İstanbul'u kana bulayacak şüphelilerle ilgili iddianame tamamlandı

Geçtiğimiz 28 Nisan tarihinde 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda ağırlığı 5 kilogramı bulan 6 plastik patlayıcı maddenin ele geçirilmesi ile ilgili yapılan soruşturmada tutuklu yargılanan 3 şüpheli için 4 yıldan 39,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle düzenlenen iddianame hazırlandı.

GÜNDEM 29.09.2021, 13:41 Aylin Öçsu
İstanbul'u kana bulayacak şüphelilerle ilgili iddianame tamamlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından günlerdir hazırlanan iddianamede, emniyet güçlerinin yaptığı rutin çalışmalar esnasında Altıntepsi Mahallesi’ne taksiyle gelen ve şüpheli tavırları ile dikkat çeken 2 kişiden Ramazan Arslan olduğu öğrenilen kişinin elindeki siyah spor çanta ile polislerden kaçtığı anlara yer verildi. Takip sonucunda Arslan’ın çantayı Yeni Sokak’ta atarak kaçmaya çalıştığı, yakalandıktan sonra da çantadan sigara kutuları ile birlikte işlevi henüz belirlenemeyen sert metal bir parça çıktığı belirtildi.

 Kovalamaca esnasında otogar yönüne doğru giden İbrahim Zal’ın da bir otobüste yakalandığı bilgisine yer verilen iddianamede, çantayı teslim alacak diğer şüpheli Yaşar Samur’un da teslim olduğu ifade edildi.

“Çantada silah var sandım”

 Ramazan Arslan ifadesinde; İbrahim Zal ile taksiyle Fatih’e gidip, Zal’ın birinden çanta aldığını, çantada silah olduğunu sandığını ancak çanta açılınca silahın sigara kartonun içindeki beyaz tozun içinde olabileceğini düşündüğünü aktardı. Taksiden indiği an polisi gördüklerinde paniğe kapılarak ellerindeki çantayı attıklarını söyleyen Arslan, herhangi bir terör örgütü ile arasında bağının olmadığını iddia etti.  Arslan, Zal’ın çantayı teslim edeceği Yaşar Samur’la nezarette karşılaştıklarını anlatarak, "Para için bu işler yapılır mı?" diye sormasının ardından Samur’un "Ben para için her şeyi yaparım" cevabını verdiğini belirtti. 

Arslan, İbrahim Zal'ın yasa dışı bir eşya taşıyacağını bildiğini söyleyerek, "Ben bunu silah olarak biliyordum. Bunu da emaneti almaya giderken yolda öğrendim. O an vazgeçtim ama geri dönecek yol param yoktu. Çantanın içerisinde bomba olduğunu bilmiyordum. Bir örgütle alakam yok. Ben uyuşturucu madde kullanırım” diyerek kendini savundu.

Para trafiği de oldu

Şüpheli İbrahim Zal da emniyet güçlerine verdiği ifadesinde, Arslan ile tekstil işinde olduklarını, daha önce uyuşturucu suçundan hapis yattığını ve iş yerinden tanıdığı Yaşar Samur isimli şahsın kendisini olay günü arayarak koronavirüse yakalanmasından dolayı bir arkadaşından alması gereken emaneti kendisinin almasını istediğini söyledi.

Samur’un vereceği 100 dolar ücreti kabul edip yanına çocukluk arkadaşı Arslan’ı da alarak taksiyle yola çıktığını anlatan Zal, Aksaray’da bir iş yerine gidip kendi adına yatmış olan ve sonradan Suriye’den gönderildiğini öğrendiği 850 doları çektiğini anlattı. Daha sonra Fatih'te bir adamla buluşarak Arapça konuşan bu adama çektiği paradan 650 dolar verdiğini ifade eden Zal, burada adamın kendisine verdiği çantayı alarak Arslan'la tekrar yola çıktıklarını belirtti. Zal, Samur’un otogar bölgesindeki evine yaklaşınca araçtan indiklerini dile getirerek, polisle karşılaşınca Arslan’dan ayrılarak otogara saklandığını ifade etti. Zal örgüt üyeliğini suçunu kabul etmedi.

Bombalı düzenekte bulunan hatlar Suruç’ta sinyal verdi

Sanık Samur da ifadesinde, 27 Nisan’da cezaevinden arkadaşı Esat Koksal’ın kendisini arayarak otogardan bir emanet almasını, bu emanetin silah olduğunu açıklayan arkadaşının kendisine 200 dolar verileceğini söylemesi üzerine bu teklifi kabul ettiğini vurguladı.

Kovid’e yakalanması nedeniyle bu iş için İbrahim Zal’ı arayarak 100 dolar teklif ettiğini, teklifi kabul eden Zal ile gün boyu telefondan irtibatta kaldıklarını ifade ederek, çantada silah bulunduğunu düşündüklerini aktardı.

Samur, ifadesinde Esat Koksal’ı suçlayarak herhangi bir terör örgütü ile bağlantısı olduğu iddialarını reddetti. Bombadan da haberi olmadığı yönünde ifade verdi.

İddianamede, bombalı düzeneğin üzerinde bulunan 3 GSM hattının HTS verileri incelendiğinde üçünün abonelik başlangıcının da 15 Mart günü olduğu ve hatların Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde sinyal verdiği yazıldı.

İstenen cezalar belli oldu

İddianamede, Arslan ile Zal’ın yapılan araştırmalar sonucunda PKK/KCK ya da başkaca bir silahlı terör örgütü ile ilgisi olduğuna ilişkin tespitin bulunmadığına yer verilerek, bu iki kişiyi kurye olarak kullanan Samur'un da terör bağlantısına rastlanmadığı kaydedildi.

Sanıklar Ramazan Arslan ve İbrahim Zal’ın  8’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istenilen iddianamede, sanık Yaşar Samur’un 19,5 yıldan 39 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Esat Köksal ve bomba malzemesini İbrahim Zal’a teslim eden ancak kimliği tespit edilemeyen meçhul kişi ile bu kişinin irtibatlı olduğu başka şahıslar hakkındaki işlemlere bir başka dosya üzerinden devam edileceği belirtildi.

Başsavcılığın kabul ettiği iddianame İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Yorumlar (0)
11
parçalı az bulutlu