Büyük Türk komutanları

Tarih boyunca birçok Türk komutanı, üstün yetenekleriyle dünyayı kendisine hayran bıraktı. İşte o Türk komutanlarından bazıları...

Büyük Türk komutanları

Türk askeri tarihinde efsaneleşmiş birçok hükümdar ve komutan var. Bu büyük askeri dehalardan bazılarının hayatını kısa bir şekilde inceledik.

Mete Han

Birçok Osmanlı tarihçisi tarafından Oğuz Kağan olarak isimlendirilen Mete Han, M.Ö. 234 yılında doğdu. Babası Teoman’ın ölümünün ardından M.Ö. 209 yılında tahta çıktı. 35 yıl boyunca ülkeyi yöneten Mete Han, günümüz ordularında kullanılan onluk sistemini (onbaşı, yüzbaşı, binbaşı) oluşturan kişidir.

Hun İmparatorluğu tahtına geçtikten bir yıl sonra, kendisinden toprak isteyen Donghular’ı mağlup etti ve vergiye bağladı. M.Ö. 203 yılında ise Yüeçileri yenen Mete, ardından Ordos üzerinde hakimiyet kurmak isteyen Tahin Türkleri’ni yendi.

M.Ö. 174 yılında vefat eden Mete Han, arkasında büyük bir Hun İmparatorluğu bırakmıştı.

Avrupa'ya korku salan Attila

Attila, 395-453 yılları arasında yaşamış bir Avrupa Hun İmparatorluğu hükümdarıdır. Amcası Rua tarafında yetiştirilen Attila, amcasının ölümünün ardından kardeşi Bleda ile beraber imparatorluğu yönetmiştir. Kardeşi Bleda da 445 yılında ölünce imparatorluk ona kalmıştır.

O yıllarda Batı Roma İmparatorluğu ve Avrupa, Attila korkusuyla kasıp kavruluyordu. Batı Roma üzerine yürüyen Attila, Papa büyük Leo’nun ısrarları karşısında vazgeçti. Papa’yı haraca bağladığı söylenen Attila’nın zehirlenerek öldürüldüğü düşünülmektedir. Diğer söylentiye göre ise Attila’ı öldüren eşi İldiko’dur.

Bumin Kağan

Bumin Kağan’ın en önemli özelliği tarihte ilk kez Türk adıyla kurulan Göktürklerin kurucusu olmasıdır. M.S. 490 yılında doğan Bumin Kağan, Avarlara karşı isyan eden Tölesleri yendi.  Çin kaynaklarına göre Göktürkler, Avar hakimiyeti altında yaşayan demirci kölelerdi. Taraflı olabileceğinden kuşkulanılan Çin kaynaklarına göre Göktürkler, Avarlar’daki kölelik sistemine karşı ayaklanmışlardır. 551 yılında Avarlar’ın üzerine yürüdü ve galip geldi. Bunun üzerine Avar hükümdarı A-na-kuei’nin intihar ettiği söylenir.

Devletin Batı bölgesinin yönetimini kardeşi İstemi Yabgu’ya veren Bumin Kağan, 552 yılında öldü.

Alparslan

Büyük Selçuklu Devleti’nin ikinci kurucusu olan Alp Arslan, Türklerin Anadolu’ya gelmelerinde büyük rol oynamıştır. 1029 yılında doğan Alp Arslan, Dandanakan Savaşı’nda gösterdiği başarılarla ismini duyurmuştur.

Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey, oğlu olmadığı için ölümünden sonra, Çağrı Bey’in oğlu Süleyman’ın tahta geçmesini istiyordu. Tuğrul Bey ölünce taht kavgaları da başladı. Süleyman’ın hükümdarlığına Alp Arslan ve Kutalmış karşı çıktı. Kutalmış, şehri kuşatınca vezir olan Amid-ül-Mülk, Alparslan’dan yardım istedi. Bunun üzerine tahta çıkan Alp Arslan, yeni vezir olarak Nizamülmülk’ü atadı.

İlk iş olarak Kars üzerine yürüyen Alp Arslan, Nizamülmülk ve oğlu Melikşah ile çıktığı seferde Bizans yönetimindeki Ani bölgesini aldı. Bundan sonra Alp Arslan, Abbasi Halifesi tarafından ‘Fetihlerin babası’ olarak adlandırıldı.

1067 yılında yeniden Gürcistan üzerine yürüyen Alp Arslan, kral 4. Bagrat’ı mağlup etti ve bölgeyi ele geçirdi. 1071 yılında Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in ordularını topladığını duyan Alp Arslan, harekete geçti. Bizans ve Selçuklu orduları, Malazgirt Ovası’nda karşılaştı. Sayıca üstün olan Bizans ordusunu yenen Alp Arslan, komutan Romen Diyojen’i esir aldı.

1072 yılında Karahanlılar üzerine sefer düzenleyen Alp Arslan, Yusuf El Harezmi isimli bir kale komutanı tarafından sırtından bıçaklandı ve öldürüldü.

Sahib-kıran Timur

1336 yılında Özbekistan’da doğan Timur, babası öldüğünde 25 yaşındaydı.  Genç yaşlarında Çağatay Hanlığı’nın büyük bir komutanı haline gelen Timur, 1370 yılında hanlığı kontrol altına aldı. Tahta Çağatay soyundan Soyurgatmış Han’ı çıkaran Timur, aslında ülkenin gerçek yöneticisiydi.

‘Sahib-Kıran’ unvan verilen Timur, 1371’den başlayarak 6 yıl boyunca Moğolistan’a iki, Harezm’e ise üç sefer düzenledi. Altın Orda Devleti hükümdarı Urus’tan kaçarak 1375 yılında Timur’a sığınan Toktamış Han’a kapılarını açan Timur, 1378 yılında Altın Orda Devleti’ni yendi ve başa geçmesi için Toktamış Han’ı destekledi.

Bir süre sonra gücünü artıran Toktamış Han, Timur’dan ele geçirdiği Harezm bölgesini kendisine vermesini istedi.  1387’de Azerbaycan’a girince ve Timur’un Batı seferine çıkmasını fırsat bilerek Maveraünnehir’i yağmalayınca savaş kapıya dayandı. 1390 yılında Altın Orda üzerine yürüyen Timur, Doğu Avrupa’nın hakimi olan Toktamış Han’ı yendi ve ülkeyi ele geçirdi. Ülkeden çekildikten sonra zayıflayan Altın Orda Devleti yıkılmış ve kuzeyde Ruslar güçlenmeye başlamıştı.

1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’nda üstün askeri dehasıyla, Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid’i yenen Timur, ülkeyi 11 yıl sürecek bir Fetret Devri’ne sokmuştu. Savaşta Ankara’daki ormanlara devasa fillerini saklayan Osmanlı Ordusu’nu bu fillerle adeta perişan eden Timur, tarihin gördüğü en büyük askeri dehalardan biridir. Timur 1405 yılında hayata gözlerini yummuştur.

Fatih Sultan Mehmet

Fatih Sultan Mehmet, Sultan 2. Murat’ın oğludur. 1432’de Edirne’de dünyaya gelen Mehmet, 1443 yılında henüz 11 yaşındayken Manisa’ya vali olarak gönderilmiştir. Osmanlı’da tahtı kendi arzusuyla bırakan tek hükümdar olan babası 2. Murat’tan sonra 1444 yılında 12 yaşındayken tahta çıkmak zorunda kalmıştır. İç bunalımlar sebebiyle 14 yaşındayken tahttan alınan Mehmet, babası ölünce 19 yaşında yeniden tahta çıktı.

1453 yılında İstanbul’u ele geçiren ve Bizans İmparatorluğu’nun sonunu getiren Mehmet’e, Fatih ve Kayser-i Rum gibi unvanlar verildi. Bizans Donanması’nın zincirlerle kapattığı Haliç Boğazı’ndan gemileri karadan yağlı kızaklarla yürüterek geçiren Fatih, ayrıca surları döven devasa Şahi toplarının projelerini çizenlerden biriydi.

Entellektüel padişah

30 yıllık hükümdarlık dönemi boyunca Trabzon, Amasra, Sinop, Sırbistan, Mora, Eflak, Boğdan, Avranutluk, Ege adaları ve Kırım gibi birçok yeri fetheden Fatih Sultan Mehmet; Farsça, Arapça, Yunanca, Latince ve Sırpça dillerini biliyordu.

Büyük İskender’in tarihiyle ilgilenen Fatih, Homeros’ın İlyada adlı destanını seviyordu. Geometri, matematik ve mühendislikle ilgilenen Fatih, ayrıca tıp ve tarım üzerine olan kitaplara da tutkundu. Aristo’nun ünlü kitabı ‘Oluş ve Bozuluş Üzerine’nin yanı sıra askerlik tarihiyle ilgili kitaplar ilgi alanına giriyordu.

Çağın önemli astronomlarından Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet eden ve onu himayesi altına alan Fatih, ayrıca Avni mahlasıyla şiirler yazıyordu. Bu yönleriyle Rönesans hükümdarı olarak da kabul edilen Fatih, hem askeri deha hem de entelektüel bir komutandı.

Mustafa Kemal Atatürk

1881 yılında Selanik’te doğan Mustafa Kemal, 1899 yılında Manastır Askeri İdadisi’ni bitirdi ve ardından da İstanbul’da Harp Okulu’na girdi. 1905 yılında yüzbaşı rütbesiyle Harp Okulu’ndan mezun olan Mustafa Kemal, 1907’ye kadar iki yıl boyunca Şam’da 5. Ordu bünyesinde görev yaptı.

31 Mart İsyanı’nı bastırmak için 1909 yılında Hareket Ordusu’yla İstanbul’a giren Mustafa Kemal 1910’da Fransa’ya gönderildi. Burada Picardie Manevraları’na katılan Mustafa Kemal, 1911’de İtalya’ya karşı yapılan Tobruk Savaşı’nı kazandı.

1914 yılında yarbaylığa yükselen Mustafa Kemal, 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla savaş alanındaki dehasını daha fazla göstermeye başladı. 1915 yılında İtilaf kuvvetlerinin Çanakkale Boğazı’ndan geçmek istemeleri üzerine Mustafa Kemal, düşman kuvvetlerinin karaya nereden çıkacağını tahmin ederek stratejik bir üstünlük sağladı.

Bu savaştaki üstün komuta yeteneğiyle ‘Anafartalar Kahramanı’ unvanı verilen Mustafa Kemal, 1. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’na karşı çıktı. Samsun’a çıkması ve ardından ülkedeki yerel direniş gruplarını toparlayarak Misak-ı Milli gücünün oluşturdu.

1. İnönü ve 2. İnönü zaferlerinden sonra Kütahya-Eskişehir’de alınan mağlubiyet sonrası yeniden Başkomutan unvanı alarak cepheye dönen Mustafa Kemal, Ağustos-Eylül 10921’deki Sakarya Meydan Muharebesi’nde büyük bir zafer elde etti. Bu mücadeledeki ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır’ anlayışıyla askerlik tarihinde görülmemiş büyük bir şaşırtmaya ve galibiyete imza attı. Bu galibiyetten 1 yıl sonra yapılan Büyük Taarruz ile Yunanlıları ülkeden süren Mustafa Kemal, tarihin gördüğü en büyük askeri dehalardan biridir.

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2019, 08:27

Hakan Öksüz

Hakan Öksüz 1992 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. İlköğrenimini ve ortaöğrenimini Trabzon’da yaptı. Gazi Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünden 2014 yılında mezun oldu. Anadolu Ajansında muhabir olarak çalıştı. Daha sonra bir internet haber portalında editör olarak görev aldı. Öksüz, 2018 yılından bu yana Habernediyor.com’da editör olarak görev yapıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER