Çekingen öğrencilerin derse katılımı nasıl sağlanabilir?

Çekingen öğrenciler, genellikle derslerde geri planda durma eğilimi gösterirler. Öğretmenler, çoğunlukla onların derse hazırlıksız geldiklerini düşünseler de öğrencileri çekingen davranmaya iten birçok farklı neden olabilir.

Çekingen öğrencilerin derse katılımı nasıl sağlanabilir?

Öğretmenliğin ne kadar mükemmel ve değerli bir iş olduğunu hepimiz biliyoruz. Öğretmenlerin, dışadönük bir kişiliğe sahip olmaları çok fazla önem taşıyor, çünkü meslek hayatları boyunca öğrencilerle sürekli bir arada ve etkileşim halinde oluyorlar. Dışadönük bir kişiliğe sahip olan birçok öğretmen, çekingen öğrencilerini yanlış anlayabiliyor. Bu çekingen çocuklar, derse katılma eğilimi göstermezler ve akademik alanda risk almaktan kaçınırlar. Dışa dönük insanlar, olayları içe dönük insanların bakış açılarından görmekte zorlanırlar. Peki çekingen öğrencilerin derse katılmalarını nasıl sağlayabiliriz?

Öğretmenler genellikle çocukların sınıfta çekingen davranmalarını derse hazırlıksız gelmelerine bağlarlar. Aslında, öğrencilerin bu davranışının arkasında çok farklı şeyler yatıyor olabilir. Çekingen olan bir çocuk, özgüven sorunu ile mücadele ediyor olabilir ya da sınıftaki başka bir çocukla anlaşmazlık yaşıyor olabilir. Bu durumda kendisini sınıf içerisinde ön plana çıkarmak istemez.

Öğrencilerin evde uğraştıkları ve bu nedenle kendilerini dış dünyaya kapatmalarına neden olan daha büyük sorunlar da olabilir.

Hatalarına saygı gösterilmeli

Bir öğretmen, 15 yıldan fazla resmi bir eğitim görerek meslek hayatına başlar ve artık başarılı ya da başarısız olma konusunda birçok tecrübe edinmiştir.

Başarısızlığın yaşanması zor olduğu kadar, kesinlikle kalıcı ya da ölümcül olmadığını da zamanla öğreniyoruz. Başarısızlık, aslında becerilerimizi ve yeteneklerimizi artırabilmek için gerekli bir adımdır. Fakat bir çocuk, henüz bunun farkında değildir, bu nedenle herhangi bir aksilik veya hata onu çok fazla heyecanlandırabilir ve üzebilir.

Çekingen bir çocuk, muhtemelen toplum içinde geride durmanın ve hiçbir risk almanın bu duruma çözüm olabileceğini düşünür. Bunun, çocuğun derse hazırlıksız olması ve katılmak istememesi ile bir ilgisi yoktur.

Öğrencilerin katılımı için fırsat sunulmalı

Sınıf etkileşiminin yaygın modeli, öğretmenin sınıfa genel bir soru sorması ve konu hakkında bilgi sahibi olan öğrencinin bu soruyu cevaplamak için el kaldırmasına dayanır. Bu soru-cevap stratejisi, çocukların sonuna kadar derse katılmalarını sağlayabilir.

Basitçe söylemek gerekirse, çocuklar derse katılmayabilir, çünkü sınıfın dinamiği onların bunu yapmalarını gerektirmiyor olabilir. Öğretmenlerin, öğrencilerin katılımı ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak için bolca fırsat sunduklarından emin olmaları gerekiyor.

Şimdi öğrencilerin derste tereddüt etmeleri için birkaç neden belirlediğimize göre, onları sınıfa sokabilecek iki şeye bakalım.

Herkesin güvende hissetmesi sağlanmalı

Öğrenciler, sınıfın herkesin katılımı için güvenli bir yer olduğundan emin olmalı. Tüm öğrencilerin, sınıf tartışmalarına katılımlarının aktif bir şekilde teşvik edilmesi gerekiyor. Öğrencileri rastgele seçmek, derse olan ilgilerinin dağılmasını engeller. Böylece, tüm dikkatlerini öğretmenlerinin üzerinde yoğunlaştırırlar.

Aynı zamanda öğretmenlerin, derse katılanlara samimi ve pozitif geri bildirimlerde bulunması da önemlidir.

Katılımı teşvik etmek için başka yollar bulun

Portföyler, internet siteleri ve blog gibi geleneksel olmayan ders materyalleri kullanmak da öğrencilerin derslere katılımına yardımcı olacaktır.

Belirli bir yeteneğe sahip olan bir öğrencinin, bunu sergilemesine izin vermek de öğrencilerin derslere katılımları için önem taşıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER