9 ustanın el birliğiyle 7 ayda ürettiği bu tespihin eşi de benzeri de yok

Türkiye’nin tespih konusunda usta olan 9 ismi, eşi de benzeri de olmayan bir tespih yapmak için bir araya geldi. 7 ay boyunca el birliğiyle çalışan 9 usta isim, 90 santimetrelik tespih üretti. Tespih sanatçısı ve koleksiyoncu Yusuf Ekşioğlu öncülüğünde başlatılan proje tespih Kastamonu, Erzurum ve Selçuklu izleri taşıyor.  

KÜLTÜR-SANAT 06.02.2022, 17:59 Başak Çetin
9 ustanın el birliğiyle 7 ayda ürettiği bu tespihin eşi de benzeri de yok

Türkiye’nin tespih konusunda ustalaşmış 9 ismi, iş birliği içerisinde 7 ay süren çalışma ile eşi benzeri olmayan bir tespih üretti. 90 santimetre uzunluğunda olan ve Temmuz 2021’de yapımına başlanan tespihin her bir habbesi 22’ye 27 santimetre olarak tasarlandı. 7 ay boyunca çalışan ustaların dileği ise bu emekleri ile 100 sene sonra dahi isimlerinin anılması. 



“Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı sanatçılar çalıştı” 

Tespih üreticisi ve koleksiyoner olan, Türkiye’nin en değerli tespihinin üretilmesi konusunda kollarını sıvayan Yusuf Ekşioğlu, konu hakkında şunları dile getirdi: “6 sene boyunca kendime has tespih koleksiyonu oluşturdum. Bu koleksiyonum gün geçtikçe büyüdü. Sonra da piyasadaki ustaların çalışmalarını takip ettim ve hepsinin ortak noktalarının fazla olduğunu gördüm. Ne yapabiliriz diye düşünürken de aklıma daha önce yapılmamış bir şeyi denemek geldi. Bu proje ile ismimizin 100 sene sonra bile anılacağını düşünerek işe başladık. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı devlet sanatçıları eşi benzeri olmayan bu tespihi üretmek için kolları sıvadı.” 



“Türkiye’nin en değerli 9 ustası bir tespih için çalıştı” 

“Türkiye’nin en değerli 9 tespih ustası bu eser için kollarını sıvadı. Tespihin muhafaza edildiği ahşap kutu ve şövalye kısmı Kastamonulu ustalarımız tarafından üretildi. Bilindiği üzere Kastamonu ilimiz ahşap sanatıyla meşhur bir şehrimizdir. Biz bu hatıramızı ahşap kutuda yaşatmak istedik. Tespihte kullanılan ağaç, ceviz ağacının kök kısmından fırınlanmış halde kullanıldı. Muhafaza kutusunda 3 ustanın imzası bulunuyor. Tespihin yapımında 5 usta, kutu ve şövalyenin yapımında da 4 usta çalıştı. Bu tespih ve saklama araçları toplamda 9 usta tarafından tasarlanmış oldu.” 



“23 ayar kırmızı altından tezhip yapıldı” 

“Temmuz ayında bunu projelendirdik ve işlemine başladık. 30 Ağustos’ta resmi olarak çalışmalara başladık. Ürünümüz, ülkemizde sunumu bu şekilde yapılan ilk tespih oldu. 33 habbeden oluşan tespih klasik bir imameye sahip. Üzerindeki tezhip ise 23 ayar kırmızı altından yapıldı. Tespih üzerinde kullanılan tezhipler ve minyatürlerse tamamen Selçuklu dönemine ait. İmame takımlarının birinde Erzurum’daki çifte minareli medresenin minaresinin motifi diğerinde de Selçuklu hayat ağacının motifi işlenmiş durumda. Kitabe denilen kısımda da Selçukluların hüküm sürdüğü pek çok bölgede kullanılan çift başlı kartal yer alıyor. Bu kartal 3 boyutlu olarak nakşedildi. Ortada bulunan imame takımında Türkiye’de sayılı ustanın yapabildiği iç boşaltma sanatı gerçekleştirildi. Tespih, tek parça halinde ahşabın içine boşaltılarak yapıldı ve görüldüğü gibi içinde bir tane habbe var. Normal şartlarda o habbenin oraya sokulması imkansız ancak sanatkarlarımızın marifeti sayesinde imkansız olan başarıldı.” 

Yorumlar (0)
22
açık