Erdoğan: “Kırım’ın işgaline ses çıkartsaydınız bugün bunları yaşamazdık”

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu bugün başladı. Bu sene ikincisi düzenlenen forumda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, gündeme ve bölgeye dair önemli açıklamalarda bulundu. İletişimin vazgeçilmez ihtiyacını kaydeden Çavuşoğlu, Antalya Diplomasi Forumu’nun amacının daha net ve açık iletişim kurmak olduğunu belirtirken Cumhurbaşkanı Erdoğan da şu sözleri kullandı: “2014 senesindeki Kırım işgalinde Batılı liderler yüksek ses çıkarmış olsaydı acaba bugünkü tabloyu yaşar mıydık?”

GÜNDEM 11.03.2022, 16:49 11.03.2022, 18:45 Başak Çetin
Erdoğan: “Kırım’ın işgaline ses çıkartsaydınız bugün bunları yaşamazdık”

Antalya Diplomasi Forumu (ADF), Türkiye’nin ev sahipliğinde bugün başladı. Onlarca ülkeden liderleri, önemli isimleri ağırlayan forum, yerli ve yabancı yüzlerce basın mensubu tarafından takip ediliyor. Bu sene ikincisi düzenlenen forumda açılış konuşmasını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ve bölgeye ilişkin değerlendirmelere ve forumu gerçekleştirirken ulaşmayı diledikleri hedeflere şu cümlelerle değindi: “Sizleri, medeniyetlerin beşiği olan Antalya’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Antalya Diplomasi Forumu’nun bölgemizde ve dünyamızda hayırlara vesile olmasını diliyorum. İkinci Antalya Diplomasi Forumu’nun rüştünü ispat eden bir forum olduğunu görüyorum. Forumumuz, bu şekilde gelişerek devam edecektir. Ukrayna ve Rusya krizinin ardından gerçekleştirilen ilk üst düzey temasın dün şehrimizde ve forumumuz kapsamında gerçekleşmesi de bunun işaretidir.”


“Dünyadaki yılımız ilerledikçe barışa olan özlemimiz de artıyor”

“Dünyamız, 21’inci yüzyılındaki ilk çeyreğini geride bırakmak için gün saymaya başladı. Ancak dünyamız yaşlandıkça toplumların, insanlığın barışa olan özlemi de aynı oranda artıyor. Bunca ilerlemeye karşın toplumlar olarak henüz temel meselelerimizi bile çözüme ulaştıramıyoruz. Sıcak çatışma, terörizm, adaletsizlik, iç savaşlar, iklim değişikliği ve daha pek çok sorun küresel gündemin ilk sıralarında yer alıyor ve buradan asla düşmüyor. Ekonomiler büyüyor ve birilerinin cüzdanları hep şişiyor ancak yanı başımızdaki çocuklar da açlıktan ölüyor. Açlık virüsü, koronavirüsten daha tehlikeli çünkü daha çok kişiyi öldürüyor. Yalnızca 2014 senesinden bu yana Akdeniz’in masmavi suları, 25 bin umut yolcusuna mezar oldu. Küresel mülteci sayısı, son 10 senede 2 katına çıktı ve 85 milyona ulaştı. Yerlerinden edilen insanların sayısı ilerleyen günlerde daha da artacak. Bu rakamların her biri, küresel adaletsizliğin göstergesidir.”



“800 milyon insan, temel gereksinimlerine ulaşamıyor”

“Günümüzde uluslararası kuruluşların raporlarına göre 800 milyon insan, temel gereksinimlerine ulaşamıyor. Böyle bir dünyada barış da huzur da tahsis edilemez. Dünyamız, devasa bir köye dönüşürken hiç kimse tutup da ‘Diğerinden bana ne?’ diyemez. Durduramadığımız her çatışmanın, söndüremediğimiz her ateşin er ya da geç bizi de yakacağının bilincinde olmalıyız. Bu acı gerçeğe Arakan’da, Afganistan’da, Suriye’de ve Yemen’de defalarca şahit olduk. Tarih, kıssadan hisse çıkarmayanlar ve ibret almayanlar için tekerrürden ibarettir. Ülkemiz hem Karadeniz hem de Akdeniz ülkesidir. Rusya ve Ukrayna Karadeniz’den dostumuz ve komşumuzdur. İki ülke arasında gerçekleşen sıcak çatışmalardan büyük oranda üzüntü duyuyoruz. Gerilimin bu noktaya kadar gelmesi bizi endişelendiriyor.”

“Kırım da dahil Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygılıyız”

“Kırım’ın yasa dışı ilhakı dahil olmak üzere Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne karşı girişilen tüm gayrimeşru hareketlere karşıyız. 2014 senesinde yaşanan Kırım işgaline karşı başta Batılı liderler olmak üzere tüm dünya daha yüksek ses çıkarsaydı bugünkü tabloyla karşılaşır mıydık? Fakat o dönemde Kırım’ın işgaline ses çıkarmayan herkes şu anda sürekli konuşuyor. Adalet denilen kavram yalnızca belirli bölgeler için mi geçerli? Uluslararası toplum, adalet konusunda hiçbir zaman gereken hassasiyeti göstermez. Ukrayna, davasında haklı olduğu halde yalnız bırakıldı. Zamanında diplomasiyle çözülecek her sorunun acı sonuçlarını şu anda hep birlikte görüyoruz. Bizler birlik olmalıyız ve savaşın değil barışın dünyasını kurmalıyız. Ateşe benzinle gitmek kimsenin faydasına değildir. Aynı şekilde Rusya dışında yaşayan Rus kökenli insanlara karşı da faşist yaklaşımlar sergilendiğini duyuyoruz ve bunu da kabul etmiyoruz. Bizim temennimiz, sağduyunun galip gelmesi ve çatışmaların sonlandırılmasıdır. 24 Şubat öncesinde başlattığımız yoğun diplomasi trafiğini sürdürüyoruz. Bu süreç boyunca yaklaşık 30 liderle görüştüm. Yaptığımız tüm görüşmeleri bugün ve yarın, muhataplarımıza aktaracağız. Herkes de elinden gelen gayreti göstermelidir.”



“Dünyamız, 5 büyük ülkenin insafına terk edilemez”

“Güncel sorunlara odaklandığımız bu dönemde bu sorunların ardındaki sebepleri de irdelemeliyiz. Dünyamız, 5 büyük ülkenin insafına bırakılamayacak kadar önemlidir. Ukrayna kriziyle birlikte yapısal problemler ve sistemin çarpıklığı da ortaya çıkmıştır. Bir taraf Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde veto hakkına sahip olduğu için karar çıkmıyor ve çıksa da bağlayıcı bir yönü bulunmuyor. Bu sebeple savaşın sonu bir türlü gelmiyor. 141 üyeli Birleşmiş Milletler’de 1 veya 2 üye onay vermediği için hiçbir şekilde karar alınamıyor. Adalet bunun neresinde? Daha adaletli bir dünya tesis etmemiz gerekir. Bunun için de her zaman olduğu gibi bugün de ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ diyoruz. Bu sistemin artık düzenlenmesi gerektiğini yeniden dile getiriyoruz. Biz yalnız kendi ülkemiz için değil tüm insanlık için, toplumların hukuku için çaba gösteriyoruz. Daha adil bir dünya yaratabileceğimizi bilerek Birleşmiş Milletler reformu için çaba göstermeye devam edeceğiz. Diplomaside alışkanlıklar ve gelenekler önemlidir ancak tüm bunlar, şu anda karşı karşıya olduğumuz sorunların çözümü için hiçbir zaman yeterli olmayacaktır."

“’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesini benimsiyoruz”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, forumun açılışında yaptığı konuşmada şu sözleri kaydetti: “75 ülkeden geniş katılımcı kitlesini bugün Antalya’da ağırlıyoruz. Davetimize karşılık verip bugün burada bulunan herkese teşekkür ederiz. Biz, ‘yurtta barış dünyada barış’ ilkesini benimsiyoruz. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ düşüncesidir bizim düşüncemiz. Güç kullanmak, yalnız güçlünün yöntemidir. Ülkelerin sınırlarının değişmezliği ilkesi bulunur. Viyana Belgesi, Birleşmiş Milletler şartları politik anlamda devletlere güven sağlamaktadır. Fakat bu çatışmalar artık önlenemiyor. Güçlülerin başlattığı çalışmalar hiçbir şekilde bitirilemiyor. İçinde bulunduğumuz yüzyılda teknolojik gelişmeler hızla devam ederken tüm insanlar bundan eşit şartlarda faydalanamıyor. Dünyamızdaki eşitsizlik ve adaletsizlik hızla derinleşiyor. Diplomasideki paydaşlarımız, yeni yaklaşımları gerektiriyor. Yeni anlayışa, diplomasi diline, barışa, hizmete ve kalkınmaya ihtiyacımız var. Birbirimizle danışma ve konuşma içerisinde olmalıyız. Antalya Diplomasi Forumu da bu amaçla icra ediliyor. Bu kapsamda, forumumuzun bu seneki başlığını ‘Diplomasiyi Yeniden Kurgulamak’ olarak belirledik.”

Yorumlar (0)
11
açık