Bakan Elvan: “Ülkemizin potansiyeli dikkate alındığında atılması gereken adımlar bulunuyor” 

Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, TSPB Kongresi’nde konuştu. Elvan, enflasyonla kararlı şekilde mücadele edildiğini ve döviz kurunun yeniden istikrara kavuşacağı; ülke risk priminin düşeceği günlerin yakın olduğunu dile getirdi. 

EKONOMİ 16.11.2021, 11:36 Başak Çetin
Bakan Elvan: “Ülkemizin potansiyeli dikkate alındığında atılması gereken adımlar bulunuyor” 

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen 5’inci kongrede konuştu. TSPB’nin 20 senedir önemli bir görev icra ettiğini belirten Bakan Elvan, bankalar, portföy yönetim şirketleri ve aracı kurumlar gibi 218 üye ile milyonlarca kişiye hizmet sunulduğunu hatırlattı. Ülkemizin son 20 senede gösterdiği ekonomik dönüşümde finansal piyasaların özellikle kritik roller üstlendiğini ifade eden Bakan Elvan, şu anda bulunulan noktayı memnuniyetle karşıladıklarını fakat Türkiye’nin dinamizmi ve potansiyeli dikkate alındığında atılması gereken daha pek çok adımın olduğunu dile getirdi. 

“Dünya, son 2 senedir zorlu bir dönemden geçiyor” 

Elvan: “Yaşanılan küresel salgın, insan sağlığının yanı sıra küresel ekonomiyi de derinden sarstı. Küresel anlamda yüz milyonlarca iş kaybı oluştu ve ülke ekonomilerinden trilyonlarca dolar silindi. Küresel yoksulluk, son 25 senede dünya genelinde ilk kez yükseldi. Şu anki durumda küresel bir canlanmaya şahit olsak dahi önümüzdeki dönemler için riskler bulunuyor. Küresel arz-talep dengesizlikleri devam ediyor. Küresel emtia fiyatları artarken uzun bir aradan sonra küresel enflasyon artışıyla da karşı karşıya kaldığımızı görüyoruz. Pek çok ülkede kamu maliyesi dengeleri ciddi hasar görmüş durumda. Salgının en kötü dönemlerini geride bırakmış olsak da son gelişmeler, bir süre daha salgınla yaşayacağımızı gösteriyor. Böyle zorlu bir dönemde yaşadığımız sorunlara rağmen başarılı performans gösterdik. Üretim, yatırım, büyüme ve istihdamda onlarca ülkeye göre olumlu yükseliş kaydederek farkımızı ortaya koyduk.” 



“Hedeflediğimiz büyümeyi sürekli kılmalıyız” 

Elvan: “Salgın sürecinde uyguladığımız seçici ve özenli kamu maliyesi politikaları, gelişen ve gelişmekte olan ülkelere nazaran Türkiye ekonomisini rakiplerinden pozitif olarak ayrıştırdı. Güçlü kamu maliyesi, makroekonomik istikrarın en önemli dayanaklarından biri olmaya devam edecek. Enflasyon cephesinde maalesef istediğimiz seviyede değiliz. Yurt içi görünüm, küresel konjonktür ve enflasyonla mücadelede son derece dikkatli olmamız gerekiyor. Her zaman altını çizdiğimiz konuyu yinelemek gerekir: Biz, özel sektör öncülüğünde; çevre dostu, istihdam yanlısı, rekabetçi, sürdürülebilir ve dengeli bir büyümeden yanayız. Hedeflenen büyümeyi sürekli kılmamız gerekir. Bunu gerçekleştirmenin ön koşulu da fiyat istikrarından geçiyor. Karşımızdaki enflasyon, arz-talep kaynaklı sebeplerin yanı sıra bekleyişler kanalı ve fiyatlandırma davranışlarıyla da bozulabiliyor.”  

“Her bir sebebe karşı uygulanacak politika var” 

Elvan: “Her bir kök sebebe karşı uygulanacak politika seti var. Bunların her birinin karşılığı farklı. Bu sebeple her bir kurum, kendi görev anlayışı kapsamında üzerine düşeni daima yerine getirmelidir. Biz, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak enflasyonla mücadele konusunda kararlılığımızı net şekilde gösteriyoruz. Yönlendirilen ve yönetilen fiyatların yanı sıra iç talep gelişmelerini de oldukça yakından takip ediyoruz. Gereken durumlarda makro ihtiyati tedbirleri de gecikmeden alıyoruz. Çok net ifade edebilirim ki enflasyonla mücadeleyi bütüncül ve kararlı bir anlayışla sürdürdüğümüzde döviz kuru da istikrara kavuşacak ve ülke risk primi de düşecektir. Ayrıca o zaman uzun vadeli faiz oranları da gerileyecek ve yatırımlar için de öngörülebilirlik oluşacaktır.” 



“Türkiye, idealleri ve yüksek hedefleri olan bir ülke” 

Elvan: “Ülkemiz, idealleri ve yüksek hedefleri olan bir ülke. Sanayi altyapısı, dinamik nüfusu, girişimcisi ve şoklara direnç gösterme kabiliyeti ile Türkiye, çok ciddi bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli de en iyi şekilde değerlendirmek ve güçlü kalkınmayı sürekli kılmak için büyüme finansmanının kalitesi önem kazanıyor. Bu kapsamda, reel sektörün finansman ihtiyacı, sermaye piyasaları ile para piyasaları arasında dengeli şekilde dağılma gerektiriyor. Gelişmiş ülkelerin finansal sektörüne baktığımızda sermaye piyasalarının payının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu fakat bu oranında Türkiye’de yüzde 10’un altında kaldığını görüyoruz. Bu da sermaye piyasalarının derinleştirilmesi konusunu önceliklerimiz arasına sokuyor. Şirketlerimizin sermayelerini tek bir ürüne ya da finansman modeline odaklı yapı olarak belirlemesini istemiyoruz.” 

“Son 2 senede finansman modelleri için elbirliğiyle çalıştık” 

Elvan: “Şirketlerimiz ile erken aşama dönemlerinden büyüme ve olgunluk dönemlerine kadar tüm süreçlerde sermaye piyasalarından faydalanmak için elbirliğiyle çalıştık. Bu alanda farkındalık oluşturmak ve bu noktada bize her türlü ihtiyaca karşı cevap verebilecek ürün yelpazesi geliştirmenin gayreti içerisinde çabaladık. Son 2 senede küresel ölçekte de önemi görülen finansman modellerini sermaye piyasalarımıza kazandırmak için kritik düzenlemelere imza attık. Erken aşama finansmana ihtiyaç duyan girişim projelerine verdiğimiz destekler arttı. ‘Kitle Fonlaması Düzenlemesi’ ismi verilen bu destekler kapsamında nisan ayından bugüne kadar 4 adet platforma izin verdik ve bu platformlar aracılığıyla 10 farklı projeye toplamda 5,6 milyon TL fonlama sağladık.” 

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu