Uzman isimden kene uyarısı: Korunmak için açık renkli ve kapalı kıyafetler giyilmeli

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzman Dr. Osman Kocabıyık, son günlerde sıkça görülen ve ölümlerin yaşandığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsünden korunmak için yapılması gerekenleri açıkladı.

GÜNDEM 21.06.2024, 15:53 Buse Önder
Uzman isimden kene uyarısı: Korunmak için açık renkli ve kapalı kıyafetler giyilmeli

Havaların ani ısınması ve Kurban Bayramı nedeniyle vatandaşların büyükbaş hayvanlarla temasının artmasıyla birlikte yaşandığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış görüldü. Kastamonu gibi kırsal kesimlerde kentlere oranla daha fazla görülmeye başlanan KKKA’ya ilişkin açıklama yapan Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzman Dr. Osman Kocabıyık, vatandaşları keneden korunmaları için uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Kocabıyık, Kastamonu’nun KKKA virüsünün görüldüğü endemik bölgelerden birisi olduğunu belirtti. Bağ, bahçe, tarla, orman, piknik alanları gibi riskli alanlara giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyilmesini gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Kocabıyık, pantolon paçalarını çorap içine sokulması önerisinde bulundu. Kenenin çıkarılmasının profesyonellik gerektirmediğini belirten Uzm. Dr. Kocabıyık, özellikle çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

Kastamonu, hastalığın görüldüğü endemik bölgedir

Kastamonu’nun KKKA virüsünün görüldüğü endemik bir bölge olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Kocabıyık, KKKA’nın genellikle İç Anadolu Bölgesi'nin kuzey kesiminde, Orta Karadeniz Bölgesi'nde ve Doğu Anadolu'nun kuzey kesiminde görüldüğünü anlattı. Kastamonu'nun hastalığın görüldüğü endemik bölge olduğunu yineleyen Uzm. Dr. Kocabıyık, her yıl ilkbahar, yaz ve sonbahar ayları içerisinde kenelerin yoğun olarak bulunduğu mevsimde hastalığın karşılarını çıktığını belirtti. Korunma ve erken tanının çok önemli olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Kocabıyık, hastalığın klinik ve subklinik olarak, halsizlik, yüksek ateş, kırgınlık gibi genel enfeksiyon belirtileriyle başlayıp ileri dönemlerde tüm vücutta ve iç organ kanamalarıyla seyreden ciddi bir hastalığa dönüştüğünü kaydetti. Yaklaşık her 20 kişiden birinde ölümcül olan hastalığın kesin bir tedavisi olmadığının bilgisini veren Uzm. Dr. Kocabıyık, destek tedavisi dedikleri eksilen kan ürünleri yerine konmakta ve organ yetmezliği keşiflerine yönelik ek tedaviler yapıldığını açıkladı. Uzm. Dr. Kocabıyık, “Hastalığa yakalananlara destek amacıyla kan ve kan ürünleri kullanıldığından hastalığın tedavisinde kan bağışının önemini de vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Riskli alanlara giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyilmeli

Keneden korunma yöntemlerine değinen Uzm. Dr. Kocabıyık, bağ, bahçe, tarla, orman, piknik alanları gibi riskli alanlara giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyilmesi gerektiğini aktardı.Bunun yanı sıra pantolon paçalarının da çorap içine sokulması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Kocabıyık, riskli alanlardan döndükten sonra kene olup olmadığını görmek için vücudun ve elbisenin her yerine dikkatlice bakılması gerektiğini ifade etti. Uzm. Dr. Kocabıyık, “Vücudunuzu özellikle diz arkası, koltuk altları, kulak arkası, ense, saç dipleri ve kasıklar dahil kendiniz veya bir başkası tarafınca kontrol edilmelidir” diye konuştu.

Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır

Kene çıkarmanın profesyonellik gerektirmediğine işaret eden Uzm. Dr. Kocabıyık, kenenin ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağını hatırlattı. Çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, cımbız, eldiven) çıkarılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Kocabıyık, keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi yağlı maddeler dökmenin kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmaması ferektiğini belirtti. Çünkü bu maddelerin kenenin kusmasına sebebiyet vereceğini anlatan Uzm. Dr. Kocabıyık, hastalık bulaştırma riskini artırdığına vurgu yaptı. Kişinin keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Kocabıyık, hastalığa yakalanan 4 kişiden birinde kene tutma öyküsü olmamakla birlikte hayvanların üzerindeki keneye, hayvanların kan ve idrarına çıplak elle dokunma öyküsü mevcut olduğunu dile getirdi. Bu nedenle hayvancılık ile uğraşanların hayvanların üzerindeki keneleri çıplak elle patlatma, ezme tarzında temizlik yapmamasının önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Kocabıyık, “Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar (0)