Eski İngiliz istihbaratçının eşi emanetleri bile almadı!

Eski İngiliz askeri istihbarat görevlisi James Gustaf Edward Le Mesurier'in  ölümündeki gizem, olayın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen hala açıklığa kavuşamadı. Eşi Emma Hedvig Christina Winberg, Le Mesurier’in bir haftadır polis emanetinde bulunan saat, yüzük ve parasını almaya gitmedi. Olayın yaşandığı Karaköy'deki binaya gelen onlarca kargo da muhatap bulunamaması nedeniyle geri döndü.

GÜNDEM 19.11.2019, 09:05 Banu Fırıncılar
Eski İngiliz istihbaratçının eşi emanetleri bile almadı!

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Tophane'de cesedi bulunan eski İngiliz askeri istihbarat görevlisi James Gustaf Edward Le Mesurier'in (48) ölümüne ilişkin soruşturma devam ediyor.

Le Mesurier’in eşi Emma Hedvig Christina Winberg, polise verdiği ifadede, "Eşim 02.30’da uyku ilacı aldı ve yattı. Ben 04.30’da yatak odasına gittiğimde eşim uyandı. Bana uyku hapı isteyip istemediğimi sordu. Ben de isteyince hap ve suyu getirdi. İçtim ve beraber uyuduk." demişti.

Fakat Winberg’in ifadesinin aksine Le Mesurier’in üzerinde beyaz keten gömlek, kum rengi kanvas pantolon vardı. Bu çelişkilerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Le Mesurier’in eşi Emma Winberg hakkında yurtdışına çıkma yasağı konuldu. Bu nedenle Emma Winberg, Le Mesurier’in Londra’ya gönderilen cenazesiyle birlikte gidemedi.

Can güvenliğini gerekçe göstererek emanetleri almadı

Le Mesurier’in yaşamını yitirdiği gün üzerinde bulunan yüzüğü, saati ve bir miktar parası polis ekipleri tarafından emanete alındı. İncelemelerin sona ermesinin ardından Emma Winberg’i arayan polis ekipleri, karakol emanetinde bulunan eşyaları teslim edebileceklerini belirtti. Fakat Emma Winberg, "can güvenliğini" gerekçe gösterdi ve bir haftadır karakola gidip eşyaları almadı. 

Kargolar geri döndü

Son bir haftada Le Mesurier'in tarafından kurulan Mayday Rescue Vakfı’nın yönetim yeri olan Karaköy’deki binaya onlarca kargo geldi. Bina kapısının mühürlü olduğunu fark eden kargo görevlileri, teslimat yapamadan geri döndü.

Bir kargo firması, dün Le Mesurier’in yaşamını yitirdiği binaya dört adet kargo getirdi. Mary Salvatore adına gelen dört kargo, binada kimsenin olmaması sebebiyle görevliler tarafından geri götürüldü.

Polis ekipleri, evin önünde bir sene boyunca bekleyen ve olaydan 10 gün önce kaybolan Suriyeli mendilci Muhammed’i aramaya devam ediyor.

Ne olmuştu?

Olay, saat 05.30 sıralarında İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan Karaköy Kılıç Ali Paşa Cami yanında meydana gelmişti. Cami görevlileri, caminin yan tarafında bir kişinin yerde hareketsiz yattığını fark edince durumu polis ve sağlık ekiplerine ihbar etmişti.

Sağlık ekipleri, olay yerine gelerek yerde hareketsiz yatan kişinin hayatını kaybettiğini tespit etti. Bu sırada polis ekipleri de çevrede yoğun güvenlik önlemleri almıştı. Cesedin yüzünde kesici alet yarası, elleri ve ayaklarının ise kırık olduğu belirlenmişti. Ceset, ilk incelemelerin ardından otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu morguna götürülmüştü.

"Beyaz Baretliler"e desteği ile biliniyordu

Yapılan inceleme neticesinde cesedin, Suriye'de "Beyaz Baretliler" olarak bilinen gruba desteği ile bilinen eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier'e ait olduğu olduğu ortaya çıkmıştı.

48 yaşında olan Le Mesurier'in şüpheli ölümü, polis kayıtlarına "yüksekten düşme" olarak geçmişti.

