bir grup katılımcılaya tartışma öncesinde, birer bardak kahve verdi. Etkinliğin ardından, kahve içen öğrencilerin konuya çok daha çabuk dahil olduğu ve çevrelerine karşı daha olumlu birer tavır takındıkları gözlemlendi.

Unnava, “Katılımcılar günlük hayatında düzenli olarak kahve tüketen kişilerden seçildi. Görünen o ki, kahveyle arası iyi olan kişiler çok daha zinde, konsantre ve grup çalışmalarında daha aktif ve pozitif oluyorlar. Buradan çıkaracağımız sonuç, kahve içen insanların grup çalışmalarında kendini ve çevresini çok daha etkin kıldığıdır” dedi.

Kahve içmeye devam!

Şu anda yazımızı okuyan kahve severler, başını onaylar şekilde bir ileri bir geri sallıyor gibi.  Ama henüz bahsetmediğimiz bir detay var.

Unnava, “Ortaya attığımız tezi çürütecek iki durum var. İlk olarak, kahve tüketen ekip deneye katılmadan önce birkaç saat kafeinden uzak kaldı. Yani, çalışma esnasında içilen kahvenin mi katılımcıları daha zinde kıldığı, yoksa kafein içermeyen kahvelerin mi diğer grubun dikkatini azalttığı konusunda henüz net bir bilgiye sahip değiliz.”

“Diğer bir nokta ise, tartışma için herkesin düşüncesinin uyuştuğu bir konu seçtik. Yani, eğer ortada bir uyuşmazlık olsaydı, ortaya çıkan sonuç çok daha farklı olabilirdi. Son olarak ise, katılımcılara sadece bir görev verdik. Konu hakkında tartışmaları... Eğer deneyde problem çözme, fiziksel çalışma gibi başka faaliyetlere yer vermiş olsaydık, yine aynı diğer varsayımlar da olduğu gibi, farklı durumlarla karşılaşabilirdik.”

Gerçi, öyle ya da böyle kahvenin eşsiz tadına hiçbir zaman doyum olmaz!

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2019, 13:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER