Hulusi Akar: “Yunanistan, kuzu postuna bürünmüş olsa dahi bir yere varamayacak” 

Bakan Hulusi Akar, Edirne’de, Yunanistan sınır tedbirlerini inceledi ve iki ülke arasındaki askeri ve siyasi durum hakkında değerlendirmelerde bulundu. Akar, “Yunanistan’ın yayılmacı yaklaşım ve provokatif davranışlarla bir yere gelemeyeceğini anlaması gerek.” ifadelerini kullandı. 

GÜNDEM 29.08.2021, 14:08 Başak Çetin
Hulusi Akar: “Yunanistan, kuzu postuna bürünmüş olsa dahi bir yere varamayacak” 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Kuvvet Komutanları ve Genelkurmay Başkanı ile Edirne’ye gitti. Yunanistan sınırında mültecilere karşı alınan tedbirleri inceleyen Akar, Komutanlar ve Edirne Valisi Ekrem Canalp, sonrasında, sınırın sıfır noktasındaki Arda Hudut Bölüğü’nü ziyaret etti. 

Hudut tekmili alan Akar, bölük komutanına Türk bayrağı emanet etti. Bölük komutanının bayrağı öperek teslim almasının ardından Akar, hudut nöbetinde bulunan Mehmetçik ile sohbet etti. Dürbünle yapılan Yunanistan sınır incelemesinin ardından Akar, gündem ve iki ülke arasındaki ilişkiler hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

“TSK, hudutların güvenliği için her şeyi yapıyor” 

TSK’nın hudutları korumak için şimdiye kadar her şeyi yaptığını ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğini belirten Akar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye, Ege’deki uluslararası hukuka uygun, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde, siyasi yöntem ve yollarla, diyalog çerçevesinde çözümünden yana. İki ülke halkının refah içerisinde, zenginliklerden istifade ederek yaşamasını temenni ediyoruz. Fakat bu amacımızı Yunanistan’a anlatmakta güçlük çekiyoruz.” 



Orman yangınlarıyla mücadelede iş birliği 

Akar: “Komşuların iyi ilişkiler içinde olmasının, komşu ülkelerin halkları için de önemli olduğunu her ülkenin özellikle de Yunanistan’ın yöneticilerinin görmesini istiyoruz. Fakat maalesef Yunanistan tarafından sürekli olarak hukuk dışı saldırgan eylemlerle, söylemlerle muhatap oluyoruz. Türkiye’ye karşı sürekli olarak tehdit dili kullanıyorlar. Ege’nin tek sahibi sanki onlarmış gibi taleplerde bulunuyorlar. Bütün adaları silahlandırma çabası içindeler. Uluslararası hukuka aykırı söylem ve eylemlerini göz ardı ederek sürekli olarak Türkiye’yi suçlayıcı şekilde konuşuyorlar. Yunan siyasiler ve askerlerin bu tutumlarının yanlış olduğunu ve iyi komşuluk ilişkileriyle bağdaşmadığını her fırsatta dile getiriyoruz.” 

“Kuzu postuna bürünmüş olsalar dahi...” 

Akar: “Yunanistan’ın talepleri, gerçeklikten oldukça uzak. Bunun kimseye yararının olmadığını; kuzu postuna bürünmüş olsalar dahi bu şekilde bir yere varamayacaklarını anlamalarını sabırla bekliyoruz. Kendilerine birtakım roller biçip tamamen yalana dayalı iddialarla ahengi ve huzuru bozuyorlar. Yunan askerlerinin ve siyasetçilerinin bu samimiyetsizliği, iki ülke arasındaki problemlerin temel kaynağı.” 



EGEAYDAK hakkında değerlendirmeler 

Bakan Hulusi Akar, Egemenliği Anlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar (EGEAYDAK) hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Biz görüşmelerle, barışçıl yöntem ve yollarla bu konunun çözülmesini beklerken Yunan komşularımız aidiyet çabalarına giriyorlar. Birtakım oldubittilerle bu olayları kendi yönlerine çevirme gayreti içerisindeler. Fakat Paris ve Lozan antlaşmaları var. Bu antlaşmalar çerçevesinde yapılması gerekenler var. Bazı adaların askersizleştirilmesi ve silahlandırılmaması gerekiyor. Bunlar, antlaşmalarda açıkça yazıyor. Ancak Yunan komşularımız anlaşılmaz şekilde sürekli olarak anlaşmaları ihlal etmek için çaba sarf ediyorlar. İstikrarı ve huzuru bozuyorlar. Anlaşmalarda 23 ada açıkça söylenmesine rağmen bunların 16’sını silahlandırıyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil.”  

“Yunanistan’ın yaptıklarının mantıklı açıklaması yok” 

Akar: “Bu adaları kime karşı ve neden silahlandırıyorlar? Bunun cevabı hiç de mantıklı değil. Bunu görmeleri gerekiyor. Türkiye’yi tehdit olarak görmek, hayatın gerçeklerine ve doğal akışına son derece aykırı. Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Bu, Yunan yöneticilerin samimiyet testinden geçemediklerinin göstergesidir. ‘Ege’de uluslararası suların yüzde 48’den 20’ye düşürülmek; Ege’nin yüzde 70’inden fazlasına sahip olmak isteyen bu duruş gerçekten son derece tehlikeli ve muhteristir. Bunun, Yunan yöneticiler tarafından görülmesi gerekir. Dünyanın hiçbir bölgesinde ne bugün ne de tarihte, herhangi bir adanın kara sularının 6, hava sahasının 10 mil olması vaki değildir. Böyle bir şey yok fakat Yunan komşularımız bunu iddia ediyor. Eşi benzeri olmayan iddialarla hem hava hem de deniz sahalarının tamamına sahip çıkmak amacıyla Türkiye’yi sınırlandırmak ve tüm hareketlerimizi tahdit etmek için tüm gayretleri gösteriyorlar. Fakat bu şekilde bir yere varılamayacağını tarih, herkese göstermiştir. Onu da gayet açık şekilde görmeleri gerekir. Hiçbir şekilde hukukumuzu, hakkımızı çiğnetmeyeceğimizi bilmelerini istiyoruz.” 



“Barışçı olduğunu iddia eden Yunanlılar, taciz ediyorlar” 

Akar: “Barışçı olduklarını iddia eden Yunanistan’ın, Ege’nin uluslararası sularında bilimsel araştırma yapan gemileri, eğitim görevini icra eden uçakları dahi Türkiye’yi taciz etmektedir. Fakat bu yaptıklarını saldırgan bir eylem olarak görmeden Türkiye’yi suçluyorlar. KKTC’de tamamen insani ve barışçıl amaçla kullandığımız İHA’yı dahi tehdit olarak görüyorlar. Ayrıca Yunan komşularımızın yaptığı, ahlaki olmayan, iyi komşuluk ilişkileriyle örtüşmeyen olaylardan biri de iki ülke arasındaki sorunların, Türkiye-ABD sorunu olarak gösterilmek istenmesi. Bu şekilde şımarık davranışlarla ABD’yi ve AB’yi arkalarına alacaklarını ve Türkiye’ye karşı galip gelebileceklerini düşünüyorlar. Bu çok yanlış. Bu yanlıştan dönmelerini bekliyoruz. Yunanistan’ın yayılmacı yaklaşıkları, tutumları ve provokatif davranışlarla bir yere varamayacağını; bu politikaların akıldan, matematikten ve izandan uzak olduğunu; boş hayal peşinde koşmaktan başka bir anlama gelmediğini görmeleri gerekir. Bir tarafta silahlanma yarışına giriyorlar ve büyük paralar ayırmaya çalışıyorlar. Diğer taraftan da büyük borç altına olduklarını bildiriyorlar. Yapılan yanlışların bedelini Yunan halkı ödüyor. Onların geleceği ve refahı ipotek altına alınıyor.” 

“Hudut, namustur” 

Akar: “Bölgede istikrar ve barışın sağlanmasını, Yunan ve Türk halkının huzur ve rahat içinde yaşamasını, mevcut imkanlardan faydalanarak refahının artırılmasını amaçlıyoruz. Bunu istiyor ve her fırsatta söylüyoruz. Hiçbir zaman şunu unutmasınlar ki Türkiye, hiç kimse için tehdit değildir. Türkiye, güçlü, etkin ve güvenilir bir müttefiktir. Bunu, herkesin kafasına sokması gerekir. Bütün bu iyi niyetimize rağmen herhangi bir şekilde bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi, herhangi bir şekilde ne Kıbrıslı kardeşlerimizin ne de Türk halkının haklarını çiğnetmeyeceğimizi herkesin anlaması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti olarak, TSK olarak ülkemizin ve millerimizin menfaatlerini, alakalarını ve haklarını korumakta kararlı ve azimliyiz. Çok şükür buna da muktediriz. TSK, ‘Hudut namustur’ anlayışı ile fedakarca ve kahramanca görevini yapmaktadır. Mehmetçiklerimiz, sizler bunları bugüne kadar büyük bir kahramanlıkla, fedakarlıkla yaptınız. Gerçekten bu millete layık olduğunuzu açık şekilde gösterdiniz. Hudutlardaki Mehmetçiklerimiz, çalışmalarıyla bir taraftan ter dökerken diğer taraftan da kan dökmeye hazır olduğunu göstermektedir.” 



“Mülteci sorunu yalnız Türkiye’nin sorunu değildir” 

Akar: “Bu konuda AB başta olmak üzere herkesin elini taşın altına sokması gerekir. Biz elimizden gelen gayreti gösterdik ve göstermeye de devam ediyoruz. Manevi ve maddi bakımdan her türlü fedakarlığı yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Benzer şekilde komşularımızın da AB’nin de bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesini istiyoruz. Yunanistan’ın mültecileri geri itmesi ve bu konudaki insanlık dışı uygulamaları hatta mültecileri ölüme terk etmesi kabul edilemez. Biz, Suriye’nin kuzeyinde 5, ülkemizde de 4 milyon mültecinin güvenliğini sağlamak; onların insani ihtiyaçlarını sağlamak açısından büyük fedakarlıklar gösterirken 3-5 kişinin gelmesine karşı Yunanistan’ın insanlık dışı tedbirlerini kabul etmek mümkün değil. Bu hem insanlığa hem de hukuka aykırı. Bu konular zaten AİHM’ye taşındı. Yunanistan’ın bu tedbirlerini gözden geçirmesi gerekir. Yunanistan, senelerdir FETÖ mensuplarının da bulunduğu birçok teröriste sahip çıkmıştır. Hal böyleyken bunları yapan Yunanistan’ın yöneticilerinin kökten dinciliğin, din fanatikliğinin ve terörizmin yayılmasından şikayet eder görünmeleri inandırıcı ve ahlaki değildir. Bu, gerçekleri yansıtmayan ve ikiyüzlü bir tutumdur.” 

“Kıbrıs barışı için her türlü gayreti gösteriyoruz” 

Akar: “Kıbrıs’a barışın gelmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bizim çözümümüz eşit, bağımsız ve egemen iki devletten yana. Bu konuda artık geriye dönüş yok. Bununla alakası yapılması gereken çalışmalar neyse bunların yapılıp tarafların huzura ve rahata ermesini sağlamamız lazım.” 

Yorumlar (0)
18
açık