Eşi ifade vermişti

Polis tarafından Le Mesurier'in eşi Emma Winberg'in (39) ifadesine başvurulmuştu. Tırnaklarının arasından doku örnekleri alınan Emma Winberg, polise verdiği ifadede şunları söylemişti:

"2-3 gün önce Adalar’daki evde aşırı strese bağlı rahatsızlığı nedeniyle iğne ve ilaç tedavisi aldı. Sağlık kuruluşuna yakın olmak için bu adrese geldik. Akşamüstü eski bir arkadaşımızla görüştük. 19.00 sıralarında eve geldik ve bir daha dışarı çıkmadık. Bulunduğumuz binanın kapısında şifreli sistem mevcut ve şifreyi ikimizin dışında kimse bilmiyor. Eşim 02.30’da uyku ilacı aldı ve yattı. Ben 04.30’da yatak odasına gittiğimde eşim uyandı. Bana uyku hapı isteyip istemediğimi sordu. Ben de isteyince hap ve suyu getirdi. İçtim ve beraber uyuduk. Saat 05.30-06.00 sıralarında kapının dışarıdan polis tarafından çalınması üzerine uyandım. Eşimi görmemem üzerine 3. katta açık olan pencere camından baktığımda onu yerde yatar halde gördüm. Olaydan yaklaşık 15 gün önce bana intihar etmeyi düşündüğünü söylemişti."

İstanbul Valisi Yerlikaya: Konuyu aydınlatmak için gayret gösteriliyor

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'dan da konuya ilişkin açıklama gelmişti. Yerlikaya, "Arkadaşlarımız çalışıyor. Cumhuriyet Başsavcılığımız, emniyetimiz çok yönlü olarak konuyu aydınlatmak için gayret gösteriyor. Dün bir açıklama yaptım bununla ilgili. Yeni bir açıklama yapmamızı gerektirecek gelişme olduğu zaman sizlerle paylaşacağız." ifadelerini kullanmıştı. 

"Rusya tarafından hedef gösteriliyordu"

İngiliz Parlamentosu Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Tom Tugendhat, İstanbul'da ölü bulunan eski İngiliz istihbarat subayı James Le Mesurier'in Rusya tarafından hedef gösterildiğini ileri sürmüştü. 

Financial Times gazetesine öneli açıklamalarda bulunan Tugendhat, "Suriye'de insan haklarını savunma konusunda yaptığı kahramanca çalışma ona pek çok düşman kazandırdı ve Rus yetkililer onu sık sık terör örgütleriyle ilişkili olmakla suçladı." demişti.

Tugendhat, Le Mesurier'in ölümüne ilişkin soruşturmaya İngiliz yetkililerin de dahil olması gerektiğini bildimişti. 

Diğer yandan, Daily Telegraph gazetesi de İngiliz istihbarat örgütleri ve hükümetinin, Le Mesurier'in ölümüne ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiğini fakat ölüm nedeni hakkında bir hükme varmak için erken olduğunu düşündüklerini kaydetmişti.

Gazete, adı açıklanmayan bir Suriye uzmanının da fikirlerine yer vererek, Le Mesurier'in "akıl almaz bir baskı altında olduğunu" ve "hedef haline geldiğini" belirtmişti. 

Başsavcılıktan açıklama gelmişti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "Kesin ölüm sebebinin tespiti için otopsi ve diğer işlemler Adli Tıp Kurumu'nda devam etmektedir." açıklamasında bulunmuştu.

İntihar mı cinayet mi?

Adli Tıp Kurumu'na kaldırılan ceset üzerinde yapılan ilk incelemede, el ve ayaklarında bulunan kırıklardan Le Mesurier'in intihar olasılığının yüksek olduğunun değerlendirildiği öğrenilmişti. 

Aynı zamanda polis ekipleri de Le Mesurier'in yatak odası penceresi önünde bulunan yaklaşık 1 metre genişliğindeki çıkıntıdan düşmesinin imkansız olduğunu, kendisinin atlayarak intihar etmiş olabileceğini söylemişti. 

Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan ise olayın intihar değil cinayet gibi göründüğünü aktarmıştı. Alkan, "Ceset duvar dibine yaklaşık 5 metre uzakta bulunmuş. Otopside iç kanama olup olmadığı ortaya çıkacak. İlk etapta cinayet gibi gözüküyor. 1 yıl önce evlendiği bir kadın var. Onun üzerinde yoğunlaşmak lazım. Türk makamlarının normal bir ifade işleminden sonra hemen yurtdışına çıkış iznini vermemesi gerekiyor." demişti. 

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu