Düşmanlarının korkulu rüyası: I. Elizabeth

Tarihte bugün... Dünyanın en büyük deniz gücü olan İspanyol donanmasını geri püskürten Kraliçe I. Elizabeth, 7 Eylül 1533 tarihinde dünyaya geldi. İşte düşmanlarının korkulu rüyası haline gelen Elizabeth'in hayatına dair her şey...

Düşmanlarının korkulu rüyası: I. Elizabeth

İngiltere ve İrlanda Kraliçesi I. Elizabeth, dünyanın en büyük deniz gücü olan İspanyol donanması Armada'ya korsanları ile birlikte kafa tutmasıyla biliniyor. Ülkesindeki Katolik-Proteston çatışmalarını bitirmek için büyük çaba gösteren Elizabeth, Engizisyon mahkemelerini işlevsizleştirdi. Papa tarafından aforoz edilen Elizabeth, arkasında güçlü, zengin ve itibarlı bir ülke bıraktı. 

Tehdit olarak görüldü

Kraliçe I. Elizabeth, Tudor Hanedanı'nın 5'inci ve son temsilcisiydi. 16. yüzyıl İngiltere'sinde hüküm süren Elizabeth, yaptıklarıyla hem halkının şefkatli annesi hem de de düşmanlarının korkulu rüyası haline geldi. 

Hiç evlenmemiş olması sebebiyle halk tarafından 'Bakire Kraliçe' olarak adlandırıldı. Kardeşleri onu daima kendi iktidarları için bir tehdit olarak gördü. Bu nedenle sürekli onun gözünü korkutmaya çalıştılar. Buna rağmen Elizabeth, asla kardeşlerine ihanet etmedi.

Katolik-Protestan çatışmalarını sonlandırmak istedi

Kraliçe I. Elizabeth, İngiltere halkını ikiye bölen ve binlerce insanın ölümüne yol açan Katolik-Protestan çatışmalarını sonlandırmak için uğraştı. 

Katolik Kilisesi'nin İngiltere üzerindeki yıkıcı ve olumsuz etkilerini tamamen ortadan kaldırmak için çaba gösteren Elizabeth, babası tarafından kurulan ve dünyanın ilk ulusal kilisesi olan Anglikan Kilisesi'nin kurumsallaşmasını ve etkisini artırmasını sağladı. 

Dünyanın en büyük deniz gücünü püskürttü

Kraliçe I. Elizabeth, dünyanın en büyük deniz gücü olan İspanyol donanması Armada'yı, 1558 yılında İngiliz korsanları ile iş birliği içinde kıyılarından geri püskürtmeyi başardı.

İngiltere'nin ulusal kimliği onun döneminde şekillendi. İngiliz tiyatrosu onun döneminde kuruldu, William Shakespeare ve Christopher Marlowe, çok değerli eserler verdi. 

Elizabeth, ülkesini 44 yıl boyunca "Video et taceo" yani "Görüyorum ve ses çıkarmıyorum" parolası ile yönetti. Bu parola, onun hoşgörüsünü ve özgürlükçü eğilimini yansıtıyordu.

Babası, Papa ile ters düştü

Kraliçe I. Elizabeth, 7 Eylül 1533 tarihinde Greenwich Sarayı'nda bir prenses olarak dünyaya geldi. Annesi Anne Boleyn, babası ise Anglikan Kilisesi'nin kurucusu VIII. Henry idi. Babası, ilk eşi Aragonlu Catherine'den boşanıp annesiyle evlenebilmek için dönemin en güçlü otoritesi olan Papa ile sıkıntı yaşadı. 

Papa, boşanmalarına dinî bakımdan onay vermeyince Elizabeth'in babası kendisini Anglikan Kilisesi'nin başı ilan etti. Tüm dinî kararlarda son sözü söyleme yetkisini sadece kendisine tanıdı ve boşanmayı gerçekleştirerek Elizabeth'in annesi ile evlendi. 

Elizabeth'in babasının, ilk karısından boşanmasının en önemli sebebi Catherine'in ona erkek bir varis verememiş olmasıydı. Catherine'in dünyaya getirdiği 5 çocuktan sadece biri hayatta kalmıştı. O da gelecekte Elizabeth'in ölüm korkusuyla yaşamasına yol açacak Mary Tudor'du.

Annesi ihanet suçuyla idam edildi

Kraliçe I. Elizabeth'in babası VIII. Henry, ikinci eşi Anne Boleyn ile evlendiğinde o sırada hamile olan yeni kraliçenin erkek bir varis doğuracağından çok emindi ancak doğa yine bildiğini okudu. 7 Eylül 1533 tarihinde Elizabeth doğdu. 

Bütün hazırlıkları bir erkek çocuğa uygun biçimde yaptıran VIII. Henry, büyük bir hayal kırıklığına uğradı. İngiliz sarayında ciddi bir ağırlığa sahip olan Anne Boleyn, iyice gözden düştü. Henry, daha sonraki iki hamileliği de düşükle sonuçlanan Anne'yi büyücülük, cadılık ve ihanetle suçlayarak idam cezasına mahkûm ettirdi. 

