İslamofobi nedir? İslam karşıtlığı konusunda ne yapılabilir?

Son zamanlarda dünya genelinde Müslümanlığa ve İslam’a yönelik gerçekleştirilen saldırılar, özellikle Batı toplumlarında İslamofobi algısının gittikçe artış gösterdiğine işaret ediyor.

İslamofobi nedir? İslam karşıtlığı konusunda ne yapılabilir?

Fobi, sözcük anlamı olarak bir nesneye ya da duruma karşı duyulan, nedeni tam olarak açıklanamayan ve abartılan, mantığa aykırı korku demektir. Bu korkuya maruz kalan için korkunun kaynağını belirleyebilmek oldukça zordur. Son yıllarda ise bu korku türlerine, Batı toplumlarını etkisi altına alan bir yenisi eklenmiştir: İslamofobi!

Peki, İslamofobi nedir?

İslam Karşıtlığı ve İslamofobi Nedir

Araştırmacılar, İslamofobiyi farklı şekillerde tanımlıyor olsa da aslında terimin kelime anlamı yine aynı. Ayrımcılığa ve ötekileştirmeye sebep olan olumsuz olayların sonucunda İslam ve Müslümanlara karşı abartılmış bir korku, nefret ve düşmanlık besleme durumudur; İslamofobi.

İslamofobi yani İslam korkusu; 2001 yılının 11 Eylül’ünden çok öncesine dayanıyor olsa da, 11 Eylül saldırılarının bu korku ve düşmanlık olgusu üzerindeki etkisi yadsınamaz durumda. Dünya genelindeki Müslümanlar; İslamofobi nedeniyle ayrımcılığa uğrama, damgalanma ve dışlanma gibi olumsuzluklarla karşı karşıya. Eğitimden dışlanma, işe alınmama, siyasete katılım sağlayamama şeklindeki birçok durum da bu olumsuzluklara eşlik etmekte.

Dolayısıyla da İslamofobi artık bir tür korku olmaktan çok belirli bir kesime uygulanan ırkçılık olgusuna dönüşmüş durumda. Öyle ki, İslam’ı din olarak benimsememiş olanlar bile, etnik grupları, giydikleri kıyafet, benimsedikleri dinsel işaret ya da göçmenlik geçmişlerinden ötürü Müslüman olarak algılanıp ayrımcılık ve dışlanmaya maruz kalıyorlar.

İslam Karşıtlığı ve İslamofobi Nedir

Niçin İslam’dan Bu Denli Korkuyorlar?

Batı toplumları, İslam’ı bir tehdit olarak algılıyor ve terörizmin kaynağı olarak görüyor. 1970’li yıllarda yepyeni bir terim olarak dünyanın sözcük dağarcığında yer edinmeye başlayan İslamofobi, 1980 ve 1990’lı yıllarla birlikte toplum tarafından bilinir hale geliyor.

11 Eylül 2001 saldırıları, Batı medyasının İslamofobi terimini kullanarak İslam’ı ve terörü aynı cümle içerisinde geçirmeye başlamasına sebep oluyor. İnsanların İslam’dan, Müslümanlardan bu kadar çok korkmalarının sebebi de medya aracılığı ile duydukları haberler. Haberlerde dinlerinin Müslüman olduğu söylenen teröristler, kanuna aykırı saldırılar düzenleyip insanların hayatlarına kast ettiklerinde İslam; Batı dünyası için dünya üzerindeki bir grup insanın inanmayı seçtiği kutsal dinlerden biri yerine teröristlerin benimsedikleri etnik inanış biçimi haline dönüşüyor.

Fransız bir bürokrat olan Alain Quellien, 1900’lü yıllarda yazmış olduğu doktora tezinde şu ifadeleri kullanıyor:

“Bazıları için Müslümanlar, Hristiyanlar ve Avrupa’nın uzlaşmadan yoksun doğal düşmanlarıdır; İslam’da ise medeniyet kavramı yoktur; bu yüzden de Müslümanlardan bekleyebileceğimiz şeyler barbarlık, zulüm ve kötü niyetten ibarettir.”

Daha o yıllarda oluşan Müslüman ve İslam karşıtlığı, 11 Eylül saldırıları ile birlikte iyice gün yüzüne çıkıyor. Son yıllarda meydana gelen ve İslam ile ilişkilendirilen terör saldırıları da İslamofobiyi doruk noktasına ulaştırıyor.

İslam Karşıtlığı ve İslamofobi Nedir

İslamofobi Konusunda Ne Yapılabilir?

İslamofobi, dünya genelinde başlatılacak tutarlı bir kararlılıkla mutlak bir şekilde düzeltilebilir. Batı medyasında terörizm ve İslam’ın aynı cümle içerisinde kullanılmaması, Hristiyan ülke liderlerinin İslam karşıtı propaganda yapmaması ve ayrımcılık yaratabilecek söylemlerden uzak durması ile İslamofobinin etkileri yavaş yavaş da olsa azaltılabilir.

Dünya genelinde son yıllarda iyice hâkim olmaya başlayan ötekileştirme kavramı, İslamofobi algısı üzerinden artmaya devam etmektedir.

Siyaset uzmanları, İslamofobinin nedenleri ve sonuçları hakkında detaylı veri toplayarak toplum genelinde ırk, din ve inanış ayrımı yapılmaksızın eşitlik sağlanması konusunda çalışmalar yapabilir. Müslüman gruplarının, toplum yaşamına tam katılım sağlanması desteklenerek vatandaşlık ve insan hakları kaynaklarına erişimleri kolaylaştırılabilir.

Terörizm ve İslam’ın siyaset ve toplumlar düzeyinde açık ve kesin tanımlaması yapılarak; bu iki farklı kavram birbirinden yine kesin bir dille ayrılabilir. Politikacıların ve medyanın önderliğinde İslam’ın kutsal ve resmi dinlerden biri olduğu; terörizm ile birlikte tanımlanamayacağı üzerinde daha çok durulabilir.

Toplum nezdinde yıkılması ve geçilmesi gereken en büyük engel; önyargıdır. Ancak İslam’a yönelik önyargıların giderilmesi, İslamofobi konusunu çözüme kavuşturabilir…

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2019, 13:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER