Huawei'den yeni hamle!

Rus şirket MTS ile Çinli şirket Huawei arasında imzalanan anlaşmayla iki ülke arasındaki iş birliği yeni boyut kazandı.

Huawei'den yeni hamle!

Batı'yla ilişkileri gerilen Rusya ve Çin arasında derinleşmeye devam eden ekonomik ve siyasi ilişkiler, "Rusya’nın Davos'u" olarak nitelendirilen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na mührünü vurdu. 

Rusya’nın St. Petersburg şehrinde 6-8 Haziran’da düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu, 145 ülkeden yaklaşık 19 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

"Rusya’nın Davos'u" olarak nitelendirilen foruma, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Slovakya Başbakanı Peter Pellegrini, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres konuşmacı olarak katıldılar. Forumdaki oturumlar, 4 bin 800 gazeteci tarafından an be an takip edildi.

Forumun düzenleyicisi Roscongress yetkililerinden alınan bilgiye göre, foruma en büyük katılımı bin 720 temsilciyle Çin Halk Cumhuriyeti gerçekleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise Rusya’ya uyguladığı sert yaptırımlara rağmen Çin’in ardından 520 temsilciyle en yüksek katılımı gösterirken, foruma daha önce sınırlı katılım gösteren Suudi Arabistan’ın Saudi Aramco gibi en büyük şirketleri de bu yıl ilk defa katılımcılar arasındaydı. 

Forum kapsamında, toplam değeri 3,1 trilyon rubleyi aşan (yaklaşık olarak 47,5 milyar dolar) 650 adet anlaşma imzalandı.

Forumdaki farklı oturumlarda, başta Asya olmak üzere Afrika, Orta Doğu, Avrupa ve Avrasya bölgelerindeki ekonomi ve enerji alanlarındaki gelişmeler Rusya ve dünyadan uzmanlarca ele alındı, özellikle Çin’in odak noktasına alındığı tematik çok sayıda sunum ve tanıtım gerçekleştirildi.

Ülkemiz, geçen yıl 2017’ye göre yüzde 18,3 artarak 25,1 milyar dolara yükselen ticaret hacmiyle Rusya’nın en büyük 5’inci ticaret ortağı olmasına karşın Türkiye’den gerek resmi gerekse iş dünyasından çok az sayıda katılımcı forumu ziyaret etti.

İkili ticarette hedef ise 200 milyar dolar

Ticaret savaşları ve Batı'yla bozulan ilişkiler sonrası Pekin ve Moskova arasındaki yakınlaşma, küresel siyasette olduğu gibi forumun da ana gündem maddesi oldu.

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in forum çerçevesinde vurguladıkları “ikili ilişkilerde yeni dönem” söylemi ve iki liderin görüşmelerin ardından imzaladığı toplam 20 milyar dolarlık anlaşmalar, Avrasya'nın en büyük iki ülkesi arasındaki etkileşimin artan önemine işaret ediyor.

Öte yandan, ticaret hacmini geçen yıl 2017’ye göre yüzde 24 yükselterek 108 milyar dolara, 2019 yılının ilk beş ayında da geçen yıla kıyasla yüzde 4'lük artışla 42,6 milyar dolara çıkaran iki ülke, telekomünikasyon alanında ortak adımlar atma konusunda kararlı.

Huawei-MTS arasında anlaşma

Başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere Batılı ülkelerin Çinli Huawei şirketini uluslararası arenadan izole etmeye yönelik attığı adımların gölgesinde, Huawei ile Rus telekomünikasyon şirketi MTS arasında Rusya’da 5G teknolojisinin geliştirilmesi konusunda imzalanan anlaşma iki ülke arasındaki iş birliğinin taşınacağı yeni alanlardan biri olarak ön plana çıktı.

Putin'den Huawei yorumu: Ekonomik yağma!

Forumun ana oturumunda da Çinli şirket Huawei’ye yönelik baskıya değinen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin söz konusu adımlarını "ekonomik yağma" olarak nitelendirerek, "Bu sonsuz çatışmalara giden bir yol. ABD'nin siyaseti artık bir parodiye dönüştü." dedi.

Çinli Alibaba Grubu ile Rus şirketleri Megafon, Mail.ru ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF), Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nda (BDT) faaliyet gösterecek ve başlangıç değeri 2 milyar dolar olması beklenen en büyük e-ticaret şirketinin kurulmasına yönelik anlaşma ise bir süre önce imzalanmıştı.

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Feng başta enerji, e-ticaret ve 5G kullanımı, yüksek teknolojik kalkınma gibi alanlarda iş birliğini artırarak Rusya ile ticaret hacmini yıllık 200 milyar dolara çıkarma konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

Amerika’nın yeni yaptırımlarına yönelik riskler nedeniyle iki ülke ticaretinde ulusal para birimlerinin kullanımının artırılması, bir başka deyişle, ticaretin “dolarsızlaştırılması” ise iki ülkenin odaklandığı başlıklardan birisi olmaya devam ediyor.

Ancak Rusya ve Amerika'nın da sıklıkla dile getirdiği siyasi söylemlerin aksine Rusya ve Çin ticaretinde doların payı 2017’ye kıyasla yalnızca 1,4 puan gerileyerek yüzde 75,8 seviyesinde gerçekleşti. Avronun payı 2,8 puan artışla 7,3 seviyesine ulaştı. Rus Rublesi ve Çin Yuanın payı verilen siyasi mesajların aksine geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,3’ten 16,9’a düştü.

Telekomünikasyonun yanı sıra ön plana çıkan bir diğer yeni ve önemli alan ise havacılık. Havacılık, Çin’in Rusya’nın uzmanlığına ilgi duyduğu alanların başında gelirken iki ülke, Boeing ve Airbus ile rekabet etmesi beklenen “CRAIC C929” ile birlikte uzun mesafeli bir yolcu uçağı geliştirilmesi konusunda karara vardı.

Ticarette aslan payı net bir şekilde enerjide

Rusya ile Çin arasında 2014’te imzalanan doğal gaz anlaşmasıyla yeni bir boyut kazanan enerji alanındaki iş birliği, çeşitli ortaklıklarla derinleşmeye ve sürmeye devam ediyor.  

Rusya’nın yıl sonuna kadar faaliyete geçmesi beklenen "Sibirya’nın Gücü" boru hattı üzerinden Çin’e 30 yıl boyunca yılda 38 milyar metreküp doğal gaz temin etmesi planlanırken yaklaşık 14 milyar dolarlık yatırımla Altay boru hattı ile Çin’in batısına yıllık 30 milyar metreküplük doğal gaz sevk edilmesi hedefleniyor.

Çin, küresel enerji sektöründe Amerika'ya güvenilir bir alternatif olarak gördüğü Rusya’daki enerji sektörüne ise yatırımlarını artırıyor.

Rusya’nın bağımsız en büyük doğal gaz şirketi Novatek önderliğinde 27 milyar dolarlık yatırımla Aralık 2017’de devreye alınan Yamal LNG tesisi, Rusya'da son dönemde ön plana çıkan projelerin en başında geliyor.

Yıllık 16,5 milyon ton LNG üretim kapasitesine sahip Yamal LNG'de, Çinli CNPC şirketinin yüzde 20, Çinli İpek Yolu Fonu'nun ise yüzde 9,9 hissesi mevcut. 

Novatek, forum kapsamında Çinli doğalgaz şirketi Sinopec ve Rus bankası Gazprombank'la yaptığı yeni anlaşmayla da kurulacak ortak girişimle Çin’e doğal gaz pazarlanmasında mutabık kaldı.

Moskova ve Pekin, nükleer enerji sektöründeki bağları güçlendirmekte kesin kararlı. Rus ve Çinli nükleer şirketleri toplam değeri 1,7 milyar dolar olan Çin’deki Hudapu Nükleer Güç Santrali’ndeki iki ünitenin ortak inşasında anlaşmaya vardı.

Özetle; küresel alanda korumacılığın ivme kazandığı yeni ekonomik düzende, Rusya ve Çin arasında derinleşen ekonomik bağlar, Şanghay İşbirliği Örgütü ekseninde Suriye ve İran gibi dünyanın çeşitli bölgelerinde yürütülen siyasi iş birliklerini de destekleyerek, önümüzdeki dönemin en dikkati çekici gelişmelerden biri olacak.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER