Yaz tatilinde çocukların okul becerilerini zinde tutmanın 6 yolu

Yaz aylarının gelmesi ve sınavların sona ermesi ile birlikte birçok öğrenci okuldan bir süre uzak kalacak. Öğrenciler bu dönemde dinlenme fırsatı bulurken okuldan uzak kalınan dönemde öğrencilerin bilgi ve becerilerini unutma olasılıkları birçok aileyi endişelendiriyor. Zira birçok öğrenci 3 aylık yaz tatili sonrasında okula döndüğünde derslere alışmakta ve geçmiş bilgileri hatırlamakta zorluk çekiyor. "Yaz kaybı" olarak nitelendirilen bu durumu ortadan kaldırmak için bilim insanlarının önerdiği bazı yöntemler bulunuyor. Bu yöntemler ile hem çocuğunuzun yaz aylarında sıkılmadan öğrenmesini sağlayıp hem de bilgilerini taze tutabilirsiniz. İşte yaz kaybı hakkında merak edilenler...

EĞİTİM 23.07.2022, 11:34 28.07.2022, 15:04 Tayfur Bal
Yaz tatilinde çocukların okul becerilerini zinde tutmanın 6 yolu

Birçok insan okumuş olmasına rağmen uzun zaman önce görmüş olduğu bir dersten bir soru ile karşılaştığı zaman bu soruyu büyük ihtimalle cevaplayamaz. Birkaç yıl öncesinde oldukça kolay gelen bir soru aradan geçen zamanın ardından öğrendiklerimizi unuttuğumuz için bize oldukça zor gelebilir. Belki kısa süreli bir çalışma sonrasında yeterli bilgi düzeyine ulaşmak mümkün olabilir ama bu durum insanların bir zamanlar öğrendiği şeyleri ne kadar kolay bir şekilde unutabileceğini gözler önüne seriyor. Öğrenciler de sık sık bu durum ile karşı karşıya kalıyor zira yaz tatili gibi okuldan ve derslerden uzun süre uzak kalınan durumlarda öğrenciler bir zamanlar öğrendiği ve kolaylıkla uyguladığı bilgileri unutabilirler. Bu durum birçok ailenin çocuklarının yaz boyunca okulda öğrendiklerini unutacağından endişe etmesine sebep oluyor. Ancak bu aileler yalnız değil zira bilim insanları bir asırdan fazla bir süredir bu sorunu inceliyor.

Yaz dönemi sonrası başarı oranı yüzde 21 düşüyor

New York eyaleti matematik profesörü William White, 1900'lerin başında matematik öğrencilerinin yaz tatilinde okulda öğrendikleri bilgileri ne kadar hatırladıklarını araştırmak için bir çalışma gerçekleştirdi. White bir önceki dönemin sonlarına doğru yaptığı bir sınavı dönem başlangıcında tekrarlayarak aradan geçen zaman diliminde öğrencilerinin akademik bilgilerinin ne kadar taze kaldığı ölçmeyi amaçladı. White'ın gerçekleştirdiği çalışmada ikinci sınıf öğrencileri haziran ayında ortalama 70 sorudan 9'unu yanlış cevaplarken, yaz tatilinden sonra aynı sınavda ortalama 70 sorudan 25'ini yanlış cevapladılar. Öğrencilerin bilgi düzeylerinde dikkate değer bir azalma vardı. Ancak iki haftalık tekrar derslerinin ardından öğrencilerin yanlış yaptığı soruların sayısı 15'e düştü. Bu değerler bir önceki dönemin sonuçlarına kıyasla düşük olsa da aradan geçen sadece iki haftalık süreçte oldukça mesafe kat edildi.

Daha önemsiz bilgiler daha çabuk unutuluyor

White'ın 1906 yılında yayınlanan “Tatil öncesi ve sonrasında test sonuçlarının incelenmesi” başlıklı çalışması en az hayati olan bilginin en hızlı unutulduğunu öne sürüyordu. Yani öğrenciler yaz tatili süresince bir önceki dönemde öğrencileri bilgilerin hepsini unutmuyor ancak görece olarak daha önemsiz olan bilgileri daha hızlı unutuyorlardı. White'ın çalışması aynı zamanda, bugün eğitimcilerin “yaz dönemi öğrenme kaybı ” olarak adlandırdıkları şeyi belirleyen ilk çalışmalardan biri olarak dikkat çekiyor. Kısaca açıklamak gerekirse yaz kaybı uzun bir yaz tatilinin öğrencilerin önceki okul yılında öğrendikleri bilgileri ve becerileri hatırlama yetenekleri üzerindeki olumsuz bir etki bırakması olarak açıklanabilir.

Yaz dönemi boyunca 1 aylık bilgi birikimi yok oluyor

Yaz kaybına yönelik çalışmalar 1990'lı yıllarda öğrencilerin başarısından okulları sorumlu tutmaya başlanan bir dönemde artış gösterdi. Araştırmalara göre yaz ayları boyunca, öğrenciler genellikle matematiksel bilgi ve dil bilgisi alanlarında, yaklaşık bir aylık öğrenmeye denk gelecek bilgi birikimini unutuyorlar. Araştırma ayrıca, engelli öğrenciler, İngilizce öğrenenler ve yoksulluk içinde yaşayan öğrenciler arasında yaz öğrenme kaybının daha şiddetli olduğunu öne sürüyordu. Muhtemelen bu öğrenciler yaz ayları boyunca eğitim hayatından daha fazla uzaklaşarak günlük pratikleri hiç gerçekleştirmeyecek bir şekilde rutin oluşturuyorlardı.

Sınav dönemindeki bilgiler kalıcı mı?

Ancak araştırmacıların yaz kaybı anlayışı sürekli değişiyor. Örneğin, bir araştırma en büyük kayıpları yaşayan öğrencilerin okul döneminin sonunda gerçekleştirilen sınavdan hemen önce en büyük gelişme gösteren öğrenciler olduğunu buldu. Örneğin bu araştırmaya göre yıl içinde yeterince başarı gösteremese de final döneminde yüksek notlar alan bir öğrencinin bilgilerini unutma şansı daha yüksek olarak görülüyor. Bu durum bilgi birikimlerinin gerçek birikimler mi yoksa sadece test için özel hazırlıkların sonucu mu olduğu konusundaki soruları tekrar gündeme getiriyor.

Daha uzun bir okul dönemi sorunları çözer mi?

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı insanlar daha uzun bir okul dönemi veya yıl boyu süren bir okul olsaydı, yaz kaybının olmayacağını savunuyor. Bu görüşü savunan insanlar ABD'de geleneksel olarak uygulanan 180 günlük okul döneminin aksine, okul döneminin 245 gün olduğu Çin gibi ülkeleri örnek olarak gösteriyor. Çin'de eğitim dönemleri yıl içinde daha geniş bir zaman dilimine yayılarak yılın neredeyse 3'te 2'sini kapsayacak şekilde gerçekleştirilir. Belki de bütün bunların bir sonucu olarak Çin, matematik, bilim ve dil bilgisi öğrenci puanları açısından ilk 20 ülke arasında ilk sırada yer alıyor. ABD ise 77 ülke arasında 25. sırada ve Avustralya, İsviçre, Norveç ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin birkaç sıra gerisinde yer alıyor.

İrlanda örneği eğitimde verimin önemini vurguluyor

Ancak daha kısa okul dönemleri her zaman daha düşük sınav puanlarıyla ilişkili değil. Örneğin, PISA olarak bilinen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'na göre İrlanda'daki öğrenciler matematik, fen bilimleri ve okuma alanlarında Amerikalı öğrencilerden ortalama 10 puan daha fazla puan alıyor, ancak okula yalnızca 167 gün yani Amerika Birleşik Devletleri'ndeki öğrencilerden 13 gün daha az gidiyor. Bu durum okul döneminin kısa ya da uzun olmasının yaz kaybı olarak adlandırılan durumu tam olarak açıklayacağını gösteriyor. Tüm bu bulgularda eğitimde uzun dönemlerden ziyade verimin önemli olabileceğini gösteriyor.

Ebeveynler yaz kaybını nasıl önleyebilir?

Bazı aileler öğrencilerin yaz boyunca akademik becerilerini sürdürmelerine yardımcı olabilecek okul temelli programlardan yararlanıyor. Ancak, yüksek fiyatlar nedeniyle her aile çocuklarını bu tür programlara gönderemiyor. Yine de bu aileler bilim insanlarının yaz kaybını önlemek için önerdiği 6 yöntemi kullanabilir. Bu yöntemler sadece okul programlarına katılamayanlar için değil pratik yapmak isteyen herkes için uygulanabilir.

1-) Görmek istediğiniz kişiyi modelleyin

Aileler her şeyden önce rol model olduklarını asla unutmamalı. Çocuklar çevrelerindeki yetişkinlerden ne görürlerse onu yapacaklardır. Yaz dönemi ekran başında geçirdiğiniz zamanı azaltmak ve bunun yerine okuma, yazma, yürüyüş yapma, oyun oynama veya sohbet etme sürenizi artırmanız için mükemmel bir zaman olabilir. Bunlara benzer etkinliklerle olmak istediğiniz kişiyi modelleyebilir ve çocuğunuza bir rol model olabilirsiniz.

2-) Kütüphaneleri ziyaret edin

Çocuklar bağımsızlığı severler. Çocukların bağımsız davranmalarını izin vermenin en iyi yollarından biri, yerel kütüphanenin raflarına göz atmalarını ve bağımsız olarak okuyabilecekleri veya sizin onlara yüksek sesle okumanızı sağlayacak kitapları seçmelerini sağlamaktır. Yerel kütüphanenizin yapması halinde hikaye okuma ve dinleme aktivitelerine katılabilirsiniz. Kütüphaneyi haftalık olarak veya ayda en az birkaç kez ziyaret etme alışkanlığı oluşturabilirsiniz. Bu kütüphane ziyaretleri çocuğun okuma becerilerini güçlendirmenin yanı sıra kütüphane raflarında farklı kitaplara göz atarak ilgisini çekebilecek yeni kitapları görüp kendisini keşfetme sürecine de girmesini de sağlayacaktır.

3-) Yolculuk sırasında oyun oynayın

Araba, otobüs veya trenle seyahat ederken, çocuklarınızla birlikte oynayabileceğiniz hem kelime hem de sayı oyunları var. Örneğin geçeceğiniz fast-food restoranlarının sayısını tahmin edebilir ya da belirli bir harfle başlayan tüm kelimeleri bulmaya çalışabilirsiniz. Bu etkinlikler çocukları sadece meşgul etmekle kalmaz, aynı zamanda dil bilgisi, matematik ve iletişim gibi çok çeşitli akademik alanlarda becerilerini kademeli olarak artırır.

4-) Çocuklarınızı bir yaz günlüğü tutmaya teşvik edin

Bu günlüğün başlangıcı için “Yaz Bitmeden Yapmak İstediğim 10 Şey” başlıklı bir giriş oluşturabilirsiniz. Liste, güneşin doğuşunu izlemek, bütün bir günü ayakkabı giymeden geçirmek veya bir karpuz çekirdeğini ne kadar uzağa atabileceklerini test etmek gibi aktiviteleri içerebilir. Hedeflerin küçük olması hem bu hedefleri yapmaya teşvik edecek hem de bu hedefleri gerçekleştirdikçe çocuğunuzun motivasyonunu artıracaktır. Günlüğü daha ilginç hale getirmek için çocukları hem yazı hem de çizim ile uğraştırmaya teşvik edebilirsiniz.

5-) Şehir simgelerini ziyaret edin

Çocuklarınızı yerel şehir simgeleriyle tanıştırmak için ziyaretler planlayın. Yaptığınız ziyareti bir günlük girişi, çizim, fotoğraf ve bölgenin tarihi hakkında biraz araştırma ile belgeleyin. Çocuklarınız ziyaret ettiğiniz yerler hakkında biraz araştırma yaparsa, geziler daha da anlamlı hale gelebilir. Bunun yanı sıra yapılan gezileri bu şekilde belgelemek hem anıları daha kalıcı hale getirecek hem de çocuğunuzun raporlama, belgeleme ve kategorize etme gibi becerilerini de geliştirecektir.

6-) Haftalık aile piknikleri planlayın

Öğünlerinizi kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve hatta tatlıları içerecek şekilde ayarlayın. Çocuklarınızın menüyü planlamasına ve sizinle yemek yapmasına izin verin. Bunun yanı sıra piknik için bir yer seçin. Araştırmalar, alışveriş listeleri yapmak gibi şeyler yaparak çocukları yemeklerin hazırlanmasına dahil etmenin okuma, yazma ve matematik becerilerini geliştirmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL – ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
25
az bulutlu