Gaziantep’teki Dülük Antik Kenti’nin gizemli sırları ortaya çıkıyor

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın en eski 25 yerleşim yerinden biri olarak gösterilen ve yakın zamanda adını çok fazla duyacağımız Dülük Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarında ulaşılan eserlerin dinler tarihini yeniden şekillendireceği tahmin ediliyor.

KÜLTÜR-SANAT 04.10.2021, 12:39 05.10.2021, 10:05 Aylin Öçsu
Gaziantep’teki Dülük Antik Kenti’nin gizemli sırları ortaya çıkıyor

 Gaziantep'teki insanlık tarihi ile ipuçları bünyesinde barındıran ve çok eski zamanlarda farklı dinlere ev sahipliği yapan bilinen antik kentteki kazı çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.

Antik dönemde ticaret yollarının kesiştiği bir kavşakta bulunduğuna inanılan; Asurlular döneminde Mezopotamya'dan Kilikya'ya, Helenistik ve Roma dönemindeyse Antakya ve Kilikya'dan Zeugma'ya uzanan İpek Yolu'nun güzergahında bulunan Dülük Antik Kenti’nin tarihi binlerce yıl öncesine dayanıyor.

Taş devrinden başlayıp Bakır Çağı’na ve bilinen en eski matematik işlemleri ile bulgulara rastlanan kentte Kaba Taş Devri'nden de izler de yer alıyor.

Tarih boyunca Medler, Hititler, Persler, Asurlular ve İskender imparatorlukları arasında el değiştiren antik kent, bünyesinde bulunan tarihi eserlerden de anlaşılacağı gibi pek çok medeniyetin bilgilerini bugüne taşıyor.

Kentte dünyada bilinen, yer altına inşa edilen Mitras tapınaklarının en büyüğü de  yer alıyor.

Kazılar Almanya ile ortak yürütüldü

Almanya Münster Üniversitesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yürüttüğü iş birliği ile yürütülen kazı çalışmalarının bu yıl bitirilmesi planlanan bölümleri tamamlandı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Engelbert Winter ile yardımcısı Dilek Çobanoğlu, antik kentin bulunduğu Keber Tepe'sindeki kazı çalışmalarına eşlik etti.

Winter, bölgenin tarihinin binlerce yıl öncesine dayandığını MS 10-11. Yüzyıllara kadar hayatın sürdüğünü belirlediklerini, üzerinde çalıştıkları bölgenin Roma İmparatorluğu eyalet olarak yönetildiğini söyledi. 2015’den beri yürütülen çalışmalarda bir hamam yapısı ve arşiv binasının yanı sıra değeri biçilemez bir 4500 yıllık mührü de bulduklarını belirtti.

Hristiyanlık için önemli buluntular var

Erken dönem olarak kabul edilmiş bir kilisenin varlığını da tespit ettiklerini, buranın tarihinin de 4’üncü yüzyıla kadar ulaştığını ifade eden Winter; “Buranın bölge için olan stratejik konumunun farkındayız. Ulaşılan yazılı kaynaklardan öğrendiğimize göre burası bir rahiplik merkeziymiş. Bunun kanıtına da ulaşmak üzereyiz. Kilisenin ayrıca 4’üncü yüzyılda bu kentin sınırları içinde rastlanan en büyük kilise olduğunu da biliyoruz. Hristiyanlık dini için önemli bir yeri olan bu kilisenin bir deprem sonucu yıkıldığını tahmin ediyoruz. Bu kilisenin kalıntılarının o döneme ait çok özel bilgiler vereceğini öğrenebileceğiz” şeklinde konuştu.  

Yaptıkları kazı çalışmalarında ise yine çok büyük bir yapıya rastladıklarını söyleyen Winter, "Yapının henüz ne için inşa edildiğini bilemiyoruz ama dini amaçla kullanılan bir mekan olabileceği konusunda düşüncelerimiz var. Burada plaster bir sütun başlığı bulduk. Çapı 1,7 metre. Bu da bize bu yapının büyüklüğü hakkında bilgi veriyor” açıklamasını yaptı.

  

Winter, üzerinde çalıştıkları antik kentin binlerce yıl boyunca farklı dinlere ev sahipliği yaptığını vurgulayarak , "Dülük bize binlerce yıllık dini merkez olduğunu anlatıyor. Teşhup, Hristiyanlık, İslamiyet, bütün dinler burada vardı. Buradan buranın dini bir merkez olduğunu söyleyebiliriz. Burada bütün bu dönemlerin art arda geldiğini adeta üst üste bindiğini biliyoruz ki arkeolojik veriler de bunu kanıtlıyor" ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
18
açık