Yeni araştırma: Korona süreci dini duyguları güçlendirdi

Almanya'da gerçekleştirilen bir araştırma, koronavirüs pandemisinin inançlı kişileri daha da dindar bir hale getirdiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre herhangi bir dine mensup olmayanların inancı ise daha da zayıfladı.

DÜNYA 16.11.2020, 20:18 16.11.2020, 20:44 Koray
Yeni araştırma: Korona süreci dini duyguları güçlendirdi

Almanya'daki Münster Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, koronavirüs pandemisi esnasında inançlı kişilerin daha da dindarlaştığını, dindar olmayanların inancının ise daha da zayıfladığını öne sürdü.

Yaklaşık 2 bin kişi katıldı

7 Temmuz-18 Ekim tarihleri arasında internet üzerinden bin 971 kişiyle gerçekleştirilen ankete 911 Katolik, 440 Protestan ve 199 bağımsız kilise üyesinin yanı sıra hiçbir dine mensup olmadığını bildiren 257 kişi katılım gösterdi. Ankete katılanlardan 80'i ise inanca ilgi duyduğunu fakat dindar olmadığını belirtti.

Anket sonuçlarına göre Katolik ve Protestanların yüzde 30'u, bağımsız kilise üyelerinin yüzde 60'ı, koronavirüs sürecinde inancının daha da kuvvetlendiğini belirtti.

"Dini inancım koronavirüs döneminde bana teselli, umut ve kuvvet veriyor." ifadesini paylaşanların oranı Katoliklerde yüzde 58, Protestanlarda yüzde 48 ve bağımsız kilise üyelerinde yüzde 90 çıktı.

Ankete katılım gösterenlerin yüzde 60'a yakını en azından bir kez, internet ortamında ayin gibi alternatif dini hizmetlerden yararlandığını kaydetti.

Herhangi bir dine inanmadığını bildirenlerin yüzde 20'si ise, inancının koronavirüs krizi döneminde daha da zayıfladığını iletti. Söz konusu kesimden katılımcıların yüzde 91'i inancın zor dönemlerde umut verdiği görüşüne katılmadıklarını kaydetti.

Müslümanlar için de anket düzenlenecek

Münster Üniversitesi'nden siyaset bilimci Carolin Hillenbrand, kriz zamanlarında dindarlığın daha da güçlenmesi eğiliminin koronavirüs döneminde de geçerli olduğunu ifade ederken, diğer yandan koronavirüs öncesinde dindar olmayan kişilerin krizle birlikte maneviyatını daha da yitirdiğine, 'iyi bir Tanrı'nın olmadığı' görüşünün kuvvetlendiğine dikkat çekti.

Carolin Hillenbrand, araştırmanın ikinci yarısında Müslümanlar ve Ortodoks Hristiyanların cevaplarıyla ilgili de kapsamlı değerlendirme yapılmasını planladıklarını kaydetti.

Yorumlar (0)
26
açık