Annesi idam edildiğinde, Elizabeth henüz 2,5 yaşındaydı. Babası, evliliği geçersiz saydırınca Elizabeth'in bütün unvanları elinden alındı, gayri meşru ilan edildi ve saraydan uzaklaştırıldı. Kendisine ayrılan şatoda yaşamaya başlayan Elizabeth, gözden düşmüş ve dışlanmıştı.

Babası, annesinin idamından sadece 11 gün sonra Katolik mezhebine bağlı Jane Seymour ile evlendi. Kraliçe Jane, kralın istediği erkek varisi dünyaya getirdi. Jane, diğer saray mensuplarından farklıydı. Gözünü iktidar hırsı bürümemişti. Catherine'in kızı Mary'nin saraydan uzak yaşamasını istemedi. Oğlunun iki kardeşini de saraya aldırarak Elizabeth'in babası ile arasını düzeltmesini sağladı.

13 yaşında 4 dil

Kraliçe I. Elizabeth'in yaşadığı dönemde Avrupa ülkelerinde kadın, ruhsal ve fiziksel olarak erkeğe bağımlı ve muhtaç görüldü. Kız çocuklarının eğitimli olmasına önem verilmedi. 

Ancak Elizabeth 10-11 yaşlarındayken soylu aileler arasında kız çocuklarının da eğitimli olması moda haline geldi. İngiltere'nin en önemli alimlerinden ders alan Elizabeth, 13 yaşındayken ana dili İngilizce haricinde İtalyanca, Fransızca, italyanca ve Yunanca biliyordu. 

Babası Henry, 1547 yılında ölünce kardeşi Edward henüz 9 yaşındayken tahta çıktı. Fakat yaşının küçük olması nedeniyle dayısı Edward Seymour, onun vekili olarak iktidara geçti. 

'Cinsel tacize uğradı' iddiası

Elizabeth'in babası VIII. Henry, Kraliçe Jane'in ölümünden sonra Catherine Parr ile evlendi. Henry'nin ölümünden sonra Parr, tahta çıkan Edward'ın amcası Thomas Seymour ile evlendi. Chelsea'ya yerleşen çift, Elizabeth'i de yanına aldı.

Elizabeth'in üvey annesi ve eşiyle birlikte yaşadığı şatoda Thomas Seymour tarafından taciz edildiğine dair bazı kanıtlar var. Hatta bazı tarihçiler, Elizabeth'in yaşadığı kötü tecrübeler sebebiyle hiç evlenmediğini ve çocuk sahibi olmadığını iddia ediyor. 

Ölüm korkusuyla yaşadı

VI. Edward, 14 yaşındayken ölümcül bir hastalığa yakalandı. Babasının hayattayken onayladığı tahta çıkış sırasına (Edward, Mary, Elizabeth) uymayan Edward, tahtını kuzeni Lady Hane Grey'e bıraktı ancak saray meclisi bunu kabul etmedi. Bunun üzerine 1533 yılında tahta Aragonlu Catherine'in kızı Mary Tudor geçti. Roma Katolik Kilisesi'ne ve Papa'ya tüm kalbiyle bağlı bir Katolik olan Mary, İngiltere'den Protestanlık mezhebini tamamen silmeyi amaçladı. 

Kendisiyle aynı amaca sahip olan İspanya Prensi II. Felipe ile evlendi. Fakat bu evlilik, İngiliz halkı için pek de hayırlı olmadı. Birçok Protestan, kafir oldukları ve ruhlarının yakılarak kurtarılabileceği inancıyla yanarak ölüme mahkûm edildi. Halk, bu nedenle kraliçeyi 'Bloody Mary' olarak anmaya başladı.

İsyancılara yardım ettiği gerekçesiyle suçlandı!

1554 yılında patlak veren Wyatt Ayaklanması sırasında Mary, Protestan inancına göre yetirilmiş Elizabeth'i isyancılara yardım ettiği gerekçesiyle ihanetle suçladı. İki ay boyunca Londra Kulesi'nde hapis hayatı yaşayan Elizabeth'i kurtaran kişi II. Felipe oldu. Mary, Elizabeth'i Woodstock'a gönderdi ve burada bir yıl boyunca ev hapsinde yaşamasına karar verdi. 

Daha sonra kötü huylu bir tümöre sahip olduğunu öğrenen Mary, saray meclisinin çabalarıyla kardeşi Elizabeth'i yasal varisi olarak tanıdı. Mary'nin ölümünün ardından 17 Kasım 1558'de konsil kararıyla Elizabeth tahta geçirildi. Kraliçe tacını giydiği zaman henüz 25 yaşındaydı.

Elizabeth'in tahtta olduğu dönemde hangi maceraları yaşadığını öğrenmek istiyorsanız gelecek hafta yayınlayacağımız haberimizi mutlaka okuyun!

Güncelleme Tarihi: 07 Eylül 2019, 17:48

Banu Fırıncılar

Banu Fırıncılar, 1995 yılında İzmir’de doğdu. İlkokul ve lise eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünü kazandı. Üniversite yıllarında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nde staj yaptı ve çeşitli internet sitelerinde çevirmen olarak çalıştı. Aynı zamanda Orta Doğu Araştırmaları alanında seminerlere katıldı. Üniversiteden Ocak 2019’da mezun oldu ve şubat ayından beri Habernediyor.com’da editör olarak çalışıyor.


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER