"Putin'e 'Esed devlet terörü estiriyor' dedim!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin'deki Libya zirvesinin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İdlib meselesini görüştüklerini belirterek, "Ben kendisine şunu söyledim: 'Bunlara terörist diyorsunuz da Esed devlet terörü estiriyor. Bu adam yüz binlerce insan öldürdü ve hala şu anda İdlib'de bombalar yağdırılıyor.' Tabii bunu kabul edemiyor." dedi.

GÜNDEM 20.01.2020, 15:03 20.01.2020, 15:55 Oğuzhan Sabuncu
"Putin'e 'Esed devlet terörü estiriyor' dedim!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Libya Konferansı'nın dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Libya Konferansı'ndan çıkan karara ilişkin Erdoğan, "Libya'da siyasi çözüm çabalarımızın bir parçası olarak Berlin'de düzenlenen Libya zirvesine katıldık. 55 maddelik zirve bildirgesini kabul ettik. Burada Birleşmiş Milletler çatısı altında bir yol haritası bulunuyor. Bizim Sayın Putin ile birlikte çağrısını yaptığımız ateşkese uyulması halinde siyasi sürecin de önü açılacaktır. Zirvede aldığımız kararlar çerçevesinde Sarrac ve Hafter tarafından 5’er kişinin katılacağı askeri komite önümüzdeki birkaç gün içinde toplanacak. Buradaki kilit nokta Hafter’in saldırgan tutumunu sonlandırmasıdır. Nisan’dan bu yana tüm anlaşmaları ihlal eden ve meşru hükümete saldıran özellikle Hafter taraftarlarıdır. Toplantıda bu konuyu açıkça dile getirdim. Tabii kimse itiraz edemedi." şeklinde konuştu.

"Meşru hükümetin yanında durmaya devam edeceğiz"

Erdoğan, Türkiye'nin Libya'da attığı adımların ülkede barış ortamı oluşturulması için çok önemli olduğuna değinerek, "Gerçek şu ki bizim Libya konusunda attığımız adımlar sürece bir denge getirdi ve ateşkes zemini oluştu. Hem sahada hem de masada pozisyonunuzu güçlü tutarak siyasi sürece destek olmaya devam edeceğiz. Libya'da Türkiye'nin mevcudiyeti barış umutlarını artırmıştır. Biz Libya'da terörle mücadele kisvesi altında ne tür oyunların oynandığını da görüyoruz. Buna karşı meşru hükümetinin yanında durmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede gerekli mesajları kendisiyle paylaştım"

Berlin'de bulunduğu temaslara ilişkin Erdoğan, "Libya’nın yanı sıra bugün hem Sayın Putin ile görüşmemde hem de zirvede İdlib konusunu gündeme getirme fırsatını buldum. Bu arada Sarrac ile bir görüşmem oldu. Cezayir Cumhurbaşkanı Sayın Abdulmecid Tebbun ile de bir görüşme yaptık. Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede de gerekli mesajları kendisiyle paylaştım. Sayın Putin’le gerek Moskova’daki gerekse ondan sonraki süreçte bunları çok açık net değerlendirme fırsatını bulduk. Bu sürece olan yaklaşımı bazı gerçekleri görmesini bakımından lehte oldu." diye konuştu. 

"Hafter'in metinlere imza atmaması manidar"

Erdoğan, Libya Ulusal Ordusu lideri darbeci General Halife Hafter'in Libya Konferansı'na katılımına ilişkin, "Ancak tabii Hafter’in şu ana kadar, ayrıldığımız zamana kadar metinlere imza atmaması manidardır. Hepsi sözdedir ve ben de kendilerine atalarımızın o sözü ile bir hatırlatmada bulundum: 'Söz uçar yazı kalır' dedim. Bunun imza ile teyit edilmesi gerekir dedik. Fakat tüm bunlara rağmen imza altına alınamadı. Olay tamamen sözlü olarak bütün katılımcıların şahit olması ile o şekilde kalmış oldu. İnşallah neticesi hayırlı olur." değerlendirmesinde bulundu.

"Libya'ya sadece eğitmen olarak kadro gönderdik"

Libya'ya askerî güç değil eğitmen gönderildiğini kaydeden Erdoğan, "Şu an itibarıyla bize “Niçin şunu yaptınız?” sorusunu pek soramıyorlar. En çok ve en ileri sordukları soru “Bundan sonra buraya siz askeri güç gönderecek misiniz?” Bizim de onlara verdiğimiz cevap şu oldu; “Biz buraya şu anda askeri güç göndermiyoruz. Biz sadece eğitmen olarak, eğitici olarak buraya bir kadro gönderdik o kadar. Bunlar da orada eğitim yaptılar. Ama öbür tarafta Wagner burada 2 bin 500 güvenlik gücü ile var. Onları niçin masaya yatırmıyorsunuz? Böyle söyleyince ona da bir şey diyemiyorlar. Kaldı ki sadece Wagner değil, mesela orada Sudan'dan 5 bin civarında asker var. Bunun yanında Çad’dan var, Nijer’den var. Malum Abu Dabi yönetimi nereden bulursa alıyor. Hakeza Mısır'da bu tür askeri güçler az değildir." dedi. 

"Libya halkının huzuru bizim için çok önemli"

Erdoğan, Libya'daki güçlerle temasların yasallığına konferansta da değinildiğini aktararak, "Sarrac, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kabul ettiği bir liderdir. Hafter’in böyle bir özelliği yok. Bununla ilgili de özellikle Merkel hiçbir aksi bir ifade kullanmadı. Tablo böyle olunca, bizi oraya davet eden meşru bir hükümetin başı, diğeri ise gayrimeşru. Gayrimeşru bir kişinin davetine icabet edenler mi bizim için önem arz eder, yoksa meşru bir yönetimin davetine icabet eden mi? Biz meşru olanı yaptığımıza göre atılması gereken adımlar da yeri geldiği zaman rahatlıkla atılabilir ve bu konuda bizim önümüz açık. Kaldı ki biz burada önemli bir adım daha attık. Nedir o? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bununla ilgili yasal düzenleme yaparak bunu da geçirdik. Sayın Putin’e soruyorum, onlarda böyle bir şey söz konusu değil. Biz işin yasal sürecini de en ideal şekilde yapmışız ve adımlarımızı da buna göre atmışız. Dolayısıyla bu adımların neticesini de biz Libya’da göreceğiz. Libya halkının huzuru bizim için çok çok önemli." dedi.

"Putin ile etraflıca İdlib'i konuştuk"

Berlin Konferansı'nda sadece Libya hakkında konuşulmadığını, temaslar sırasında Suriye hakkında konuşma fırsatının da bulunduğunu belirten Erdoğan, "Sayın Putin ile etraflıca uzun uzadıya İdlib'i konuştuk. Kendisine durumu anlattık. Kendisi de 'İlgili arkadaşlarımız dışişleri, savunma, istihbarat bu ilişkilerini süratle devam ettirsinler' dedi. Onlar şimdi 'kendilerinin canını yaktığını söyledikleri' bizim ise 'ılımlı muhalif' olarak baktığımız kişilere terörist olarak bakıyorlar. Ben kendisine şunu söyledim: 'Bunlara terörist diyorsunuz da Esed devlet terörü estiriyor. Bu adam yüz binlerce insan öldürdü ve hala şu anda İdlib’de bombalar yağdırılıyor' Tabii bunu kabul edemiyor." diye konuştu.

"Bir ülkenin istihbaratı onun en önemli köşe taşıdır"

Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı aracılığıyla Rusya, Suriye ve İran'la da temasa geçilmesine ilişkin, "İstihbarat noktasında Hakan Bey'in gerek Rusya tarafıyla gerek Suriye tarafıyla gerek İran tarafıyla, oralardaki muhatapları ile ilişkileri de şu ana kadar başarılı bir şekilde devam etmiştir. Şimdi İran’da yeni bir istihbaratçı göreve geldi. Onunla da henüz daha görüşmeye başladığını zannetmiyorum Hakan Bey’in ama bugünlerde onunla da ilişkilerini geliştirecektir. Böylece bizim etrafımızdaki ülkelerle olan bu tür bağlarda Hakan Bey bu süreci zaten başarılı şekilde devam ettirmektedir. Gerekse uzak ülkelerle, Amerika'sına varıncaya kadar, bütün bunlarla olan bağlar da sürmektedir. Ki malum bir ülkenin istihbaratı zaten onun en önemli köşe taşıdır. Bunu da ne kadar başarılı sürdürürse o kadar ülke güçlü olarak yoluna devam eder." ifadelerini kullandı. 

"Kaddafi ile bu konuyu görüşmüş, konuşmuştuk"

Libya'yla yapılan mutabakata ilişkin Erdoğan, "Biz bu işi Kaddafi döneminde bitirmiştik. Tabii Kaddafi’nin ömrü buna yetmedi. Şimdi Baykal’ı buraya getiren de tabii aslında Kıbrıs Barış Harekâtı. Kaddafi ile bu konuyu görüşmüş, konuşmuştuk ve Türkiye-Libya arasında daha geniş kapsamlı deniz araştırmaları üzerinde bir anlaşmayı imzalıyorduk ama ömrü vefa etmedi. Eğer o dönemde bu imzaları atabilseydik, şimdi bu kavgaları belki de yapmayacaktık. Öyle veya böyle şu anda Sarrac ile geç de olsa bu adımı atmış olduk." dedi.

Yorumlar (0)
10°
açık