Aydınlanma yılları: Köy Enstitüleri

Türkiye’de eğitim sisteminin mihenk taşlarından olan Köy Enstitülerinin kuruluş ve yok oluş hikayesi…

Aydınlanma yılları: Köy Enstitüleri

Türkiye’de cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra büyük bir eğitim seferberliği başlatılmıştı. Yurdun her köşesine okullar açılıyor ve öğretmenler gönderiliyordu. Ancak ülkede yetişmiş öğretmen sayısı oldukça azdı. Öğretmen açığını tamamlamak için 1940 yılında Köy Enstitülerinin kurulması kararı verildi. Köy enstitüleri programı tamamen yerli bir programdı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel bu projenin mimarıydı.

Amaç öğretmen yetiştirmekti

Köy enstitülerinin kuruluş amacı Anadolu’daki öğretmen eksikliğini tamamlamaktı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Hasan Ali Yücel’in gayretleriyle uygulamaya koyulan projeyle, köylerde daha önce ilkokul mezunu olan kişiler köy enstitülerine alınacak yetiştirildikten sonra köyünde eğitim vermesi için geri gönderilecekti.

21 Köy Enstitüsü açılıyor

Köy Enstitülerine ulaşımın kolay olması gerekiyordu. Bunun için tren yollarına yakın 21 farklı bölgede Köy Enstitüleri kuruldu. Köy Enstitülerinde eğitim alan öğrenciler hem teorik hem de pratik eğitimi birlikte aldılar. Köy Enstitülerine ait özel araziler, besi çiftlikleri, arı kovanları ve atölyeleri vardı. Burada eğitim gören öğrenciler tam donanımlı şekilde köyüne dönüyorlardı. Köylerinde ise öğrendiklerini uyguluyorlardı. Bu yöntemle 7 yılda tam tamına 8 bin öğretmen yetiştirildi. Köy Enstitülerinde yetişen öğretmenler hem tarım bilgisi sahibiydiler hem okuma yazma biliyorlardı. Köylerine gittiklerinde köylülere hem okuma yazma öğrettiler, hem tarım ve hayvancılıkla uğraşmayı.

Köy enstitüleri sayesinde 1940-1946 yılları arasında 15 bin dönüm tarla ıslah edildi. Islah edilen tarlalarda tarım başladı. Köy okulları arazilerine 150 bin adet fidan dikildi. 1200 dönüm araziye kurulmuş bağ oluşturuldu. Köy enstitülerinin öğretmenleri onlarca inşaatı tamamlayarak ülkenin yeniden iskân edilmesine faydalı oldular.

Köy Enstitüleri bir simülasyon

Köy Enstitüleri, aslında bir simülasyon gibiydi. Öğrenciler burada öğrendiklerini köylerinde uyguladılar. Köylerde okuma yazma seferberlikleri başladı, tarım ve hayvancılık gelişti, kadınlar kendi dikiş nakışlarını yapmaya başladılar.

Köy okullarını neden kapattık?

1946 yılında Milli Eğitim Bakanlığı görevini devreden Hasan Ali Yücel sonra göreve Reşat Şemsettin Sirer geldi. Sirer, Köy Enstitülerinin mahiyetini Köy Okulları olarak değiştirdi. 1954 yılına gelindiğinde ise Demokrat Parti Köy Okullarını kapatmıştır.

2. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte ülkede geniş bir kıtlık dönemi yaşanmıştır. Savaşa girmemiş olmamıza rağmen savaş ülkemizi de derinden etkilemiştir. Neredeyse tüm erkekler askere alındığı için köylerde yalnızca kadınlar, yaşlılar ve çocuklar kalmıştır. Bu durum iş gücünü ve üretimi oldukça düşürmüştür.

2. Dünya Savaşı’nın son dönemlerinde Ruslar, Türkiye’den Kars, Ardahan ve Artvin illerini istedi. Ruslara karşı bu illeri savunamayacak olduğumuzdan ABD’den yardım istedik. ABD destek vermeyi kabul etti ancak bazı şartları vardı. Bu şartlar, Rusların uygulamalarına benzediği gerekçesiyle 5 yıllık kalkınma planının kaldırılması, Köy Okulları uygulamasının kaldırılması gibi şeylerdi. O dönem zor durumda olan ülke bunları kabul etti ve Köy Enstitülerinin sonunu bu şekilde getirmiş olduk.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER