Rusya Kara Kıta'ya mı dönüyor?  

Rusya, yaklaşan Afrika Zirvesi öncesi uzun vadedeki küresel siyaset planları için kıtayla olan ilişkilerini ve iş birliğini artırma çabasında. Peki Rusya tam olarak ne yapıyor?

DÜNYA 22.10.2019, 15:02 23.10.2019, 13:23 Turgut Başer
Rusya Kara Kıta'ya mı dönüyor?  

Rusya, 23-24 Ekim'de Rusya-Afrika zirvesine ev sahipliği yapacak. Zirvenin sloganı, "Barış, güvenlik ve kalkınma için" olarak belirlenmiş durumda. Zirve kapsamında 47 Afrika liderinin Putin ile görüşeceği biliniyor. Bu zirve, Rusya'nın kıtadaki konumunu güçlendirmek adına attığı bir adım olarak görülüyor ve Putin'in dış politikasının daha da şekilleneceğinin göstergesi algılanıyor.

Son yıllarda Afrika'daki jeopolitik rekabet konusunda kamuoyu ABD-Çin rekabeti üzerine odaklanırken, Rusya dahil diğer oyuncuların rolü sınırlı kalıyor.

Öte yandan, gerek Guardian gazetesinin iddia ettiği gibi Kremlin'e yakın iş adamı Yevgeny Prigozhin'in Afrika'da yaptığı işleri sızdıran dökümanlar, gerekse Rusya Dışişleri Bakanlığının son on yılda Afrika ülkeleriyle olan ticaretin yüzde 350 oranında arttığını bildirmesi Rusya'nın Afrika’ya olan ilgisinin arttığına yönelik düşünceleri kuvvetlendiriyor. Bu yakınlaşmalar çerçevesinde Rusya, önümüzdeki günlerde Rusya-Afrika ekonomik forumunda Soçi'de 47 Afrika liderini ağırlıyor olacak.

Putin'in Danışmanı Anton Kobyakov, “Birçok Afrika ülkesinin ekonomisi giderek gelişiyor. Bölge dış ticaret ve yatırım için daha çekici hâle geldiğinden, Afrika uzun vadede Rusya'nın dış ekonomik ilişkiler sisteminde artan öneme sahip bir rol oynayacak” ifadelerini kullanmıştı.

2018’de de Güney Afrika’da düzenlenen BRICS zirvesinde ise Putin, “Rusya, on yıllardır süren dostluk ve karşılıklı yardımlaşma geleneğine dayanan bir ilişki olan Afrika’yla ilişkilerin geliştirilmesine her zaman öncelik vermiştir” şeklinde konuşmuştu.

Tarihi bağlar

Gerçekten de Rusya bir dizi Afrika hükûmetiyle tarihî bağlara sahip. Sovyetler Birliği’nin 1960’larda ve 1970’lerde bölgedeki bağımsızlık hareketlerini desteklemesi nedeniyle Rusya bölgede pozitif etkiye sahipti fakat bu etkiyi sonraki yıllarda ekonomik ya da politik anlamda dönüştürmekte büyük ölçüde başarısız oldu.

Global şirketlerin raporlarına bakıldığında Rusya-Afrika bağlantısı hâlâ nispeten mütevazı durumda. 2018 yılında ABD-Afrika ticareti 61 milyar, Çin-Afrika ticareti yaklaşık 200 milyar, AB-Afrika ticareti 300 milyar doların üzerinde iken Rusya-Afrika ticareti 20 milyar dolarda kaldı. Benzer bir eşitsizlik doğrudan yabancı yatırım veya yurtdışı kalkınma yardımı miktarlarında da mevcut.

Moskova'daki üst düzey yetkililerin de belirttiklerine göre Rusya’nın Afrika’daki diğer jeopolitik oyunculardan avantajı ise güvenlik işbirliği yapmak ve bundan kaynaklanan ticari fırsatları kullanmak olacak. Bu bağlamda, geçtiğimiz beş yıl boyunca Rusya, Afrika hükûmetleri ile 23 güvenlik işbirliği anlaşması imzaladı ve Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsüne (SIPRI) göre boşluklardan yararlanarak Afrika kıtasının en büyük silah tedarikçisi hâline geldi.

Öte yandan Rusya çoktandır, aralarında Madagaskar’ın ayda 2 milyon tirajlı en çok okunan gazetesinin basım ve dağıtımını üstlenmek gibi işlere de el atmış durumda.

Rusya, Afrika'nın öneminin farkında

Rusya’nın da dahil olduğu yabancı devletler Afrika’nın öneminin farkında. Kıta, hâlâ küresel ekonominin orantısız bir şekilde küçük bir bölümünü oluşturuyor olabilir, ancak hızla büyüyor. Afrika aynı zamanda, BM Genel Kurulunda en büyük kıta bloğunu oluşturan 54 egemen devletiyle birlikte aslında göz ardı edilmemesi gereken bir kıta olarak göze çarpıyor. Afrika devletlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak Rusya'yı desteklemesi, Afrikalı üye ülkelerin kayda değer bir çoğunluğunun, Kırım ilhakını kınamak için yapılan oylamada çekimser kalmasıyla ortaya konmuştu. Rusya'nın Afrika'daki yatırımları ve kara kıtayla ekonomik bağları temelde enerji sektöründe ve askerî sektörde kendini gösteriyor. Bu sektörlerde ise göze çarpan yatırım alanları şunlar:

  • Ham petrol ve gaz kaynaklarını çıkarma, işleme ve depolama amaçlı rafineri ve tesislerin inşası, 
  • Askerî araç ve gereçlerin satışı
  • Nükleer enerji yatırımları 
  • Yönetim, ordu ve polis birimlerinin ekipman temini ile yine özel kuvvetlerin, birliklerin eğitimi ve donanımı.

Rusya, bu zirveyle beraber gittikçe artan kutuplu manzara içinde çıkarlarını ve nüfuzunu arttırmada usta olduğunu daha da kanıtlamak istiyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından 29 Ağustos'ta açıklanan 2018 ticaret rakamı, 2017 rakamlarından yüzde 17,2, son on yılda yüzde 350 artış gösterdi.

Afrika’ya yapılan Rus yatırımının da benzer bir artış kaydettiğini belirtiliyor. Rus şirketleri, Mısır’ın ilk nükleer santralinin inşası ve Zimbabve’deki dünyanın en büyük platin yataklarından birinin geliştirilmesi de dahil olmak üzere kıtanın en önemli projelerinden bazılarında yer alarak kıtadaki Rus nüfuzunu artırma yolunda önemli adımlar atmaya devam ediyor.

Fırsatlar ve riskler

Rus şirketler için hükümetlerarası ilişkilerin gelişmesi yeni imkanlar sunuyor. Bunlar, Zimbabve ve Angola'daki maden yataklarında çalışan Rus devlet şirketleri için kendini açıkça gösteriyor. Özel sektördeki Rus şirketleri de, hem ticareti hem de yatırımı kolaylaştırmak için tasarlanan çeşitli anlaşmalar yoluyla Rusya'nın genişleyen küresel gücünden yararlanabiliyor.

Ancak bunun fırsat olduğu yerlerde, zorluklar da var. Afrika'daki jeopolitik çevrenin parçalanmışlığı ve değişkenliği, Rusya ve Rus şirketlerine geniş ölçüde fayda sağlamış olsa da bu durum kendi içerisinde risk de teşkil ediyor. Mesela Sudan’da, devlet başkanı Ömer el Beşir’in geçtiğimiz Nisan ayındaki yıkılışı Rusya'nın iyi ilişkiler içerisinde olduğu Türkiye ve Katar’ın ilişkilerine zarar vermiş olsa da Rusya’nın çıkarları etkilenmeden devam ediyor. Ancak, yeni Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'nın selefi tarafından imzalanan nükleer reaktörler inşa etme anlaşmasını iptal ettiği Güney Afrika, hiçbir ülkenin Afrika’nın siyasi manzarasına karşı bağışıklık sahibi olmadığının en büyük göstergesi.

 

Bu gelişmeler ışığında Soçi'de Afrika liderleriyle yapılacak müzakereler kıtanın geleceğine dair gelişmeleri önümüzdeki günlerden itibaren daha da şekillendirmeye başlayacak. "Barış, güvenlik ve kalkınma için" olarak belirlenen sloganıyla Afrika Zirvesi, Rusya'nın Kara Kıta'daki dostane ilişkileri bağlamında sadece bölgesel siyaset için değil, uzun vadede küresel politikanın geleceği için de hayati öneme sahip.  

Yorumlar (0)
açık