'Tarihçilerin Kutbu' Halil İnalcık vefatının 6. yılında anılıyor

Osmanlı ve Balkan tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla dünya çapında saygı gören ve "Tarihçilerin Kutbu" olarak isimlendirilen Prof. Dr. Halil İnalcık'ın vefatının üzerinden 6 yıl geçti.

KÜLTÜR-SANAT 26.07.2022, 09:55 26.07.2022, 16:57 Ömer Aksan
'Tarihçilerin Kutbu' Halil İnalcık vefatının 6. yılında anılıyor

Yüz yıllık ömrünün son günlerine kadar üreten ve çalışan İnalcık, ortaya koyduğu ilmi faaliyetlerle yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın da en saygın tarihçilerinden biri oldu.

Babası Kırım göçmeni

Annesi Ayşe Bahriye Hanım ve Babası Kırım göçmenlerinden Seyit Osman Nuri Bey olan Halil İnalcık, 7 Eylül 1916 tarihinde İstanbul'da doğdu.

İlk ve ortaokulu Sivas ve Ankara’da, liseyi ise Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi'nde okuyan İnalcık, lisans eğitimini 1935'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde tamamladı.

1947’de Türk Tarih Kurumu üyesi oldu

Yeniçağ Tarihi Bölümündeki çalışmasıyla Prof. Dr. Fuat Köprülü'nün ilgisini çeken İnalcık, onun önerisi ile ilmi yardımcı pozisyonuyla görevlendirildi.

"Tanzimat ve Bulgar Meselesi" isimli doktora tezini 1942'de tamamlayan İnalcık, 1943'te "Viyana'dan Büyük Ricat'e Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı" isimli teziyle doçent oldu.

Aynı üniversiteden ve Arap Dili ve Edebiyatı Bölümünde okuyan Şevkiye Işıl ile 1945'te evlenen Halil İnalcık'ın, bir de Günhan isminde bir kızı dünyaya geldi.

Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde derslere giren İnalcık, 1947’de Türk Tarih Kurumu üyeliğine seçildi.

Osmanlı tarihine ait kaynakları İngiltere'de araştırdı

1949'da üniversite tarafından İngiltere'ye gönderilen İnalcık, Osmanlı tarihine ait kaynakları burada araştırdı, önemli tarihçilerle tanışma fırsatı yakaladı.

Halil İnalcık, "Viyana Bozgun Yıllarında Osmanlı-Kırım Hanlığı İşbirliği" isimli çalışmasıyla 1952'de profesörlük unvanı aldı.

Princeton, Columbia, Harvard, Pennsylvania üniversitelerinde ziyaretçi profesör olarak derslere giren İnalcık, ABD'de Osmanlı-Türk tarihi araştırmalarına ciddi katkı sağladı.

Chicago’da Osmanlı Tarihi Kürsüsü kurdu

Öğrenci olarak girdiği ve hocalık yaptığı Ankara Üniversitesinden 1972 yılında emekli olan İnalcık, Chicago Üniversitesinde Osmanlı Tarihi Kürsüsü'nü kurdu.

1986'da Chicago Üniversitesinden de emekli olan İnalcık, 1993’te Bilkent Üniversitesinde Tarih Bölümünü kurdu ve 23 sene boyunca yüksek lisans ve doktora öğrencilerine seminerler verdi. Yine 2003 yılında Bilkent’te, Halil İnalcık Center for Ottoman Studies isimli bir merkez kuran Halil İnalcık, beri çeşitli arşivlerden toplamış olduğu defter ve belgelerin kopyalarını, yarım kalmış çalışma metinlerini, bini aşkın ayrı basımı ve materyalleri buraya bağışladı.

İnalcık, iyi seviyede Almanca, İngilizce, Fransızca dışında orta seviyede de Farsa, Arapça ve İtalyanca biliyordu.

Dünyanın sayılı bilim insanlarından biri oldu

Uluslararası şöhrete sahip olan İnalcık, Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezince sosyal bilimler alanında dünyada sayılı 2 bin bilim insanı listesinde gösterilirken Türk, İngiliz, Amerikan, Arnavutluk ve Sırp akademilerine üye seçildi. Çok sayıda nişan ve ödül verilen İnalcık, pek çok üniversiteden de fahri doktora unvanı aldı.

Hali İnalcık, Prof. Suraiya Faroqhi ile beraber E.J. Brill'in yayımladığı "The Ottoman Empire and Its Heritage" (Osmanlı İmparatorluğu ve Mirası) çalışmasının editörlüğünü üstlenirken, 2005’e kadar bu seriden çıkan 38 ciltlik çalışma, Batı dünyasına Osmanlı tarihini tanıtan belli başlı eserlerden biri oldu. 

2002'de İslam Konferansı Teşkilatı tarafından Prof. Dr. Halil İnalcık’a, "Teşekkür Plaketi" ve Kültür Bakanlığı "2002 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü" verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın isteği sonrası özel ulema kabri yapıldı

25 Temmuz 2016'da Halil İnalcık, Ankara'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Bakanlar Kurulu kararıyla birlikte cenazesi, çok sevdiği Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in de türbesinin yer aldığı Fatih Camisi Haziresine defnedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı ile birlikte İnalcık'ın mezarı, geleneksel Osmanlı ulema kabri olarak yapıldı.

Eserleri

Prof. Dr. Halil İnalcık temelde ekonomik ve sosyal tarih, siyasi tarih, kurumlar tarihi, devlet felsefesi ve yapısı, ticaret, hukuk, toplumsal tabakalar, vergi, üretim, bürokrasi, demografik yapı, sentez ve şehir tarihi eserleri çerçevesinde Osmanlı ekonomik ve sosyal tarihini aydınlatmaya yönelik çok sayıda çalışma gerçekleştirdi.

