Yolda olmayı sevenlere... Beyazperdenin trende geçen 8 favori filmi…

Yolda geçen filmler izlemeyi ve tren yolculuklarını seviyorsanız, beyazperdenin trende geçen birbirinden özel yapımlarını bu listede sizler için derledik.

KÜLTÜR-SANAT 22.02.2022, 23:36 23.02.2022, 01:05 Burak Kaya
Yolda olmayı sevenlere... Beyazperdenin trende geçen 8 favori filmi…

Herkesin film zevki birbirinden farklı… Ancak iyi filmler seyretmek istemek belki de sinemaseverlerin ortak noktası. 94. Akademi Ödülleri’ne kısa bir zaman kala başka bir haberimizde tam listeyi ve favori adaylara dair detaylı bir inceleme yazısı paylaşmıştık.

Bugün ise bir liste içerikle heyecanın, aksiyonun, dramın, korkunun, gerilimin aynı yerde yaşandığı favori filmleri paylaşacağız. Filmlerin ortak noktası seyircisine tren yolculuğu esnasında dünyanın farklı yerlerinden farklı konularda beyazperdeye aktarılmış yapımları aktarması olacak.

Eğer siz de görsel bir şölen eşliğinde uzun tren yolculuklarına hangi filmlerle çıkabileceğinizi merak ediyorsanız bu liste tam size göre. İşte 8 favori film…

Trende geçen 8 film

Küs Kardeşler Limited Şirketi (The Darjeeling Limited)

2007 yapımı dünya prömiyerini Venedik Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren Küs Kardeşler Limited Şirketi Wes Anderson imzalı ödüllü filmlerden biri.

Filmde birbirlerinden çok ayrı, babalarının hayatlarını yitirmesinin ardından aralarında soğuk bir iletişim bulunan üç erkek kardeşin, babalarının yaşamını yitirmesinin ardından tekrar bir araya gelmek, senelerdir görmedikleri anneleriyle buluşmak ve bir nevi ruhsal bir yolculuk yapmak için Hindistan’a gitmeye karar veriyorlar.

Uzun süreli yolculuklar düzenleyen Darjeeling Limited (adının Darjeeling Himalayan Railway)’den aldığı düşünülüyor şirketiyle anlaşma sağlayan bu üç kardeş, Hindistan’a Himalayalar’dan uzanan huzurlu bir yolculuk planlıyorlar, fakat yolda başlarına gelen aksi tesadüfler ile kendilerini çölün ortasında buluyorlar.

3 kardeş bu fantastik macerada zaman geçtikçe birbirlerinden ayrı düşen karakterine değil de anne ve babalarıyla olan ilişkilere odaklanıyor.

Bu film de yönetmenin diğer filmlerinde olduğu gibi bol bol kahkaha, kimi zaman hüzün ve muhteşem görsellik barındırıyor.

Wes Anderson’ın bu filminde Angelica Huston, Bill Murray, Camilla Rutherford, Barbet Schroeder, Irrfan Khan, Waris Ahluwalia, Wallace Wolodarsk, Amara Karan, Jason Schwartzman, Adrian Broy ve Owen Wilson gibi isimlerin yer aldığı hayli zengin bir kadro da bulunuyor.

91 dakika uzunluğunda olan bu film uluslararası film puanlama platformu IMDB’den de 7,2 puan almış.

Zombi Ekspresi (Train in Busan)

Zombi Ekspresi tren ile korku ve gerilimi bir arada harmanlayan gerilim dolu bir hikaye. Filmde fon yöneticiliği işi yapan finansçı Seok-woo’nun yaşadığı değişim üzerinden bir anlatı söz konusu. İş hayatındaki yoğun tempodan ötürü kızını sürekli olarak ihmal eden Sok-woo, doğum gününde kızının ısrarlarına dayanamıyor ve eski eşinin yanına kızını götürmek için Seul şehrinden kalkıp Busan şehrine varacak bir trene gönülsüzce götürüyor.

Olaylar tren tam kalkmak üzereyken başlıyor. Çünkü ülkeyi etkisi altına alan bir virüsten etkilenen kadın virüsü trendeki herkese yaymaya başlıyor. İşte Güney Kore yapımı bu filmin heyecan verici unsuru da insanların ölüm korkusu karşısında yaşadıklarını trende korku ve gerilim dolu bir atmosferde izleyicisine sunuyor. Trende virüsün bulaştığı herkes tek tek zombiye dönüşürken Sok-woo, trende kızı ve birçok yolcuyla bir yaşam mücadelesine girişiyor. Bu mücadelede yalnızca kendi hayatlarına odaklananları ve insani değerlerini bu durumda bile korumaya çalışanları, bunların mücadelesini izliyoruz.

Güney Kore yapımı bu filmin kadrosunda Ma Dong-seok, Yu-mi Jeong, Soo-an Kim, Yoo Gang gibi isimler yer alıyor. 2 saatlik filmin IMDB puanı ise 7.6.

Kutup Ekspresi (The Polar Express)

İç ısıtan bir Noel ve tren macerası… Bu kelimelerin temasını arıyorsanız ve Kutup Ekspresi filmini izlemediyseniz elinizde keşfedecek çok güzel bir film var demektir.

Film 2004 senesinde canlı aksiyon hareket yakalama animasyonu kullanılarak canlandırılmış olan insan karakterlerinden oluşuyor.

Daha önce yaşadığı Noel’lerden dolayı Noel babaya artık inancı olmayan bir küçük erkek çocuğu, garip görünen bir tren yolculuğuna birkaç diğer çocukla atılır.

Şüpheci çocuğun bu yolculuğu bir sorgulama arayışı olduğundan aslında gideceği yere biran önce ulaşmak değil maceranın ve yolun kendisi çocuk için kıymetlidir. Kuzey Kutbu’na doğru çıkılan bu heyecan verici yolculukta trendeki çocukların masumiyeti ve olgunluğunun arasındaki o ince çizgiyi net bir şekilde görürüz.

Robert Zemeckis’in yönettiği bu filmin başrolünde ise Eddie Deezen, Jimmy Bennett, Nona Gaye, Darly Sabara ve Tom Hanks var.

Gişede tam 314 milyon dolar gelir elde eden film 100 dakika ve IMDB’den de 6,6 puan almış.

Trendeki Yabancı (Strangers on a Train)

Sinema tarihinin usta ismi Alfred Hitchcock’un en önemli filmlerinden bir tanesine geldi sıra.

1951 yapımı Trendeki Yabancı filmi… Sinema tarihinin en dikkat çeken filmlerinden olan bu film polisiye bir öykü ve haberimizin konusuna uygun bir şekilde trende geçiyor.

Filmde mutsuz bir evliliğini kurtarmaya çabalayan bir adam ile babasından nefret eden ve ondan kurtulup değerli bir arsasını ele geçirmek için gün sayan iki kişinin yollarının trende karşılaşmasıyla başlıyor.

Ünlü tenisçi karakteri Guy Haines’i Farley Granger canlandırıyor. Babasıyla arasında sorunlar olan evlat karakterinde ise Bruno Antony ismiyle Robert Walker’ı görüyoruz.

Bruno Antony, bu ünlü tenisçinin yaşamını dergi ve gazetelerden takip ediyor ve eşiyle boşanmak istediği konusundan bilgisi var. Kendisi de babasından kurtulmak istediği için Guy Haines’e çarpraz bir cinayet önerisi veriyor. Yani plana göre tenisçi babasını, o ise tenisçinin ayrılmak istediği eşini öldürecektir. Bu korku dolu planda bir tarafın sözünü tutmamasından dolayı işler sarpa saracaktır.

Hitchcock’un Oscar’a En İyi Sinematografi kategorisinde de aday gösterilen filmi IMDB’den 8.0 puan aldı.

Doğu Ekspresinde Cinayet (Murder on the Orient Express)

Doğu Ekspresinde Cinayet, bir roman uyarlaması. Agatha Christie’nin klasikleşen romanının 1974 yapımı filminden sonra 2017 senesindeki ikinci uyarlaması.

Kenneth Branagh’ın hem yönetmenliğini yaptığı hem de başrolünde bulunduğu filmde Avrupa’ya gerçekleştirilen plansız bir tren yolculuğu muhteşem bir gizem ve heyecan silsilesine dönüşüyor. Film içerisinde bulunan herkesin şüpheli bulunduğu bir trende mahsur kalan 13 yabancı kişinin hikayesine odaklanıyor.

Filmde İstanbul detaylarıyla çeşitli sürprizlerin olduğunu da söylemezsek olmaz. 1930’lu senelerin İstanbul’u dijital efektlerin de yardımıyla filmde seyirciye aktarılıyor.

2017 Kasım’da vizyona giren bu filmin oyuncu kadrosunda ise Daisy Ridley, Michelle Pfeiffer, Leslie Odom Jr., Derek Jacobi, Josh Gad, Johnny Depp, Judi Dench, Willem Dafoe ve Penelope Cruz gibi isimler bulunuyor.

Keyifli bir zaman geçirmek ve görsel bir şöleni deneyimlemek istiyorsanız IMDB’den 6.8 puan alan bu filme bakabilirsiniz.

Yaşam Şifresi (Source Code)

Türkçe’ye Yaşam Şifresi adıyla çevrilen Source Code -kaynak kodu diye de çevrilebilir- bir tren yolculuğu ve simülasyon dünyayı izleyicilerine sunan son derece orijinal senaryosu bulunan ve temponun bir an eksik olmadığı finaliyle de izleyiciyi şaşırtan oldukça güzel bir yapım.

Film Afganistan’da savaşan Yüzbaşı Colter Stevens’in (Jake Gyllenhaal), bir hız treninde uyanmasıyla başlıyor. Yüzbaşının, burada neden ve nasıl bulunduğuna dair hiçbir fikri yoktur. Trende uyandığında ise karşısında Christina (Michelle Monaghan) isimli bir kadını görür. Tanımadığı bu kadının hareketleri Colter’ı tanıdığını izleyiciye yansıtır. Colter bir anda bulunduğu bu trende neler olduğunu keşfetmeye çalışırken tuvalette aynada kendisinin yerine başkasının yüzünü görünce şoka girer. Zira cüzdanında o esnada sınıf öğretmeni Sean Fentress’in kimliği yer almaktadır.

Tüm bu anormallikler içerisinde bir anda trende patlama meydana gelir. Bu patlamanın ardından Colter kendisini yüksek teknolojili bir yerde bularak ekrandaki üniformalı bir kadın olan Goodwin (Vera Farmiga)’dan bilmesi gereken her şeyi öğrenir.

Colter Chicago’da bir treni bomba ile havaya uçuran ve daha bir sürü kişinin de canına kasteden bir bombacıyı bulmakla görevlendirilmiştir. Bu görevin adı Yaşam Şifresi’dir ve paralel evrende Colter Sean’ın yerine geçebilmektedir. Üstelik Colter’ın bombacının kimliğini üstlerine aktarabilmesi için ise yalnızca 8 dakikası vardır. Her gidiş geliş de yeni bilgilerle karşılaşsa da bir şekilde avı onu atlatmayı başarır.

Elde ettiği bilgiler arttıkça bu korkunç faciayı önleyebilmeye ilişkin inancı daha da artar, tabi zamanlama konusunda “ciddi” bir talihsizlik yaşamazsa.

Film müthiş bir aksiyon ve gerilim temasının üzerine otururken bunu bir tren teması üzerinden seyircisine aktarıyor. Dar mekanda gerilimin olağanüstü derecede yüksek olduğu bu filmin sinemasal olarak çekici tarafı yadsınamayacak düzeyde.

2011 yapımı Source Code IMDB’den ise 7,5 puan aldı.

Hayat Treni (Train de vie)

Hayat Treni filminde, 1941 senesinin bir gecesinde köyün delisi Shlomo Yahudilerle dolu olan köye ani bir şekilde Naziler’in gelmekte olduğunu bildiriyor.

O esnada komşu köylerde bulunan Yahudiler ise çoktan Almanlar tarafından öldürülmüştür. Sıra bu köye gelmiştir ve kimse ne yapacağını bilmemektedir. Tek bildikleri yaşanabilecek bu saldırıya karşı hayatta kalmaya çalışacaklarıdır.

Köydeki herkes o gece Rabbi’nin önderliğinde toplanıp köy halkını kurtaracak en iyi kararı almaya çalışırlar. En garip fikir yine Shlomo’dan gelir. Shlomo’nun düşüncesi Nazileri kandıracak bir tren kurmak ve insanların bir kısmının Nazi subaylarının rolünü oynamaları diğer kısmının ise Yahudileri oynaması şeklinde olacaktır. Bu trenin makinistlerini dahi köylüler oluşturacaktır. Aslında bu hayali bir hayat trenidir onlar için…

2. Dünya Savaşı zamanında vahşetin sürekli olarak arttığı 1941 yılında bir yaşam ışığı bulmaya çalışan köylülerin hayat treninde yolculuğunu izlerseniz bambaşka duygulara kapılacaksınız. Unutmadan film, IMDB’den de 7,7 puan aldı.

Snowpiercer

Snowpiercer Netflix’e yakın zaman önce dizisi çekilen oldukça popüler bir Fransız çizgi romanından uyarlama film. Film Kelly Masterson ve Joon-ho Bong tarafından sinemaya uyarlandı.

Snowiercer’da küresel ısınmaya karşı verilmiş olan mücadele sonrasında buz çağının yaşandığı bir dünyada geçiyor.

Bir tren, yenilenebilir enerji gücüyle durmaksızın dünyayı son sürat dolaşıyor. Yaşamın dışarıda imkansız olduğu dünyada içeridekilerin tek bir şansı var. Kurallara ve hiyerarşiye uymak ve hayatta kalmaya çabalamak.

Hiyerarşi aslında sınıf farklılıklarına işaret ediyor trende. Trenin ilk vagonlarında son derece lüks bir hayat sürülürken kuyruk kısmında ise son derece kötü koşullarda seyahat eden en altta bulunanların isyanıyla filmin başlamasına şahit oluyoruz. Ardından ise film boyunca sürprizlerle bizi karşılayacak bu tren yolculuğunda bir dizi olayla karşılaşıyoruz. Trende geçen bu filmde de sınıfsal farklılıkların işlendiği, aksiyon ve dövüşün bir an olsun eksik olmadığı dünya düzeninde seyirci asıl kurtuluşun nerede olduğunu sorgulama imkanı buluyor.

Film Çek Cumhuriyeti ve Güney Kore Ortak yapımı ve IMDB’den 7,1 puan almış. Kadrosunda ise Tilda Swinton, Chris Evans gibi yıldız isimler yer alıyor.

HABERNEDİYOR.COM / SEZGİN İLHAN ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
16
açık