MHP Lideri Devlet Bahçeli: 'Türkiye'nin gündeminde erken seçim yoktur'

Partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuşma yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, erken seçim iddialarına yanıt verdi ve “CHP’nin, erken seçim talebi sahibinin sesi, melanetin sözüdür. Türk devleti ve milleti, böyle bir tuzağa asla düşmeyecektir.” sözlerini kullandı.

GÜNDEM 01.06.2021, 13:08 02.06.2021, 09:51 Ömer Aksan
MHP Lideri Devlet Bahçeli: 'Türkiye'nin gündeminde erken seçim yoktur'

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşma yapan Bahçeli, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

“Teşkilatımız dengelidir, diridir”

Parti il başkanlarıyla 27 Mayıs Ülkücü Şehitleri Anma Günü'nde özlem giderdiklerini anlatan Bahçeli, daha sonra Merkez Disiplin Kurulu ile Merkez Yönetim Kurulu’nun ortak toplantısını yaptıklarını aktardı. Ardından belediye başkanlarıyla bir araya geldiklerini ifade eden Bahçeli, içinde oldukları siyasi atmosferi ve belediyelerin meselelerini ele aldıklarını kaydetti ve “Parti teşkilatlarımız dengelidir, diridir. Yurdun her köşesinde dava mücadelesini heyecanla, şevkle ve inanmışlıkla ifa etmektedir” açıklamasını yaptı.

Partisinin yetkili kurullarının faaliyetlerini istikrar ve azimle sürdürdüğüne dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi:

"Kalpleri mühürlü olanlar bunları görmese de çabalıyoruz, çalışıyoruz, milletimize hizmette canımızı dişimize takmak için uğraşıyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi, ilk başta ülkem ve milletim, ardından partim ve ben şiarıyla bir duruş göstermektedir. Bizler istiklal için birlik olalım istiyoruz. Diliyoruz ki, istikbalimiz için dirlik içinde birlikte hareket edelim. Sonucunda diyoruz ki, kazanan Türkiye olsun, kazançlı çıkan da Türk milleti olsun. Ne gidilecek bir yerimiz ne de terk edilecek bir toprağımız, ne sırt dönülecek bir insanımız ne de sırça köşklere kurban edilecek bir ülkemiz vardır. Bizler geleceğe umutla bakıyoruz, yaşananları ufuk derinliğiyle kavrıyoruz. Türkiye'nin hakkını ve milletinin haysiyetini gözetmeyen her tertibe, teklife, teşebbüse, tefrikaya kapalıyız, karşıyız. Duymayan varsa tekrar söyleyelim, bu ülkeyi biz karşılıksız sevdik. Bu milleti biz, canımızdan aziz bildik. Bu cennet vatanı bizler, namus belledik."

“Öldük, bittik, mahvolduk teranelerine hapsolanlar…”

Milliyetçi Hareket Partisi olarak kendilerine güvendiklerini söyleyen Devlet Bahçeli, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Öldük, tükendik, bittik, mahvolduk, bizden artık bir şey olmaz teranelerine hapsolan çevrelerin Türk milletiyle ilgili sıkıntıları olduğunu fark etmek ve deşifre etmek gerekir. Bugünkü siyasi panoramadan bakıldığında zillet ittifakının çatısında buluşan partilerin içinde bulundukları zaaf ve açmazların arka planında objektif bir gözle bakıldığında bu tespitimizin yattığı görülecektir. Siyasi mücadelenin bir ahlakı olması gerekir. Siyasi mücadele mertçe, dürüstçe yapılmalıdır. Tarihin her döneminde, hedefe giden her yolu mübah görenler, tehlike arz eden iş birliği içine girmekten kaçınmamışlardır. Çünkü onların, fikir ve fiilleri kör, fazilet ve ferasetleri kurudur. İlkesiz insanların bağımsız bir iradesi olamaz. İradesi esir düşenler için ise ülke ve ülkü diye bir amacın esamesi okunamaz. Bu tipler, gelene ağam gidene paşam diyecek kadar çıkarlarına düşkündür.”

"Atatürk'e düşmanlık etmek, vatana ihanete hizmettir"

Son günlerde gündemi meşgul eden ve İmam Demirkan'ın, Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği iddialarına ilişkin de konuşan Bahçeli, “Mustafa Kemal Atatürk, bizim birliğimiz ve beraberliğimizdir. Atatürk’e düşmanlık etmek, vatana ihanete hizmet etmektir. Bu, ülkemizin huzur ortamıyla oynamaktır ve provokasyondur. Atatürk’e ihanet eden kişiler daha çok Müslüman olduklarını mı düşünüyorlar? Bu kişilerin maksatları derinlemesine araştırılmalıdır. Bunların gizli FETÖ’cü olup olmadığı incelenmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Zillet partileri, zalimlerin elindeki yedili kozdur”

Millet İttifakı’na ilişkin eleştirilerde bulunan Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:

“Zillet partileri, bırakın kağıttan kaplan olmalarını bunlar, zalimlerin elindeki yedili kozdur. Bunların ikbal kaygıları her şeyin üstündedir. Yeter ki ağızlarına bir parmak bal sürülsün, o zaman her yeri içi boşaltılacak bir arı kovanı diye düşünürler. Kapanın üzerinde peynir görseler, akara kokara bakmadan midelerine girecek lokmanın peşinden giderler. Bunlar sinek gibidirler, hemen pekmezciyi tanırlar. Kümesi çok iyi bilir diye tilkiyi bekçi yaparlar. Gavurun ekmeğini yediklerinde kılıcını sallarlar. Bunların nazarında eğilip diz çökmekle onur gitmez, etek öpmekle dudak kirlenmez. Bunlar çobanla bir olup kuzuyu yerler, ardından dönüp sahibiyle yas tutarlar. Hz. Ali'nin katili İbn-i Mülcem gibi bunlar iki yüzlüdürler. Mescid-i Dırar'ın müdavimleri kadar fitnecidirler. Suret-i haktan gibi görünseler de aslında siret-i hakikatleri felakettir. İşte Türkiye böyle bir muhalefet yozlaşmasına alarm verici derecede maruzdur."

“Türkiye’yi köşeye sıkıştırma operasyonları şiddet kazanmıştır”

Amerika’nın, Körfez ülkeleriyle birlikte hain bir senaryo üzerine çalıştıklarına yönelik iddiaların gündeme düştüğünü dile getiren Bahçeli "İsrail’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar Türkiye’nin bölgesel yükselişini engellemeyi, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmayı, amaçlayanların örtülü operasyonları, görüldüğü kadarıyla son dönemde şiddet ve yoğunluk kazanmıştır. Kılıçdaroğlu ve yandaşları bu örtülü operasyonların siyasi ayağıdır." açıklamasını yaptı.

15 Temmuz’da, Türkiye’ye karşı düşmanca bağlantıları bulunan ülkelerin, zillete yatırım yaptıklarına yönelik şüphelerin, bir vehmin neticesi değil, tedbirli olunmasını gerektiren bir tespitin yansıması olduğunu kaydetti. "Biden’ın gazına gelen, kanlı teknesine binen Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin, erken seçim talebi sahibinin sesi, melanetin sözüdür." sözlerine yer veren Bahçeli, Türkiye’nin, böyle bir tuzağa asla düşmeyeceğini aktardı ve Türkiye’nin büyümesini, toparlanmasını çekemeyen kesimlerin değirmenine su taşıyanların vebal altında olduğunu ifade etti.

“Belli ki Kılıçdaroğlu’nun acelesi var”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçime gidilmesi talebini hatırlatan Bahçeli, şunları aktardı:

"Belli ki bir acelesi var ya da aldığı talimatın süresi dolduğu için şu an telaş içinde. Daha da çirkef bir şekilde 'milletten korkulur mu?' diye soru yöneltiyor. Asıl demokrasi kaçakçısının, asıl korkanın, milli irade kalpazanın bizzat kendi zihniyeti olduğunu unutmuş gibi görünüyor. Desteksiz sallayan Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasaya ilişkin referandum yerine, seçimlerin yapılıp yapılmamasına ilişkin referandumdan söz ediyor. Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağı olarak mafyayı gören Kemal Kılıçdaroğlu, bir yalan makinesi olmakla yetinmiyor, organize suç örgütlerinin nefesi, neşesi, Türk devletinin düşmanlarının nesnesi olduğunu göremiyor. Kılıçdaroğlu kimseye masal atlatmasın, ruh ikizi haline gelen mafyaya dönüp baksın. Bizim mafyayla ortak olduğumuzu iddia etmek bir saptırmadır. Ama mafyanın CHP’ye, tetikçi köşe yazarlarına, boyalı medyaya nasıl nüfuz ettiğini duymayan, bilmeyen ve görmeyen kalmamıştır." dedi.

“Türkiye’nin gündeminde erken seçim yoktur”

Erken seçim iddialarına ilişkin de konuşan Bahçeli, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçim talebi, kimlerin, hangi karanlık mahfillerin siparişi ve talebidir? FETÖ'cülerin 6 ay içinde Kılıçdaroğlu’nun iktidarından söz etmeleri, bir anda mayısın ilk haftasından sonra hükümeti hedef alan iftira kampanyaları, son dönemdeki erken seçim zorlamasıyla yakından ilişkilidir." açıklamasını yaptı ve şunları söyledi:

"CHP öyle bir hale gelmiştir ki, düğüne götürseniz zurna beğenmez, hamama götürseniz kurna beğenmezler. Zehirli mantar gibi bütün dedikoduların çevresinde biterler. Bunlar tek ayaküstünde kırk yalan söylerler. Sayın Kılıçdaroğlu, fazla celallenme, heveslenme, zorlama hesap hatası yapma, Türkiye’nin erken seçim gündemi yoktur, bunu kiralık aklından çıkarma. İP’in başkanıyla beraber emperyalizmin reklam yüzü olma, Türk milletini ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışma. Cumhur İttifakı’nın iradesi nettir, Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi 2023’ün Haziran ayında gerçekleştirilecektir. Bugünden sonra seçimlere 754 gün kalmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu, sabret ve sonra da seyret; milletin zilletle göreceği hesaba 2 yıl 24 günlük süre vardır. CHP’ye tavsiyem, ekin tohumun hasını, çekmeyin yiyecek yasını. 'Mutfakta yangın var' diye bağırıp durmayın, burada yanan sizin kendi iradenizdir, yangın yeri haline gelen sizin izansız ve imtiyazlı siyasetinizdir. Türkiye ekonomisinin 2021’in ilk çeyreğinde yüzde 7 büyümesini, bu vahim fırtınadan çıkma başarısı gösterdiğini kabul edin. Tabii ki şu gerçeğin de ayrıca farkındayız. Kafasının içi şeytanlaşmış olanlara doğruyu göstermek, doğruyu anlatmak yüzerken terlemek gibidir. Olsun, biz terlemeye de hazırız, çünkü yanlışa teslim edilecek ya da zillete rehin verecek bir vatanımız, ülkemiz, geleceğimi ve milletimiz kesinlikle yoktur. 'Var' diyenlerin de ayrıca alınlarını karışlarız, pejmürde yakalarından tutarız, hesabı da mahşere bırakmayız."

Yorumlar (0)
22
açık