Smyrnalıları felakete götüren saldırıların izleri araştırılıyor

İzmir'de, yaklaşık olarak 5 bin senelik geçmişe sahip olan Bayraklı Höyüğü'nde (Eski Smyrna) yürütülen arkeolojik kazılarda, o dönem stratejik konumda olan şehirde meydana gelen savaşlar ve diğer felaketlerin izleri sürülüyor.

KÜLTÜR-SANAT 20.09.2021, 00:17 20.09.2021, 14:44 Koray
Smyrnalıları felakete götüren saldırıların izleri araştırılıyor

Bayraklı ilçesinde bulunan höyükte 1948 senesinde başlayan ve aralıklarla devam eden arkeolojik kazılarda önemli buluntular ortaya çıkarıldı.

Buradaki kazılar, 2014 senesinden itibaren Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Tanrıver başkanlığındaki 70 kişiden oluşan ekipçe yürütülüyor.

Kazı Başkanı Tanrıver, basın mensuplarına, İzmir'de ilk kent yapılanmasının 3 bin sene evvel 'Smyrna' adıyla bugün Bayraklı sınırları içinde kalan bölgede görüldüğünü anımsattı.

Kazılarda elde edilen buluntuların Smyrna'nın millattan önce 7'inci yüzyıldan başlamak kaydıyla 300 yüzyıl boyunca bölgedeki siyasi ve ticari faaliyetin toplandığı bir merkez olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden Tanrıver, bu sebeple de bölgenin birçok yıkım ve saldırıya sahne olduğunu kaydetti.

"Farklı güçlerin başlıca hedefiydi"

Son dönemlerdeki çalışmalarda kentin savunma sistemini öğrenmeye çalıştıklarını belirten Tanrıver, şöyle konuştu:

"Stratejik yönden önemli bir konumda yer alan eski Smyrna, kuşkusuz bölgeyi elinde tutmak isteyen farklı kuvvetlerin başlıca hedefiydi. Bu neticeye varılmasındaki en önemli etken kentin milattan evvel 9'uncu yüzyıldan itibaren güçlü bir sur duvarı ile çevrilmiş olmasıdır. Kentin girişinin hemen yanında çok iyi korunmuş bir kule ortaya çıkardık ve iki sene içerisinde onu daha iyi araştırma şansı bulduk. Şimdi onun çizimlerini tamamladık, proje yapmaya çalışıyoruz. Kısmen restore edip üç boyutlu hale getirirsek bu İzmir'in ve Smyrna'nın tanınması için oldukça önemli bir öğe olacak."

Prof. Dr. Tanrıver, höyükteki kent surunun, sadece çağdaş Geç Hitit yerleşmelerinde benzerlerinin bulunduğuna işaret etti.

"Sur üç kez yıkılmış ve tekrar inşa edilmiş"

Sur sisteminin kimlere karşı inşa edildiği hususunda da farklı varsayımların bulunduğunun altını çizen Tanrıver, araştırmalarda, surun tarih içerisinde üç kez yıkıldığını ve tekrar inşa edildiğini ortaya koyduklarını belirtti.

Bölge halkının milattan evvel 7'inci yüzyılda gittikçe büyüyen Lidya Krallığı'na karşı üçüncü suru inşa ettiğini ifade eden Tanrıver, geçtiğimiz sene yapılan kazılarda ayrıca bir kap içinde Erken Tunç Çağı'na ait gümüş takıların olduğu hazineyi gün yüzüne çıkardıklarını sözlerine ekledi.

















































Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu