Patrona kötü haber: Yargıtay’dan emsal mazeret izni kararı!

Yargıtay'dan milyonlarca işçiyi ilgilendiren emsal bir karar çıktı. Birkaç saat mazeret izni kullanmak isteyen bir işçi, patronuna başvurdu. İşçiye, patronu olumsuz yanıt verince işçi bir kez daha izin istediğini dile getirdi. Ancak işçinin ikinci kez tekrarlaması üzerine patronu 'Git ve bir daha da işyerine gelme' sözüyle karşılık verdi. Bu şekilde işine son verilen işçi, konuyu hakkını aramak için Yargıtay’a taşıdı. O davada milyonlarca işçiyi ilgilendiren emsal bir karar çıktı. İşte detaylar…

GÜNDEM 09.06.2022, 16:27 12.06.2022, 10:02 Kübra Özgü
Patrona kötü haber: Yargıtay’dan emsal mazeret izni kararı!

Tam beş yıldır aynı şirkette çalışan bir işçi, kız kardeşinin doğum yaptığı haberi gelince patrondan birkaç saatlik mazeret izni istedi. Patrondan ise bu talebe olumsuz yanıt geldi. İşverenin mazeret izini vermemesi üzerine işçi yine de gitmekte ısrar edince patronu 'Git ve bir daha da işyerine gelme' dedi. Böylece işten kovulan o işçi, tazminat talebi de karşılanmayınca soluğu duruca İş Mahkemesi'nde aldı. Davacı olan işçi; iş sözleşmesini, işverenin haksız, bildirimsiz ve nedensiz olarak sonlandırıldığını iddia edip, ihbar ve kıdem tazminatları ile fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ulusal bayramla genel tatil ücreti alacaklarının tahsil edilmesini talep etti. Bu durum karşısında davalı ona şirket sahibi de davacı aleyhinde devamsızlık tutanağı tutuğunu, davacının herhangi bir alacağının ve hakkının bulunmadığını savundu ve davanın reddini talep etti. İş Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul edilmesine karar verildi. Karara ilişkin davalı şirket avukatının temyiz istemesi üzerine devreye Yargıtay 9. Hukuk dairesi girdi.

Yargıtay’dan işçiye mazeret izni vermeyen patrona emsal karar!

Temyize giden davada Yargıtay 9. Hukuk dairesi, emsal olacak bir karara imza attı ve işçiye, 'bir daha işe gelme' demenin işveren tarafından fesih sayılacağına hükmetti. Kararda yer alan ifadeler şu şekilde: "Davacı iççi işyerinde çalıştığı esnada, kardeşinin sezaryen ile doğuma alındığı haberi gelmesi üzerine işten erken çıkmak için işverenden izin istediği anlaşılmıştır. İşyerindeki yetkili kişinin de iki saat sonra çıkabileceğini ifade ettiği, davacının ise hemen çıkmak isteğini tekrarlaması üzerine 'sen bilirsin git o zaman ve bir daha da işe gelme' diyerek işyerinden çıkarıldığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/4. maddesine göre, işverenin vekili olan kişi işçilere karşı yükümlülük ve işlerden direkt işverenin sorumlu bulunduğu kurala bağlanmış durumda olup, davalı işverenin yaşanan bu olayın ardından işyeri yetkilisinin sergilediği eyleminin kabul görmediğini ifade eder şekilde işçinin derhal işe başlaması için herhangi bir çağrıda bulunmadığı ortaya çıkmaktadır. İşverenin, işyerini idare ve sevk eden yetkili kişi olarak çalışan kişinin bu eylemini benimsemiş olduğu kabul edilmelidir. Nitekim davacı olan işçi, ihtarname düzenleyerek, kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren ise daha sonra düzenlediği ihtarname ile iş sözleşmesinin feshedilmediğini ifade etmiştir. Davacı işçi, somut uyuşmazlıkta, mazerete dayalı olan birkaç saatlik mazeret izin talebinin karşılanmamasının üzerine yine de neden erken çıkmak istediğini işverene açıklayınca bir daha işe gelmemesi gerektiği söylenmiş olup, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği anlaşılmak ile birlikte davacının kıdem ve ihbar tazminatına da hak kazandığı kabul edilmektedir. Mahkeme tarafından her iki tazminat talebinin de kabulü için gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı zorunlu kılmıştır. Mahkeme oy birliği ile kararının bozulmasına karar verilmiştir."

Yorumlar (0)
18
parçalı az bulutlu