CHP, "Nafaka en fazla 6 yıl verilsin" önerisine karşı çıktı!

Adalet Bakanlığı, nafakanın en fazla 6 yıl süreyle verilmesini önerdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), söz konusu öneriye karşı çıktı. 

GÜNDEM 24.10.2020, 09:49 24.10.2020, 09:55
CHP, "Nafaka en fazla 6 yıl verilsin" önerisine karşı çıktı!

Türkiye'de son dönemde nafaka tutarı ile nafaka süresine ilişkin tartışmalar ortaya çıktı. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı tarafından konuya ilişkin çeşitli çalışmalar yürütüldü. Bakanlık, nafaka süresinin en az 2 yıl, en fazla 6 yıl olmasını tavsiye etti. 

Nafaka süresini belirlemenin yanlış bir karar olacağını belirten bakanlık, bazı boşanma durumlarında nafakaya gerek kalmadığını, bazı boşanma durumlarında ise hayat boyu nafakanın zorunlu hale getirildiği ifade edildi. Nafaka süresine ilişkin kararın hâkimler tarafından alınması gerektiği belirtildi. 

Bunun üzerine Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kadın vekilleri, bakanlığın nafaka süresine ilişkin çalışma gerçekleştirdiğine yönelik iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşıdılar.

Kadın vekiller, kadınların ekonomik anlamda şiddete maruz kaldığını vurgulayarak, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'e soru önergesi verdiler.

Nafakaya ilişkin gerçeklerin duyurulmasını isteyen 17 kadın vekil, bu önergenin Bakan Gül tarafından yanıtlanmasını talep ettiler.

Söz konusu vekiller, kadınların yasal olarak sahip oldukları hak kazanımlarından hiçbir şekilde geri adım atılmaması gerektiğini ifade ettiler.

Nafaka süresine ilişkin kadınları olumsuz etkileyecek bir teklifin kanun haline getirilmesini onaylamayacaklarını belirten vekiller, kadınların hak kazanımlarının manipülasyon ile ellerinden alınmasının hedeflendiğini kaydettiler. 

Vekiller, Türkiye'nin toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından 130'uncu sırada (150 ülke arasından) yer aldığını hatırlatarak, her 10 kadından yalnızca 3'ünün çalışma hayatına girdiğini belirttiler.

Cinsiyet rolleri sebebiyle yaşlı ve çocukların bakımını üstlenme ve ev işlerini yapma gibi durumların sadece kadınların görevi olarak nitelendirildiğine dikkat çeken vekiller, Türkiye'de kayıt dışı çalışmanın fazla olduğunu ve kadın yoksulluğunun artış gösterdiğini ifade ettiler.

Kadın vekiller, kadınların her türlü şiddete maruz kaldığını ve bunlara bir de ekonomik şiddetin eklendiğini kaydederek, elim tablonun Adalet Bakanlığı tarafından yasal hale getirilmeye çalışıldığını kaydettiler. 

Söz konusu soru önergesinde, "Boşanmanın ardından çocuk yetişkin bir birey haline gelene kadar babanın nafaka vermesi yasal hale getirilmeli." ifadesine halkın yüzde 82'sinin destek verdiği (iştirak nafakası) belirtildi. Ayrıca, "Boşanmanın ardından maddi gücü olmayan kadınlara, gereksinim duyduğu süre boyunca boşandığı eşi tarafından nafaka verilmeli." ifadesine de halkın yüzde 76'sının destek verdiği (yoksulluk nafakası) ifade edildi. Bu rakamlar karşısında "nafaka mağduru" olarak nitelendirilen erkeklerin sayısının ne oranının ne kadar olduğu soruldu. 

Soru önergesinde, hükmedilen nafakanın yüzde 66,4'ünün 0-500 lira arasında olduğu ve ortalamasının 262 lira olduğu belirtilirken, mahkemeler tarafından bütün aralıklar için verilen nafakanın ortalamasının ise yalnızca 370 lira olduğu hatırlatıldı. Bu verilerin açlık ve yoksulluk sınırı ile kıyaslanması halinde Adalet Bakanlığının değerlendirmesinin nasıl olduğu soruldu.

Soru önergesinde ayrıca boşanma davalarının kaç tanesinde kadınların maddi yetersizlik sebebiyle adli yardım aldığı ve boşanma davalarının yüzde kaçında kadına şiddet iddialarının bulunduğu da soruldu.

Yorumlar (2)
Sami Akbaş 8 ay önce
Bakanın tuzu kuru birde nafaka ödeyenlere baksınbi ben 6 yıl oldu ayrılalı 6 yıldır yoksulluk nafakası ödüyorum ayrıca çocumun felayetide bende ben bakıyorum kendisinin cocuga hiç bir katkısı yok ben çocumun ihtiyaçlarını okul masraflarını karşılamakta zorlanıyorum ben asgari ücretle çalışan biriyim ben aile geçindiriyorum yeni eşimlede tartışmalar yaşıyoruz buyüzden eski eşim olacak kişide sigortasız kaçak çalışıyor şimdi siz düşünün nafaka ödüyenlerin halini
M. İlhan gültekin 8 ay önce
Nafaka kaldırılmasını talep edenler için. Sizin öneriniz nedir. Genç yaşta bir kaç ay evli kalmış çiftler her ne sebepten dolayı ayrılmış olsalar isede bu yasa kadınları koruduğu için, mahkeme kararları her halukarda kadını mağdur göstermektedir. Bunun sonu yok. Ne yani şumu kadını korumak" kadın istediği hayatı yaşamakta özgür olacak. Erkek ise boşanmış eşe ömür boyu esir olacak, bunu ideolojik mantığı da yoktur. Aynı görüşte olmak sizin savınızı haklı duruma çıkarmaz. Bunu asgari ücretli bir çalışan için düşünün. Bu ülkede asgari ücretin açlık sınırı altında olduğunu söyliceksiniz, sonra kadın üzerinden vicdan muhasebesi yapacaksın. Bu sizce ne kadar hakkaniyetle bağdaşıyor. Bu sistem kadını koruma sisteminden çok, erkeğe de zulüm DEĞİLİMDİR kimse karnından konuşmasın bu ülkenin gerçekleri üzerinden konuşun. Bu yasa değişimeli, kadınlara karşı şiddete karşı olmakla beraber, süresiz nafakanın da o derece kalmasından yanayım. Görüşlerinize bile insanlar ömür boyu mahkum etmeyin.
13
açık