Yayınlanmış yüzlerce makalesi olan İnalcık'ın basılmış kitaplarından bazıları ise şue şekilde:

Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet, Tarihe Düşülen Notlar, Devlet-i Aliyye, Osmanlı İmparatorluğunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, Türklük Müslümanlık ve Osmanlı Mirası,  1445 Tarihli Paşa Livası İcmal Defteri, Osmanlılar ve Haçlılar, The Survey of İstanbul 1455, Osmanlı ve Modern Türkiye, Tanzimat, Kuruluş, Osmanlı'da Devlet, Hukuk, Adalet, Studies in the History of Textiles, İznik Throughout History ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı, Rönesans Avrupası, Has Bağçede Ayş-u Tarab, Osmanlı ve Dünya, Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler, Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600), Adalet Kitabı, Şair ve Patron, Atatürk ve Demokratik Türkiye.

"Seçkin bir tarihçi oldu

İnalcık'ın vefatının 6. yılı sebebiyle açıklamalarda bulunan ünlü tarihçi Prof. Dr. Feridun Emecen, Halil İnalcak'ın, modern Osmanlı tarih yazımı konusunda yalnızca Türkiye'de değil, Türkiye dışında da en önemli isimlerden biri olduğunu ifade etti.

Emecen, Osmanlı tarihi alanında sadece bir döneme yoğunlaşmadan, geniş çerçevede bir bakışı ve sentezi yakalamış olma durumunun, İnalcık'ın en bariz yeteneği olarak ortaya çıktığını söyledi.

Prof. Dr. Emecen, İnalcık'ın yalnızca siyasi tarih değil, daha ziyade, ekonomik ve sosyal tarih sahasında pek çok yeni bilgiyi, yaklaşımı ve açıklamayı ortaya koyarak, seçkin tarihçilerden biri olduğuna dikkat çekti.

Aynı zamanda Prof. Dr. İnalcık'ın, bir asırlık ömrü ve yüzlerce araştırması ile 20. yüzyıla adeta damgasını vurduğunu söyleyen Emecen, şunları aktardı:

"Kendisi, 'Annales' ekolü çerçevesinde tarihçiliğini takdim edip, söz konusu ekolün tarih bakışına yönelik çalışmalar yapmayı daha fazla tercih ederken, klasik tarihçiliğin çizgisini de göz ardı etmemiştir. Esas hedefi; bir söyleşisinde de aktardığı gibi, Batı literatüründe çarpıtılan ve küçümsenen Osmanlı tarihinin önemine dikkat çekmek ve bunu Batılılara da kabul ettirmekti."

Prof. Dr. Emecen, İnalcık'ın, tarihçiliğini "doktriner" değil, "belgelere dayalı, bu belgeleri objektif olarak değerlendirip, tahlil ederek tarihi hakikate ulaşma" şeklinde formüle ettiğini belirterek, "Onun tarihçiliğimize katkıları eserleriyle beraber gelecek nesillere uzanan silinmez ve sarsılmaz belirgin bir iz olma durumunu sürdürecek ve unutulmayacaktır." sözlerini kullandı.

"Çalışkanlığı, azmi ve merakına hayran kalmışımdır"

İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü ve Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Coşkun Yılmaz, Halil İnalcık'ın, tarihçiliğin zirve isimlerinden olduğuna vurgu yaparak sözlerine şöyle devam etti:

"Yalnızca eserleri ve fikirleriyle değil metodolojisiyle de tarihçiliğimizin öncü simalarındandır. Yalnızca siyasi tarih değil, iktisat, kültür ve hukuk tarihi alanında da önemli çalışmalar yapmış, kendisinden sonrakilere yol göstermiş, öncü bir isimdir. Ömrünün son günlerine kadar araştırmaya ve yazmaya devam etmiştir. Heyecanını, bilgiye topluma aktarma ve paylaşma arzusunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. İnalcık Hoca, Osmanlı tarihi ve onun kaynaklarına vakıf, arşiv belgelerine ve kroniklere ciddi önem veren ve kaynaklardan farklı neticeler çıkarmasını bilen, bilgi temelli sağlıklı yorumlarda bulunabilen bir tarihçiydi."

Yılmaz, Osmanlı tarihçiliğinin ABD'de gelişmesine de İnalcık'ın büyük katkısı olduğunu belirterek, "Osmanlı tarihinin dünyada kabul görmesinde ve birçok yanlış tezlerin değişmesinde ciddi bir emeği vardır.” açıklamasını yaptı.

Yılmaz, "Osmanlı tarihi yazılmadan dünya tarihi yazılmaz." fikrinin savunucusu ve ciddi derecede kabul görmesini sağlayan İnalcık'ın, araştırmalarıyla da bu fikrinin öncülüğünü yaptığını söyledi.

İnalcık'ın, Osmanlı tarihinde zirve bir isim olduğu kadar İstanbul tarihi çalışmalarında da çok büyük eserler kaleme almış bir tarihçi olduğuna vurgu yapan Yılmaz, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Osmanlı, İstanbul'un konumlanışı, tarihi gelişimi, iskanı, imarı, dönüşümüyle ilgili tanımlamaları ve İstanbul tarihi araştırmalarının esas kaynaklarındandır. Kendisiyle yaptığımızda sohbetlerimizde azmine, merakına, çalışkanlığına ve yakın bir şekilde yayınları takip edişine hayran kalmışımdır. Bazı eserlerine yönelik takdirleri, 'İstanbul ile ilgili müstakil bir eser kaleme alacağım, senin editörlüğünü yapmanı isterim.' sözleri, gençleri teşvik konusundaki özelliğine de işaret etmektedir."

Yorumlar (0)
28
az bulutlu