Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi: "Doğal gazı daha ucuza vereceğiz"

Balkan ziyareti dönüşünde gazettecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun tartışmalara sebep olan 'KHK' açıklamalarına ise "Neymiş; FETÖ’cülerle, KHK’lılarla ilgili ‘Bırakacağım’ diyor. Sen kimsin, neyi bırakıyorsun? Öcalan’ı da KHK ile bırakacağım der bunlar" sözleriyle tepki gösterdi. Ekonomi ve hayat pahalılığıyla ilgili de konuşan Erdoğan, "2023'te doğalgazı vatandaşımızın kapısına çok daha ucuza ulaştıracağız" sözlerini kullandı.

GÜNDEM 09.09.2022, 14:44 09.09.2022, 16:45 Ömer Aksan
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi: "Doğal gazı daha ucuza vereceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balkan ziyareti dönüşünde önemli açıklamalarda bulundu. 

“Verdiğim mesaj oldukça açık”

Balkan turu çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan, Hırvatistan ve Bosna Hersek’i ziyaret etti.

Erdoğan, ziyaretten sonra, dönüş yolunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Yunanistan’a ilişkin “Bir gece ansızın gelebiliriz” şeklindeki uyarısı soruldu. Erdoğan, "Vermek istediğim mesajın oldukça açık olduğunu düşünüyorum." sözlerini kullanırken, "Son dönemde Yunanistan’ın, Türkiye’ye yönelik tutumu izah edilir gibi değil." açıklamasını yaptı. 

Ege'de Yunan güçlerinin ihlaller yaptığını, NATO görevi gerçekleştiren Türk uçaklarına yönelik taciz girişimleri ve S-300 füzeleriyle radar kilitlemeye varan hareketler sergilediğine vurgu yapan Erdoğan, şunları aktardı:

"S-400 olayımızı diline dolayanlardan Yunanistan’ın S-300’leriyle ilgili bugüne kadar bir şey duydunuz mu? S-300’ler de S-400 de Rusya’nın. Fakat ona ses yok. Burnumuzun dibindeki adaları, anlaşmalarla getirilmiş olan gayri askeri statü hilafına silahlandırmayı sürdürüyorlar. Aynı zamanda üsler kurulması mevzusu var. Bunun başını da malum ABD çekiyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na gittiğimiz zaman Sayın Başkan’la orada bir görüşme imkanı bulursak bu noktada Amerika’nın attığı adımlar da dile gelecektir, bunları da konuşacağız. Diğer tarafta deniz yetki alanları çerçevesinde Doğu Akdeniz ve Ege’de bize dayatmaya çalıştıkları maksimalist tezler var. Bunların yenilir yutulur bir tarafı yok. Doğrudan Türkiye ile konuşmak yerine Amerika Birleşik Devletleri’nde, Birleşmiş Milletler’de, Avrupa Birliği’nde ve en güçlü üyelerinden biri olduğumuz NATO’da, sürekli bizi şikayet etmek suretiyle tehdit mekanizmaları çalıştırıyorlar. Bunu kabullenmek mümkün değil. Onların anlayacağı dil neyse biz o dille konuşuyoruz. Anlıyorum ki onlar da anlıyor.”

"Öcalan’ı da KHK ile bırakacağım derler"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının devamında şunları söyledi:

'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı cananı bütün varımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda' diyoruz. Fakat bazılarının şüheda diye bir dertleri yok. Neymiş; KHK’lılarla ve FETÖ’cülerle ilgili 'ben bırakacağım' diyor. Sen kimsin, neyi bırakıyorsun? Bu ülke eğer bir hukuk devletiyse bu devlette bu kararı verecek olan merci ortadadır. Yargıdır. Yargı kararını verir. Fakat o, bu kararı yargıya bırakmıyor, kendisi kararı verecekmiş! Yani bir defa bunların hukuk tanımazlığı ve kanun tanımazlığı da var. Bay Kemal’e sormak gerek: ‘Bu yetkiyi sen nereden alıyorsun?' O masanın çevresinde olanlarda da bu meseleyle ilgili gariplikler var. Öncelikle böyle bir yetki yok. Zaten şimdi bunlara kalsa ne yapacaklar; 'Abdullah Öcalan’ı da bir KHK ile bırakacağım' derler. Demirtaş için de derler. Öyle bir yetki var mı? Bizim şehidimiz, şehitlerimiz var. O şehitlerimizin anaları ve bu milletin evlatları bu duruma nasıl bakar! Böyle bir şeye prim vermek asla mümkün değil. Bu kadar şehidimiz olacak, şehitlerimizin faillerine siz tahliye kararı vereceksiniz ya da beraat vereceksiniz! Bu ülkede bizler siyaset yaptığımız sürece bu işler kolay değil.”

"2023'te doğalgazı vatandaşımızın kapısına çok daha ucuza ulaştıracağız"

Hayat pahalılığı ve enerji fiyatlarıyla ilgili de konuşan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Şükürler olsun ki şimdilik bizim böyle bir problemimiz yok. Rusya bize herhangi bir yaptırım uygulamıyor. Kendisiyle fiyat konusunda bir konuşmam veya görüşmem olmuştu. O konudaki yaklaşımını da müspet olarak uygularsa o zaman zaten ‘nurun ala nur’ olur. Çünkü bizim de gayemiz, elektriği ya da doğalgazı daha uygun şartlarda vatandaşımıza verebilmek. 2023 ile birlikte özellikle inşallah kendi doğalgazımızı çıkarmamız durumunda, onu çıkardığımız andan sonra vatandaşımızın kapısına doğalgazı çok daha ucuza ulaştıracağız. Amacımız bu. Şimdilik bu rezerv, ihraca yönelik değil. Ama Türkiye için inşallah çok büyük bir kapıyı açmış olacağız. Bu kış, Avrupa için öyle kolay geçmeyecek, çok sıkıntılı bir kış olacak, mali açıdan faturası çok ağır olacak.”

“Semerkant'ta Putin ile görüşeceğiz”

Semerkant’ta Putin ile görüşeceklerini açıklayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Semerkant’ta Sayın Putin’le etraflıca olacağını düşündüğüm bir görüşme yapacağız. Bu görüşmede ağırlıklı olmak üzere bu tahıl koridorunu görüşeceğiz. Doğrusu Sayın Putin’in 'zengin ülkelere gidiyor, fakirlere gitmiyor' tavrını doğru buluyorum. Yani bunun böyle yapılmaması gerek. Çünkü burada asıl sorun, fakir ülkeleri bu tahıl koridorundan ihya ederek fakir devletlerin nasibini almalarını ve bu sıkıntılı süreci aşabilmelerini sağlamak olmalı. Ancak şu anda öyle gözükmüyor. Yani Putin’in dediği gibi o gemiler yine ya gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere gidiyor. Belki de Sayın Putin, Rus ürünlerini bu sebeple göndermiyor. Biz tabii Semerkant’taki görüşmemizde Rus ürünlerinin de bu gemilerle koridordan yollanmasını rica edeceğiz. Bunun da başlamasını özellikle kendisinden isteyeceğiz. Eğer Rus tahılı da gelirse biz burada bu fakir Afrika ülkelerine kadar hepsini en ideal biçimde belli bir sisteme oturtur, bağlarız ve o bölgelere de bu tahılı, ürünleri, hepsini yollarız. Bunu inşallah kendileriyle açık ve net bir şekilde konuşacağız. Çünkü özellikle Afrika’da zor durumda birçok ülke var ki bunları kucaklamamız, bu ürünleri bir an önce bunlara göndermemiz lazım.”

"Avrupa zannedildiği gibi rahat ve huzurlu değil"

Avrupa’nın yaşadığı enerji krizine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Yenilenebilir enerji ile ilgili doğalgaz sıkıntısı patlak vermediği süreçte Almanya ve Fransa başta olmak üzere çok havalı dolaşıyorlardı. Çünkü ‘nükleer enerjimiz var' diyorlardı. Nükleer enerji sebebiyle rahat olduklarını söylüyorlardı. Doğalgaz ile ilgili de sıkıntılarının olmadığını iddia ediyorlardı. Hatta o aralarda Merkel ve Macron’la da görüşmelerim olmuştu. O süreçte onlar kömürü, termik santralleri kapatacaklarını ve yenilenebilir enerjiye geçeceklerini, hatta nükleer enerji santrallerini de kapatacaklarını söylemişlerdi. Almanya mesela üç santrale indirmişti. Scholz gelince onunla bu konuyu konuştum, 'Ben Merkel’in attığı adımdan dönmem. Bu nükleer enerji santrallerini kapatma konusunda ben de kararlıyım' dedi. 'Bunu iyi düşündünüz mü?' diye sordum. 'Evet, çünkü yenilenebilir enerji Avrupa Birliği’nin ortak kararı' cevabını verdi. Baktım ki Macron da aynı fikirde. 

Ve şimdi ne oldu? Bir ay geçmedi, Almanya Ruhr havzasını açmaya karar verdi ki Ruhr havzası Almanya’nın kömürde güçlü olduğu, kritik bir termik santral havzasıdır. Almanya şu anda Ruhr havzasını yani termik santrali açmaya başladı. Böyle bir noktaya geldi. Tabii Rusya bu kararları keyfinden almadı. Avrupa zannedildiği gibi öyle rahat ve huzurlu değil. Bu iş çok farklı bir yere gidiyor. Bu tarz bir durum var. Şu anda hem Avrupa’dan hem de dünyanın değişik bölgelerinden yatırım için kapımızı çalanlar var. Tabii hassasiyetleri nedeniyle bu firmaların kimler olduğuna girmeyeceğim fakat şu an itibarıyla toplamda 20 milyar dolar gibi yatırım yapma konumunda bazı şirketler var. Bu rakam inşallah daha da artacak, öyle gözüküyor. Bir de mali noktada şu anda dışarıdan parasını Türkiye’de park eden şirketler var. Çünkü farklı ülkelere güven kalmadı. Fakat Türkiye’ye bu noktada güven var. Bununla ilgili birçok görüşmeleri arkadaşlarımla beraber yürütüyoruz ve bu görüşmeler sonucunda da olumlu neticeler alıyoruz.”

"Varsa adayınız, açıklarsınız"

Muhalefete yönelik eleştirilerde de bulunan Erdoğan, “Ben çürük tahtalara basmam. Yani bu altılı masa denilen, nereye gideceği belli olmayan yapıdan hiçbir şey çıkmaz. Varsa adayınız, çıkar açıklarsınız. Fakat şu anda altılı masanın yaptığı tek iş var; 'Önümüzdeki toplantıyı nerede yapacağız?' Tek yaptıkları bu. Sıralamaya koymuşlar. Başka bir şeyi duydunuz mu? 'Önümüzdeki toplantıyı kimde yapacağız?' Hep bu. Bir adım atın, mesafe alın, yok. Bunlar herhalde Yüksek Seçim Kurulu'nun açıklamayı yaptığı güne kadar bir karar alamayacaklar.” şeklinde konuştu.

Seçim kampanyasıyla ilgili de konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

“Konuyla ilgili şu anda ekipler çalışıyor. Bu çalışmaları belli bir aşamaya getirdikten sonra kampanyanın başlıklarını açıklayacağız. Şu anda teşkilatımız içerisinde geniş bir ekibimiz bu çalışmayı gerçekleştiriyor. Bu çalışmaları olgunlaştırıp açıklamamızı yaparak kamuoyuyla hepsini paylaşacağız. Bu konularda biliyorsunuz ki AK Parti’nin deneyimi her zaman için diğerleriyle karşılaştırılamayacak seviyede ileridir, iyidir. Bu çalışmaları yürüten arkadaşlarımız sunumlarını yapıyorlar ve bundan sonra da belli bir olgunluğa gelince kamuoyuyla en güzel şekilde bunları paylaşmayı planlıyoruz.”

"Dövizdeki sorunu aşacağız"

Artan döviz fiyatlarına değinen Erdoğan, açıklamalarında şunları aktardı:

“İşi gevşetmeyeceğiz, sıkı tutacağız ve bu dönemi de en güzel şekilde inşallah atlatacağız. Çünkü Merkez Bankamızda bir defa rezerv yükselmeye başladı. Bu döviz rezervi açısından bizim rahat hareket etmemizi sağlıyor. Bu konuyla ilgili şu anda birçok dost ülke gerekli desteklerini veriyorlar. Onlardan borçlanmamız Merkez Bankası olarak kuvvetlenmemizi sağlıyor. İnşallah bunu başararak dövizdeki bu sorunu aşmış olacağız. Bir diğer yandan da özellikle ihracatta öyle ürünler var ki bunlar ithale dayalı, bunlarda da dövize ihtiyacınız var, bunları da karşılamış oluyoruz. Bu anlamda şu anda ilgili bakanlıklarımız, çalışmalarını devam ettiriyor. Tabii bu dönemde özellikle turizmde çok ciddi bir gelişme var.”

Sosyal konut projesi

13 Eylül’de detayları açıklanacak olan sosyal konut projesine değinen Erdoğan, “Bu kampanyanın çok çok olumlu istikamette vatandaşımızı etkileyeceğine inanıyoruz. Burada yalnızca konut değil, arsa projemiz var. 250 bin konut, 100 bin altyapılı konut arsasını kapsıyor. İcabında vatandaş ‘Kendim yapacağım' diyorsa, onlara 'buyur kardeşim, 100 bin arsa var, sen de yapabilirsin' diyoruz. Öte yandan 10 bin sanayi sitesiyle vatandaşımıza kendi işini kurma fırsatı da sağlanacak. Gençler, engelliler, emekliler, şehit yakınları ve gazilere ilişkin özel kontenjanlar olacak. Böylece vatandaşlarımıza ev sahibi olabilme fırsatı sunuyoruz. Bunlarla beraber inanıyoruz ki yüksek kira bedeli almak suretiyle korsanlık yapanlar da en büyük darbeyi yiyeceklerdir.” açıklamasını yaptı.

Yorumlar (0)
18
açık