"3 yıl boyunca sustuk"

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Elazığ'da yaptığı konuşmada, "Devlet makamını bir trol çetelerinin tuzaklarına mahkum edenlere karşı 3 yıl sustuk. Eğer işler iyi gitmiş olsaydı kıyamete kadar susardık. Hiçbir makam, mevki beklentimiz olmazdı" diye konuştu.

GÜNDEM 30.06.2019, 22:29
"3 yıl boyunca sustuk"

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Elazığ'da düzenlenen Gönül Dostları Buluşması'nda önemli açıklamalar yaptı.

İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:

"Ya Meclis'e hesap verecek bir başbakandan oluşan parlamenter sistem ya da kuvvetler ayrımı ilkesine uyulan bir başkanlık sistemi olmalıdır. Her ikisi de olabilir. Ama bugünkü şartlar bunu gerektiriyor denerek yapılan her düzenleme sıkıntıya yol açıyor." 

"KRİZLER MUHASEBE GETİRİR"

"Çok daha fazla konuşmamız, yüzleşmemiz halleşmemiz lazım. Bir muhasebe dönemindeyiz. Krizler muhasebe getirir. Muhasebeler, krizlerin yegane ilacıdır. Korkmadan, çekinmeden birbirimizle konuşmak durumundayız."

"NABIZ TUTUYORUZ"

"Son dönemde karşı karşıya kaldığımız bu yeni meydan okumalarla ilgili olarak konunun uzmanı akademisyen, bürokratlarla, siyasette birlikte olduğumuz kişilerle, devlet adamlarıyla teorik işbirliği içinde buluyoruz, aynı zamanda Anadolu'yu dolaşıp nabız tutuyoruz."

"VİZYONSUZLUK HEPİMİZİ TEDİRGİN ETTİ"

"Son 3 yıl içinde siyasi hareketler ve AK Parti içindeki devinimler adına büyük değişiklikler ve ciddi savrulmalar yaşadık. Bizim yapmamız gereken cesaretle, basiretle, ferasetle önümüzdeki meseleleri tartışmaktır. 3 yıl içinde siyasetin temelini dokuyan temeller bakımında, hem AK Parti'nin  ilkeleri bakımında o ilkelerdeki savrulmalar bakımında çok ciddi değişimler ve odak kaymalarıyla karşı karşıyayız. Sizlerle istişare edeceğiz. Ekonomimizde, hukukta, siyasi devlet yapısındaki her durumu masaya yatırma durumundayız. Son 3 yıl içinde 2 seçim 1 referandum, 1 yenilenme yaşadık. Üslup, söylem, vizyonsuzluk hepimizi tedirgin etti. Yeni halin ne olması gerektiği konusunda istişarelerde bulunacağız." 

"3 YIL SUSTUK"

"İstanbul'da yenilenen seçimler bize ne gösterdi? Seçim neticeleri sonrasında, büyük hüzün yaşıyorum. Bunun hesabını veremeyip dönüp, bizim haklı eleştirilerimizi bölünme çabası içinde göstermek isteyenler bilmeli ki biz bu kitleler bölünmesin diye başbakanlık makamından ayrıldık. Devlet makamını bir trol çetelerinin tuzaklarına mahkum edenlere karşı 3 yıl sustuk. Eğer işler iyi gitmiş olsaydı kıyamete kadar susardık. Hiçbir makam, mevki beklentimiz olmazdı. İstanbul seçimlerinde olduğu gibi tekrar kaybetmişsek, o kitleler hüzün içinde evinde dönmüşse; bunun sorumlusu söylemde, eylemde, siyasi hayatta ciddi savrulmalar yaşatanlardır."

"AK PARTİ TROL ÖRGÜTLERİNİN ETKİSİNE GİRMİŞSE..."

"Cumhur İttifakındaki MHP oyları çıkarıldığında AK Parti oyları yüzde 34-35 bandına gerilemiştir. Ne yaptık da bu oldu denmelidir, niye yüzde 14 puan kaybettik denmelidir."

"AK Parti bir kişinin, bir faninin, bir ailenin, bir grubun, bir kesimin, bir bölgenin, bir etnik ya da mezhebi grubun partisi değildir" diyen Ahmet Davutoğlu, "AK Parti bir takım trol örgütlerinin etkisi altına girmişse, soru sorması gereken biz, cevap vermesi gereken partiyi bu gruplara teslim edenlerdir."

"BUNLAR ŞAHSİ DÜŞÜNCELERİM DEĞİL"

"Bu düşüncelerim şahsi düşünceler değildir. Daha önce gittiğim vilayetlerde hissettiğim düşüncelerdir. Bize hesap soranlar olduğu için yüreğimden gelen sesle haykırıyorum. Gelin konuşalım. Çağrım ülkenin geleceğiyle ilgili kaygı duyan herkese. Vicdan odaklı temiz bir siyasetten kopma nedeniyle buradayız. Ekonomik açığı iyi politikalarla kapatabilirsiniz ama vicdan açığını kapatmak mümkün değildir. Bir seçimde beka kaygısından bahsedip, diğer seçimde İmralı ile temasa geçmeye çalışmak veya bunu meşru göstermek milletin vicdanından kopuştur."

SİSTEMi ELEŞTİRDİ

"Bugün AK Parti'nin 'Ak' kelimesiyle ifade edilen temiz siyasetin yeniden keşfedilmesi gerekmektedir" diyen Ahmet Davutoğlu, "Adalete ihtiyaç var. Adalet son dönemde öylesine çifte standart gösterdi ki, insanların adalete, hukuk sistemine güveni sarsıldı."

"DEVLETİN YAPISI YENİDEN İNŞA EDİLMELİ"

"Anayasal sistemler kişilere ve kurumlara göre inşa edilmez. Ama maalesef tüm uyarılarımıza rağmen çarpık parlamenter sistemden çarpık bir başkanlık sistemine geçildi. Ya meclise hesap verecek bir başbakandan oluşan parlamenter sistem ya da kuvvetler ayrımı ilkesine uyulan bir başkanlık sistemi olmalıdır. Her ikisi de olabilir. Ama bugünkü şartlar bunu gerektiriyor denerek yapılan her düzenleme sıkıntıya yol açıyor. Devlet yapısıyla aile ilişkileri kesinlikle ayrılmalıdır. Devlet hiyerarşisinde birinci derece akrabalıklar olmamalıdır. Çok radikal, köklü reformlarla bu ülkenin psikolojisi ve devlet yapısı yeniden inşa edilmelidir."

Yorumlar (0)