Fitch Ratings: Türk bankalarının dış finansman kaynaklı riskleri azaldı

Türk bankalarının son bir yılda yaklaşık 4,6 milyar dolar sermaye benzeri ihracı olduğunu açıklayan Fitch Ratings Bankalar Direktörü Ahmet Emre Kılınç, dış finansman kaynaklı risklerinin azaldığını söyledi.

EKONOMİ 12.06.2024, 13:35 Şeyda Gül
Fitch Ratings: Türk bankalarının dış finansman kaynaklı riskleri azaldı

Fitch Ratings Bankalar Direktörü Ahmet Emre Kılınç, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektöründeki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Fitch Ratings'in kısa süre önce Türkiye'nin kredi not görünümünü yükselttiğini ve bunu takiben Türkiye'deki birçok bankanın da notunun artırıldığını anımsatan Kılınç, özellikle Mayıs 2023'teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, birçok Türk bankasının çok ciddi anlamda ve kısa sürede dış finansmana erişimi olduğunu gördüklerini belirtti. Bunun da dış finansman risklerinde azalma olduğunu gösterdiğini kaydeden Kılınç, özellikle para politikasındaki değişimin bunda etkisi olduğunu ve Türkiye'nin risk primlerinin ciddi ölçüde gerilediğini vurguladı.

Türk bankaların daha fırsatlara göre hareket edeceğini düşünüyoruz

Bankaların dış finansmana erişiminde kısa sürede değişik enstrümanların görüldüğünü ve ilk olarak eurobond ihracına başladıklarını dile getiren Kılınç, bu noktada yatırımcıların geri döndüğünü gördüklerini aktardı. Sadece büyük bankalar değil, piyasada daha küçük bankaları da gördüklerini ve bunun genel olarak bir iştahın göstergesi olduğunu ifade eden Kılınç, son bir yılda bankaların yaklaşık 4,6 milyar dolar (sermaye benzeri) ihracı olduğunu vurguladı. Bundan sonraki dönemde Türk bankalarının daha fırsatlara göre hareket edeceğini düşündüklerini dile getiren Kılınç, “Bankalar (ihraçlarda) fiyatlamaya bakacaklardır çünkü çok acil bir sermaye ya da yabancı para likidite ihtiyaçları olmadığını düşünüyoruz” dedi.

Bankacılık sektörünün sermaye yapısı yeterli

Kısa sürede yapılan önemli miktardaki ihraçların özellikle sermaye benzeri enstrümanlar tarafında arz fazlası oluşturduğunu belirten Kılınç, genel olarak şartların bu şekilde devam edebileceğini ancak bankaların fırsat kollayacağını düşündüklerini aktardı. Bu nedenle son dönemde kısa zamanda yaşadığımız kadar bir ihraç öngörmediklerini belirten Kılınç, ancak bankaların fırsat kollayarak uygun ortamda ihraç yapmaya devam edeceğini bildirdi. Bankaların sermaye rasyolarının makul seviyede ve yeterli olduğunu kaydeden Kılınç, yeni yapılan sermaye benzeri kredilerinin sermayeyi desteklediğini gördüklerini aktardı. “Bu durum, kurda olası bir yükselişe karşı da hedge görevi görüyor. Karlılık azalabilir ama hala sermaye yapısını desteklemeye devam ediyor” diyen Kılınç, genel olarak baktıklarında bankacılık sektörünün sermaye yapısının yeterli olduğunu düşündüklerini vurguladı.

Merkez Bankası bu swap limitlerini değiştirir mi bilemiyoruz?

Marttan beri bankaların Merkez Bankası ile yaptığı swapların da ciddi miktarda azaldığını ve 58 milyar dolar seviyesinden 18 milyar dolara kadar gerilediğini anlatan Kılınç, buna karşın yabancı bankalarla swaplar arttığını söyledi. Bundan sonrasında Merkez Bankası bu swap limitlerini değiştirir mi bilemediklerini söyleyen Kılınç, “Ama bu konuda da bir gevşeme olabilir. Bu da swap mekanizmasının daha çok yabancı bankalara kaymasına neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Bankalar makul seviyede karlılık üretmeye devam edecek

Türk bankalarının dış borçlarına bakıldığında tüm yükümlülüklerinin yaklaşık yüzde 20'sinin dış finansmandan kaynaklandığını belirten Kılınç, kısa vadeli borç tutarının yüksek olmasının önemli bir risk unsuru olduğunu vurguladı. Yabancı para mevduatı azalmasına rağmen hala yüksek seviyede olmasını ve Kur Korumalı Mevduat'taki (KKM) seyri de yakından takip ettiklerini anlatan Kılınç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) KKM'yi sonlandırmak istediğine ve bu süreci çok dikkatli yönettiğine dikkati çekti. Bankaların yeteri kadar yabancı para likiditesi var ama hala yüksek tutardaki yabancı para mevduatı ve KKM bir risk unsuru olduğunu kaydeden Kılınç, “KKM'den çıkışlar sürüyor ama çıkış sonrasında eğer TL yerine yabancı para talebi oluşuyorsa bir risk oluşturabilir çünkü oradaki ana hedef KKM'den çıkışların TL'ye gitmesi. Mevcut tutar şu anda 67 milyar dolar civarında. Bunun bir anda yabancı paraya gitmesindense, özellikle TCMB'nin dönüşüm oranlarıyla bir kısmının TL'ye gitmesi hedefleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bankaların makul seviyelerde karlılık üretmeye devam edecektir

Bankaların dış finansman ihtiyacı konusundaki risklerin azalmasına, yabancı para mevduatındaki ilerleyişe ve KKM'nin seyrine bakıldığında, politikalara hükümet müdahalesine ilişkin risklerin azaldığını söyleyen Kılınç, bu durumun sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu dile getirdi. Ülkenin notu ve müdahale risklerindeki azalma bizim için temel reyting duyarlılıkları olduğunu aktaran Kılınç, bankaların not artışı konusunda da ilk baktığımız nokta ülke notu olduğunu bildirdi. “Ülke notundaki potansiyel bir artış, bankalar için de potansiyel bir artışa işaret ediyor. Ayrıca, bankaların karlılıklarının iyi seviyelerde olduğunu görüyoruz. Karlılıkta biraz azalma bekliyoruz ama hala iyi seviyede olacağını düşünüyoruz” diyen Kılınç, artan faiz nedeniyle mevduat ve kredi arasında bir uyumsuzluk olduğunu vurguladı. Mevduatların vadesi 2-3 ay civarındayken, kredilerin vadesi daha uzun olduğunu dile getiren Kılınç, bu durumda faizler arttığı zaman mevduatlar daha kısa zamanda fiyatlanırken, krediler daha geç fiyatlandığını ifade etti. Bu yüzden marjlarda bir daralma öngördüklerini anlatan Kılınç, aktif kalitesi tarafında, ana unsurun tüketici kredileri ve kredi kartlarında, yani teminatsız kredilerde bir bozulma olabileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Kılınç, “Ama yine de bunların makul seviyede kalacağını düşünüyoruz. Faaliyet giderleri de enflasyonun da etkisiyle hala (bankaların) karını baskılayacaktır ama yine de bankaların makul seviyelerde karlılık üretmeye devam edeceğini düşünüyoruz” dedi.

Ekonomide resesyon beklentimiz yok

Türkiye'de kredi büyüme hızının azalmasına rağmen ekonomik büyümenin ilk çeyrekte yüksek seyrettiğini söyleyen Kılınç, Türkiye ekonomisinde resesyon beklentilerinin olmadığını vurguladı. Kılınç, “Türkiye'de bu yıl yüzde 2,8 büyüme öngörüyoruz ama ilk çeyrekteki güçlü büyüme, yıl sonu büyüme beklentimizi yukarı çekebilir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)