Kılıçdaroğlu: “Ülkenin gençleri sosyal medya kullanırken korkuyorsa sorun vardır”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Çorum’da bir araya geldiği Kanaat Önderlerine yaptığı konuşmada, “İki kırmızı çizgimiz var. Bayrağıyla sorunu olmayan, vatanı ile sorunu olmayan herkesle kucaklaşacağız. Bayrağımız ve vatanımız için yeri geldiğinde canımızı vereceğiz.” İfadelerini kullandı.

GÜNDEM 26.08.2021, 16:07 27.08.2021, 16:08 Başak Çetin
Kılıçdaroğlu: “Ülkenin gençleri sosyal medya kullanırken korkuyorsa sorun vardır”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum’da bir mekanda düzenlenen “Kanaat Önderleri Buluşması’na” katıldı. Oda ve dernek başkanları, STK temsilcileri ve muhtarlarla bir araya gelen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışı getireceklerini, bir dönemi kapatacaklarını belirtti.

“Hesap veren siyaset anlayışı istiyoruz”

Kılıçdaroğlu: “Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışı getireceğiz. Bir dönemi kapatacağız. Ahlaklı, vatandaşını kucaklayan, hesap veren, kimseyi kimliği ve inancından ötürü ötekileştirmeyen bir siyaset anlayışını getirmek istiyoruz. Alın teri dökenlerin, helal yoldan kazananların yanındayız. Bizim iki ayrı çizgimiz var. Bayrağıyla sorunu olmayan, ‘Bayrak ve vatan bizim vazgeçilmezimizdir.’ diyen, Vatanıyla sorunu olmayan herkesle kucaklaşacağız. Bayrağımız ve vatanımız için yeri geldiğinde canımızı vereceğiz. Dolayısıyla yeni bir siyaset anlayışı getireceğiz. Düzgün bir siyaset anlayışı getireceğiz. Bunu yapmak zorundayız.”



“Türkiye’nin nasıl yönetileceği Anayasa’da belirlenmiştir”

Kılıçdaroğlu: “Türkiye’nin nasıl yönetileceği, siyaset kurumunun nasıl işleyeceği Anayasa’nın 5’inci maddesinde belirtilmiştir. Devlet bakidir, devlet kalıcıdır. Devleti yöneten siyaset ise geçicidir. Devleti yönetmek üzere siyaset kurumuna yetkiyi millet verir, sandığa gider ve der ki ‘X partisi gelsin.’. Fakat o parti devleti bu Anayasa’ya göre yönetmek durumundadır. Devletimiz bu kurallara göre yönetiliyor mu? 5’inci madde, ‘Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü koruyacaktır. Devleti yöneten siyasi irade Türk milletinin bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruyacaktır. Devleti yöneten siyasi irade, Türk milletinin bütünlüğünü ve bağımsızlığını korur.’ Peki bağımsızlık nedir? İki anlamı vardır: siyasi bağımsızlık ve ekonomik bağımsızlık. Ekonomik bağımsızlığını koruyamazsanız siyasi bağımsızlığını da koruyamazsınız. O nedenle Gazi Mustafa Kemal’in iki temel ilkesi vardır: ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.’.”

Kılıçdaroğlu: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Bayrağımın altında özgürce yaşayacağım, hiçbir gölgeyi kabul etmiyorum.’ diyor. Savaş meydanlarında kazanılan zaferler ne kadar büyük olursa olsun ekonomik zaferlerle perçinlenmezse siyasi bağımsızlığınızı koruyamazsınız. O nedenle Mustafa Kemal ve arkadaşları, ekonomik ve siyasi bağımsızlığı beraber düşünmüşlerdir. Bunu niçin ifade ediyorum? Şunun için: Eğer biz 83 milyon olarak Londra’daki bir avuç tefeciye mahkum edilmişsek ve onlardan para gelmezse, Türkiye’yi yönetemiyorsak, biz dünyanın faizini onlara ödüyorsak, ekonomik bağımsızlığımız tehlikededir. Siyasi bağımsızlığımızda sorun olmasa da ekonomik bağımsızlığımız tehlikededir. Bu sebeple ekonomisi güçlü olan devletler dünyada her zaman söz sahibi olur. Görevimiz, ekonomiyi daha güçlü hale getirmektir.”



“Demokrasi kavramını büyütmemiz lazım”

Kılıçdaroğlu: “Anayasa’da devleti yönetmek üzere halk tarafından görevlendirilen siyasi parti, cumhuriyeti ve demokrasiyi korumakla görevlendirir. Peki demokrasiyi koruyor muyuz? Demokrasinin önemini hepimiz biliyoruz. Demokrasi, halkın iradesine saygı göstermek demektir. Herkesin düşüncesini özgürce ifade etmesi demektir. Aynı zamanda demokrasi can ve mal güvenliğidir de. ‘Benim malıma birisi çökerse ben soluğu mahkemede bulurum nasıl olsa Ankara’da halimler var.’ demektir. Yargının iradesi parayla satın alınamaz, demektir. Siyasi gücün yargı üzerine hegemonyası yok, demektir. Medyada ve basında özgürlük var, demektir. Böyle bir demokrasi bizde var mı? Eğer bu ülkenin gençleri sosyal medya kullandığında ‘Başıma bir bela gelir.’ diye korkuyorsa burada bir sorun var demektir. Bunu beraber düşünmek zorundayız. Bu işin partisi yoktur. Demokrasiyi ben de savunacağım. Benim gibi düşünmeyen de savunacak. Ben de konuşacağım, benim gibi düşünmeyen de konuşacak. ‘Sadece ben konuşacağım, kimse konuşmayacak.’ demek demokrasi demek değildir. Demokrasi kavramını büyütmemiz lazım.”

“Milletin yüzü gülmüyor”

Kılıçdaroğlu: “Anayasa’ya göre iktidar, toplumun huzurunu, refahını ve mutluluğunu sağlamak zorundadır. Milletin yüzü gülmüyor. Sanayici, önünü göremiyor. Çiftçi, ektiğinin karşılığını alamıyor. Neden? Bütün bunları düşündüğümüz zaman, devleti anayasal kurallara göre yönetmesi gereken siyasi iktidar bu toplumu mutlu kıldı mı? Toplumun refah düzeyini yükseltti mi? Mutlu bir toplum yaptı mı? Allah aşkına şunu bir düşünün: Bundan 20-30 sene önce kimse kimsenin kimliğini sormazdı. Şimdi komşumuzun bile kimliğini soruyoruz. Komşumuzun inancını soruyoruz. Türkiye ne hale geldi? Bunları aşmak zorundayız. Biz, büyümek zorundayız. Bakın uluslararası mutluluk endeksi yayınlanmış. 150 ülke arasında 104’üncü ülkeyiz. Kimsenin yüzü gülmüyor. Parası olanın da yüzü gülmüyor, sanayicinin de çiftçinin de işsizin de. Üniversiteden mezun olmuş, iki çocuğu var ama iş bulamıyor. Cebinde parası olması da fark etmiyor."

Yorumlar (0)
14
açık