Erdoğan Belçika dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için gittiği Belçika’dan dönüşte gazetecilerin sorularını yanıtladı.

GÜNDEM 25.03.2022, 14:41 25.03.2022, 17:42 Tayfur Bal
Erdoğan Belçika dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için gittiği Belçika’dan döndü. Cumhurbaşkanı Erdoğan dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avrupa’nın güvenliğinin temelinde NATO’nun yer aldığını belirten Erdoğan Batı dünyasının Rusya’nın 2014’de Kırım’ı işgaline yeterince tepki göstermediğini belirtti. Erdoğan ayrıca son dönemde sık sık gündeme gelen S-400’lerin Ukrayna’ya verilmesi ve İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e yerleştirilen mayınlar nedeniyle tehlikede olduğu konularına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan Türkiye’nin Rusya ile olan ilişkilerini de bir kenara koyamayacağını dile getirdi.

Zirve oldukça verimli geçti

Oldukça olumlu bir zirve geçirdiklerini belirten Erdoğan Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerilimin yarattığı yansımaları müttefiklerle birlikte etraflıca değerlendirme fırsatı bulduklarını açıkladı. Erdoğan gazetecilere şu açıklamalarda bulundu:

Ateşkesin yapılmasına ve barışın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlerimizi müttefiklerimizle paylaşma fırsatı bulduk. Krizin yaşanmaya başlamasından itibaren NATO’nun kritik bir rolü olduğunu daha önce de vurgulamıştım. NATO’nun insicamının korunmasına yönelik tavrımızı da sık sık dile getirdim. Günlük siyasi hesaplarla birlikte NATO’nun yıpratılmaması gerektiğini vurguladım. Zirve birçok açıdan verimli ve olumlu geçti.

Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaşta AB ve NATO ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu savaş durumu bize neler gösteriyor? NATO yakın bir gelecekte güvenliği artıracağını belirtti. Bu dönemde Türkiye’nin rolü ne olacak? Bunun yanında nükleer silahların kullanmasına yönelik de dünya diken üstünde. Bu konuda ne demek istersiniz?

Her şeyden önce bu olay bize iki şeyin önemini göstermiştir. Avrupa’da güvenliğin temel taşı NATO’dur. Bunu yaşanan son gelişmelerde oldukça net olarak gördük. İkincisi ise Türkiye bölgedeki güvenlik için oldukça önemli bir müttefiktir. Yapılan ikili görüşmeler ve zirvelerde de liderler bunu sık sık dile getirdiler. 70 yıllık üyeliğimizde en kapsamlı katkıları veren Türkiye hem karada hem denizde hem de havada bunu her yönüyle ortaya koymuştur. Üzerimize düşeni elimizden geldiğince yapmay devam edeceğiz. Bu konuda Türkiye kararlılıkla adımlarını atmaya devam ediyor. Hatta bu konuda örnek bile oluyoruz. Bunu zaten bütün siyasi liderler dile getiriyorlar. Öte yandan kitle imha silahlarının kullanılması da insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçtur.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın başından itibaren etkin bir diplomasi yürüttünüz. Bu süreçte garantör ülke olma konusu sık sık gündeme geldi. Türkiye bu konuda bir adım atacak mı? Garantör olmamız durumunda Ukrayna ya da Rusya vaatlerini yerine getirmediği takdirde bu bizim için bir sorun oluşturur mu?

Savaşın ilk gününden itibaren barışın sağlanması adına büyük çaba sarf ettik. Bu çabayı gerek ben gerekse Dışişleri Bakanımız muhataplarıyla yaptığı görüşmelerde gösterdi. Hatta Ukrayna ve Rusya Dışişleri Bakanlarını Antalya’da bir araya getirdik. Bunun ardından Moskova ve Lviv ziyaretleri gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanımız da muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirdiler. Bütün bunlar arabuluculuk ve garantörlük işini Türkiye’nin başarıyla yapabileceğinin en iyi göstergesidir.

Müzakere edilen 6 başlıktan 4’ünde anlaşma var

Rusya ile Ukrayna’nın müzakere ettiği 6 başlık mevcut. Ancak bu başlıkların hepsini her iki taraf kabul etmiyor. Özellikle 4 başlık altında karşılıklı bir anlaşa varmış gibi duruyor. Bunlardan bir tanesi NATO meselesiyle ilgili. Ukrayna ilk başta bu konuda kesin bir tavır çiziyordu ancak Zelenskiy yaptığı açıklamalarda NATO’dan çekilebileceklerini ifade etti. Bir diğer konu da Rusçanın resmi dil olarak kabul edilmesi konusu. Zelenskiy bunun da kabul edilebileceğini söyledi zira Ukrayna’da halkın büyük kısmı Rusça konuşuyor. Gündemdeki bir diğer konu da silahsızlanma meselesi. Ukrayna bir devlet olduğu için tamamen silahsızlanması söz konusu değil. Ama bu konuda da bir anlaşmaya varılabilir. Ukrayna tarafı bu konuda belirli tavizlerin verilebileceğine işaret etti. Dördüncü konu ise kolektif güvenlik meselesi. Ukrayna bu konuda da uyumlu bir yaklaşım ortaya koydu ancak Donbas ve Kırım konusunda bu kadar rahat değiller.

Zelenskiy akıllı bir liderlik gösterdi

Zelenskiy Donbas meselesi ile ilgili akıllı adımlar attı. Bu konuda referanduma gitmesi gerektiğini belirtti. Bu konuyla orayı kesitler. Öte yandan Rusya 2014 yılında Kırım’ı işgal ettiğinde biz o zamanlarda çok net ve kararlı bir şekilde işgale karşı olduğumuzu söylemiştik. Putin ile gerçekleştirdiğim görüşmelerde de bunu sık sık dile getirdim. Ancak o dönemde Batı Kırım işgaline net bir tavır koymamıştı. Bu tavır o günlerde koyulmadığı için bugün bu durumları yaşıyoruz. Kırım ile beraber Donbas, Luhansk ve Donesk gibi yerler bu durumun bir çarpanı oldu. 6 başlığın 4’ü hakkında Ukrayna tarafından olumlu bir yaklaşım var ama diğer iki başlık hakkında anlaşma sağlanmış değil.

Zelesnkiy ve Putin ile görüşme gerçekleştireceğim

Bugün Zelesnkiy ile bir görüşme gerçekleştireceğim. Yine hafta sonu ya da hafta başında Rusya Devlet Başkanı Putin ile de bir görüşme gerçekleştireceğim. Bu görüşmelerde NATO’da gerçekleştirilen görüşmelerin değerlendirmesini yapıp barış için atılacak adımlarda ‘Artık barış için atılacak adımın mimarı sen olmalısın’ demeliyiz. Bu işi bir şekilde tatlıya bağlamanın bir yolunu bulmalıyız.

Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri ile sürdürdüğü F-16 kitlerinin modernizasyonu konusunda herhangi bir gelişme var mı? Yine Kiev’de kalan uçakların geri getirilmesine yönelik bir çalışmanız var mı? Öte yandan Karadeniz’e döşenen mayınların İstanbul Boğazı’nda tehlike oluşturacağına dair söylentiler var. Bu iddialar ciddi mi ve NATO bize bu konuda destek verebilir mi?

F-16’lar ile ilgili görüşmeleri Milli Savunma Bakanımız gerçekleştiriyor ve şu anda olumlu bir hava hakim. Öte yandan yeni alımlarla ilgili de olumlu adımlar atılabilir. Biden bana bu konu hakkında kongreye olumlu bir yaklaşım sunacağını ve konuyu takip edeceğini söyledi. Bu olumlu hava devam ederse önümüzdeki dönemde yeni F-16’ların alımlarına ilişkin gelişmeler yaşanabilir.

Mayınlar konusunda bir tehlike yok

Mayınlar konusunda ise biz gereken bütün tedbirleri aldık. Gerek Deniz Kuvvetleri Komutanımız gerekse Milli Savunma Bakanımız mayınların başıboş durumunda olmayacağını dile getirdi. Öte yandan bu mayınlarda kendilerini kilitlemelerine yarayan bir mekanizma var. Su yüzüne çıktıkları takdirde kendilerini kilitleyerek patlatıyorlar. Bunun dışında Deniz Komutanlığımız konuya ilişkin bütün tedbirleri aldı. Ukrayna’daki uçaklarla ilgili hem Ukrayna hem de Rusya ile görüşmelerimize devam ediyoruz. Bize şu an her türlü teminat verildi. Sağlıklı bir zeminin oluşturulması halinde uçakları bize göndereceklerini ifade ediyorlar.

Biden ile uçakta bir sohbet gerçekleştirdiniz. Amerikan basınında da S-400’lerin Ukrayna’ya gönderilmesine ilişkin iddialar yer alıyordu. Fahrettin Bey bu iddiaların asılsız olduğunu iddia etmişti. Ancak ABD sürekli olarak bunu gündeme getiriyor. Öte yandan ABD’li şirketlerin Rusya’dan ayrıldıktan sonra Türkiye’ye geleceği beklentisi var bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Her şeyden evvel biz en başta bu konunun bizim açımızdan kapandığına dair tavrımızı koymuştuk ve şuan hala aynı noktadayız. Bunlar bizim savunma mallarımızdır. Bir diğer konu da çıkan haberlere karşı İletişim Bakanımız konuya gereken hassasiyetle gereken cevabı vermiştir. O cevap bu iddialara yeter de artar. Daha fazlasına da gerek yok. Çünkü bunların asıl hedefi ortalığın karışması. Bunun üzerinden Türkiye’ye nasıl bir darbe vuracaklarını düşünüyorlar. Bu tür bir gayretin içindeler. Anında müdahale ederiz ve sonuç alamazlar.

Ülkemize gelen şirketlere kapılarımız açık

Öte yandan ABD’li şirketlerin yanında pek çok ülkeye ait şirket Rusya’da ayrılıyor. Bunlar arasından ülkemize gelenlere kapılarımız elbette açıktır. Buyursunlar gelsinler deriz. Bunun dışında belirli sermaye grupları arasından ülkemize gelerek bizde imkanlarını değerlendirmek isteyenlere de kapılarımız açık. Bu konuda da kapalı bir tutum sergilemeyiz.

Rusya ile ilişkileri bir kenara koyamayız

Yaptırımlar konusunda BM’nin attığı adımları değerlendiriyoruz ancak bu noktada Rusya ile olan ilişkilerimize de kenara koymamız mümkün değil. Bu durumu çok önceden açıkladığımı biliyorsunuz. Nitekim bugün doğalgazı bile düşünecek olursanız kullandığımız doğalgazın yarısını Rusya’dan alıyoruz. Akkuyu Nükleer Enerji Santralimizi de yine Rusya ile ortaklaşa gerçekleştiriyoruz. Biz bu konuları bir kenara koyamayız. Ben bu konuyu Macron’a söylediğimde bana haklı olduğumu söylüyor. Yani bu noktada yapılacak herhangi bir şey söz konusu değil."

“Biz, vatandaşlarımızı soğukta bırakmayız"

“Vatandaşlarımıza karşı hassasiyetlerimizi koruyoruz. Öncelikle ben, biz AK Parti olarak halkımızı kara kışta, soğukta bırakmayız. İkinci olarak da sanayimizi tamamen sıfırlayamayız. Değerlerimizi korumak zorundayız. Bizim 85 milyonluk nüfusumuz var, biz devletiz. Üzerimize düşen görevleri layıkıyla yerine getirmeyi biliriz. Savaş başladığından bu yana Ukraynalılar için 56 adet yardım tırını bölgeye ulaştırdık. Bu tırların içerisinde gıda ve sağlık ürünleri, sıcak yemek bölümleri, ilaçlar, kıyafet ve ayakkabılar, ev eşyaları, yataklar ve daha pek çok şey var. Yardımlarımız artarak devam ediyor.”



“Demek ki NATO’nun beyin ölümü henüz gerçekleşmemiş”

“İki sene kadar önce Fransa Cumhurbaşkanı Macron, NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söylemişti ve siz de bunu sert şekilde eleştirmiştiniz. Şimdi baktığımızda ise NATO’nun yeniden doğuşunu izliyor gibiyiz. Zirvede Macron ile bir araya geldiniz. Kendisi de sizin gibi küresel krizde arabuluculuk çalışmaları yürüttü. Macron’un çabalarını ve Biden ile ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Biden göreve ilk geldiğinde, ‘Kendisiyle diğer ABD Başkanları gibi bir ilişkimiz olmadı.’ İfadelerini kullanmıştınız.”

“Öncelikle Macron ile ilgili bahsettiğiniz kısımdan söz edeyim. Demek ki NATO’nun beyin ölümü henüz gerçekleşmemiş. O açıklama oldukça talihsizdi. Bu açıklamadan sonra kendisi, NATO içerisinde en etkin rolü oynayan liderlerden biri oldu. Rusya-Ukrayna arasındaki görüşmelerde de kendisi oldukça aktif. Liderlerin Macron’a karşı bakış açılarında değişme yaşandı. Biz de bu kapsamda Türkiye-Fransa ilişkilerini ve hatta Türkiye-Fransa-İtalya olarak üçlü ilişkileri geliştirmek konusunda yeni adımlar atmaya karar verdik. İnşallah 2023 seçimlerinin ardından yeni süreci hep birlikte ve daha güçlü şekilde başlatacağız.”

“Biden’a gelince; kendisi ile bu zirve döneminde ayaküstü görüştük, hal hatır sorduk. Önümüzdeki dönemde kendisiyle özellikle telefon diplomasisi yürüteceğiz. Burada özellikle Milli Savunma Bakanımız, ABD’li muhataplarıyla F-16 konusunu görüştü.”

“Fransa-Türkiye-İtalya ilişkisiyle STAMP-T füzesini mi işaret ettiniz?”

“Evet. Bu konuyu Macron ile görüştüğümüz gibi Draghi ile de görüştük. Benden sonra da Macron ve Draghi görüşme yaptı ve bu konu konuşuldu.”



“Savaşın başladığı günden bu yana ne ABD ve de Avrupa çözüm için somut adımlar atmadı. Zirvede bu konuyla ilgili bir konuşma yaşandı mı?”

“Esasında liderlerin çoğunluğu, iki ülke arasındaki tansiyonun düşürülmesini istiyor çünkü şu anda son dönemlerin en büyük felaketini yaşıyoruz. Siviller, kadınlar ve çocuklar öldürülüyor. Tüm bunları görüp de yüz çevirmek mümkün değil. İşin maddi boyutu da var ki o da ayrı bir felaket. Bu gelişmeler karşısında en kısa yoldan nasıl çözüm üretilebilir gayreti içerisinde herkes. Tüm liderlerin elini taşın altına koymasını ve dayanışma ruhuyla çözüm üretilmesini temenni ediyorum. Bunu başarabilirsek insanlığa büyük bir hizmet etmiş oluruz.”

“Ukrayna-Rusya savaşının başladığı günden bu yana liderler ülkemize gelmeye başladı. Bu ziyaretlerin sebebi savaş mı? Ülkemiz, icraatlarınız sayesinde kilit ülke haline geldi. Yeni bir düzen veya koridor için mi ülkemiz ziyaret ediliyor? Özellikle Doğu Akdeniz ve Libya denkleminin bunda bir etkisi var mı?”

“Liderlerle görüşmelerimizin başlığı ağırlıklı olarak Rusya-Ukrayna savaşı. Bu ziyaretler sayesinde ikili ilişkilerimizi de masaya yatırıyoruz. Örneğin Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev kardeşimin ziyaretinde bölgesel gelişmeleri görüştük. Sayın Putin ile ilişkileri herkesçe biliniyor. Aliyev kardeşim, Putin’e olan yakınlığı sebebiyle savaşı en iyi analiz edebilen liderlerden biri. Polonya Lideri Duda da takdir edilmesi gereken bir lider. Kendisi şu anda 2 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Öte yandan kendileri, Rusya’nın Ukrayna’dan sonraki hedefi olabileceklerini düşünüyor. Bu konuda tedbirlerini alıyor. Bugün Sayın Biden Polonya’ya gidecek. Polonya ve Türkiye arasındaki diyaloglar ileri derecede seyrediyor. Kendisiyle de savunma sanayimize yönelik ilişkilerimizi tartma fırsatımız oldu.”

“İsrail ile ilişkilerimizde yeni bir sayfa açılıyor”

“Yunanistan Lideri’nin ziyaretinde iki ülkenin malum sıkıntılarını nasıl çözebileceğimiz hakkında konuştuk. Bundan sonraki süreçte hangi adımları atabileceğimizi görüştük. Özel temsilcilerimiz aracılığıyla görüşmelerimizi sıklaştırma kararı aldık. Bu süreçte en önemli ziyaretlerden birini İsrail Cumhurbaşkanı Sayın Herzog kaydetti. Bu süreçte İsrail Başbakanı Bennett’in de ülkemize gelme durumu bulunuyor. Kendisinin ziyaretiyle birlikte Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir sayfa açılacağına inanıyoruz. Kendisiyle Doğu Akdeniz konusunda görüştük. Birlikte atabileceğimiz barışçıl adımları derledik. Bu adımlardan birinin doğal gaz konusunda olacağını zannediyoruz. Bu konuyla ilgili bakanlarımız yakın zamanda İsrail’e gidecek.”



“ Krizler, küresel güç dengesini değiştiriyor. Ülkemiz ise dış politikada kararlı adımlar atıyor. Dünyada enerji sorunları yaşanırken liderlerin Türkiye ziyaretleri, ülkemizin enerji üssü olma hedefinin bir parçası olabilir mi?”

“Bu konuda inşallah önümüzdeki dönemlerde yeni kapılar da açılacak. Bunun hakkında şu anda açıklama yapmayacağım. Bu görüşmelerimizle birlikte enerjide çok daha ayrıcalıklı alanlara ilerleyeceğiz. Hatta öyle şeyler duyacaksınız ki ‘Bu da nereden çıktı!’ diyeceksiniz. Görüşmelerimizin tümünden dört dörtlük sonuç çıkacağını düşünüyoruz. Bu konuda ilk görüşmelerimizi tamamladık. Arkadaşlarımız da devam ettirecekler.”

“Küresel gıda güvenliği konuşuluyor. Bu konuda tehlike sinyallerinin yandığını görüyoruz. Ülkemiz açısından gıda ve petrol güvenliği hakkında ne söylersiniz?”

“Ülkemizde gıda güvenliği konusunda önemli tedbirleri alıyoruz. Bugün küreselde bu sorunu yaşamayan ülke var mı? Her ülkede az ya da çok bu tarz bir sıkıntı var. Biz de kısmen bu sıkıntıyı yaşıyoruz ancak tüm tedbirlerimizi de alıyoruz. Örneğin kırmızı ette mi sıkıntı var? Ona göre adımlarımızı atıyor ve mekanizmalarımızı çalıştırıyoruz. Örneğin birileri çıktı, şeker yok dedi. Biz de bir baktık ki marketlerin depoları, stokları dolu. Denetim ekiplerimiz depolardaki şekerleri hemen ortaya çıkardı. Ayçiçek yağının olmadığını söylediler. Azak Denizi’nde ağzına kadar yağ doldurulan 5 gemi ülkemize geldi ve sorun çözüldü. Hububatta da benzer durumları yaşadık. Ukrayna ve Rusya’daki hububat yüklü gemilerimizi gönderdiler, şu anda gemiler yolda. Ülkemiz, bu konuda sıkıntı yaşamaz. Biz güçlü bir ülkeyiz. Fakat muhalefet partilerimizin siyasi ahlakının olmadığını biliyoruz. Bizim sıkıntımız bu. Kendilerinin siyasi ahlaka sahip olmayışı manipülasyon ve dedikoduları ortaya çıkartıyor. Vatandaşlarımız da bundan rahatsız oluyor. Önümüzde Ramazan ayı var. Bu mübarek ayda inşallah hiçbir vatandaşımız sıkıntı yaşamayacak. Halkımız rahat olsun.”



“CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye geçmişte sözü dinlenen bir ülkeyken artık Türkiye’den bahsedildiğinde sırtlarını çeviriyorlar.’ ifadesini kullandı. Bu konu hakkında ne söyleyeceksiniz?”

“Yalnızca mart ayında 40’tan fazla liderle görüştüm”

“Ülkemize devlet başkanları, başbakanları art arda geliyor. Bunun ötesinde telefon diplomasisi de yürütülüyor. Nasıl herkes sırtını dönmüş? Yalnızca mart ayında 40’tan fazla liderle yüz yüze ya da telefonla görüştüm. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmelerimiz sıklaştı. ABD Başkanı Biden ile telefon diplomasisi yürütüyoruz. Birleşik Krallık, İspanya, Estonya, İtalya, fransa, Liberya, Sierra Leona, Nijer, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Gine Bissau, Bulgaristan, Bosna Hersek, Slovenya, Kazakistan, Arnavutluk, Kanada, İngiltere, Hollanda, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Belarus, Litvanya, Sırbistan, Moldova, Avusturya, Kosova, Hollanda, Güney Kora, Polonya, Almanya, Yunanistan, İsrail ve Azerbaycan liderleri, devlet başkanları ve başbakanları ile görüştüm. Bunun yanı sıra NATO Genel Sekreteri ve AB Konseyi yetkilileriyle de görüşmelerimiz oldu. Bazı liderlerle iki kez görüştük. Ülkemizin barış yolunda kaydettiği çabaları takdir ettiklerini dile getirdiler. Şimdi kalkıp da o sözü söylemek ne mantıkla ne de akılla izah edilebilir.”

“Ülkemizde turizm konusu merak ediliyor. 2022 yazına nasıl gireceğiz? Beklenti rakamlarınız nelerdir?”

“Böyle bir dönemde turizm patlaması bekleyemeyiz”

“Öncelikle şu anda küresel olarak her ülkenin içinde bulunduğu durum belli. Turizmde ciddi yükseliş ya da patlamak beklemek oldukça iddialı olur. Ama Kültür ve Turizm Bakanımız bu konuda ülkelerle görüşmelerini devam ettiriyor. Biz de Polonya, Rusya, Ukrayna ve diğer bölge ülkelerinin liderleriyle bu konuyu görüşüyoruz. Örneğin Sayın Putin, Rus vatandaşlarının Türkiye’ye tatile gelmesi konusunda teşvik edileceği yönünde bize sözünü iletti. Turizm konusunda ülkemize hiçbir engel konulmayacak. Biz daha önceki görüşmelerimizde turizmde ruble ve Türk lirası kullanma önerisini kendisine iletmiştik. Şimdi haklılığımız ortaya çıkmaya başladı. Farklı ülkeler de bu turizm işini, turistin kendi para birimiyle yapabileceğini söylüyor. Biz bu adımı bu şekilde atmayı düşünüyoruz. Polonya Cumhurbaşkanı Duda da vatandaşlarını Türkiye’ye gelmek konusunda teşvik edeceklerini dile getiriyor. Rusya’dan 5, Ukrayna’dan 2 milyonun üzerinde turist alıyoruz. Ülkemizin güvenli bir ülke olması sebebiyle turist çekmek noktasında sıkıntı yaşamayacağımızı düşünüyoruz. Öte yandan gelişmelerle birlikte Almanya ve İngiltere’den bu sene daha fazla turist alma imkanımız da olabilir. Özellikle Almanya ile aramızda geçen diyaloglardan sonra bundan ümitliyim.”

Asgari ücret hakkında açıklama

“Yılbaşında asgari ücret ile memur maaşı zamlarının belirlenmesinin ardından gerekirse sene ortasında bu konunun tekrar görüşüleceğini dile getirmiştiniz. Geçtiğimiz günlerde Türk-İş Başkanı Atalay, asgari ücret zammını görüşmek üzere masaya oturmaya hazır olduklarını dile getirdi. Bu konuda bir gündeminiz var mı? Sene ortasında asgari ücrete zam yapılabilir mi? Emekliler için de bayram ikramiyesi ödeniyor, kendilerinin de bu sene zam beklentisi var. Onlara da bir müjdeniz olacak mı?”


“Daha üçüncü aydayız. Sene ortasına geldiğimizde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız mevcut durumu görüşmemiz için açacaktır. Vedat Bey sendikalarla şimdiye kadar hep samimi görüş alışverişinde bulundu. Yapılacak görüşmeler sonrasında biz vatandaşımızın hep yanındayız. Hele işçilerimizde bu zamları asla esirgemeyiz. Ne demişler? Veren el alan elden hayırlıdır.”

“Seçim Kanunu değişikliğiyle ilgili muhalefet kanadından gelen eleştirilere ne diyeceksiniz?”

“Seçim Kanunu ile ilgili olarak, Cumhur İttifakı ile birlikte çalışmalarımızı tüm samimiyetimizle duyurduk. Barajı belirledik, MHP Lideri Sayın Bahçeli bu konuda hiçbir tereddüt göstermedi. Yine böyle bir uçak seyahatimizde baraj değişikliğini açıkladı ve yüzde 7 olarak belirttik. O zaman Devlet Bey bizim teklifimizi kabul ederek çalışma arkadaşlarına talimatı verdi. Üzerinde en çok durulan konu baraj konusuydu. Arkadaşlarımız çalışmaları tamamlayarak meclise taşıdılar. Fazla zaman kaybetmeden bu yeni yasayı çıkartacağız.”
 

Yorumlar (0)
10
açık