Rejim güçleri Rusya'nın desteğiyle kritik bölgeyi ele geçirdi

Askeri muhalifler ve rejim karşıtı silahlı gruplar, Beşşar Esed rejiminin Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatını ihlal ederek İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde ele geçirdiği yerleşimleri kurtarmak için başlattıkları operasyonda 3 köyü geri aldı. Rusya destekli Beşşar Esed rejimi güçleri ise Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatını hiçe sayarak, İdlib'in Serakib ilçesine hakim oldu.

DÜNYA 06.02.2020, 23:37 07.02.2020, 02:51 Burak!
Rejim güçleri Rusya'nın desteğiyle kritik bölgeyi ele geçirdi

Askeri muhalifler ve rejim karşıtı silahlı gruplar, Beşşar Esed rejiminin Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatını ihlal ederek İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde ele geçirdiği yerleşimleri kurtarmak için başlattıkları operasyonda 3 köyü geri aldı.

Askeri muhalif ve rejim karşıtı silahlı gruplar ile rejim güçleri arasında İdlib'in doğusu ile güneydoğusunda yoğun çatışmalar yaşanıyor.

Muhalifler İdlib'in güneydoğusundaki Serakib ilçesine bağlı Neyreb ve Dadih köyleri ile doğusundaki Kerratin köyü ile tepesini rejim güçlerinden aldı.

Söz konusu operasyonda, rejim güçlerinden bir tank ve bir zırhlı personel taşıyıcı ile 23 mm uçaksavar ele geçiren muhalifler, bir tank ile iki adet çok namlulu roketatarı imha etti.

Soçi mutabakatı ve Astana anlaşmalarına uymadılar

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib, neredeyse iç savaşın başından bu yana muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların kalesi niteliğinde bulunuyor. İç göçle nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib'in merkezi, 2015'te muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geliyor.

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturuldu.

Rejim güçleri Rusya'nın desteğiyle Serakib ilçesini ele geçirdi

Esed rejimi ordusu ve İran destekli yabancı terörist gruplardan oluşan rejim güçleri, İdlib'in güneyi ve güneydoğusunda karadan ilerlemeye devam ediyor.

Muhalif ve rejim karşıtı silahlı gruplar ile rejim güçleri arasında uzun süren şiddetli çatışmaların ardından, Rusya'nın hava desteğiyle Serakib ilçe merkezi, Esed güçlerince ele geçirildi.

Rejim güçleri, İdlib'in güneydoğusundaki Serakib ilçesini merkezini kuşatmaya almıştı.

Serakib'in önemi

İlçede yaşayan 170 bin civarında sivil, rejim ve destekçilerinin Kasım 2019'dan bu yana düzenlediği saldırılar neticesinde göç etti.

İdlib'in güneydoğusunda, il merkezine 16 kilometre mesafede yer alan ilçe, İdlib'e açılan kapı olarak biliniyor.

 Halep-İdlib-Hama-Humus-Şam üzerinden Ürdün’e kadar uzanan M5 karayolu ve Halep-İdlib-Lazkiye illerini bağlayan M4 karayolunun ilçeden geçmesiyle de stratejik önemini artırıyor.

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib, neredeyse iç savaşın başından bu yana muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların kalesi konumunda bulunuyor. İç göçle nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib'in merkezi, 2015'te muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geliyor.

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 gerginliği azaltma bölgesi oluşturuldu. Rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilan edilerek durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı bu 4 bölgeden İdlib hariç kalanları, Rusya'nın hava desteği sayesinde ele geçirdi.

17 Eylül 2018'de varılan Soçi mutabakatından bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında 1800'den fazla sivil can verdi. Ocak 2019'dan beri Türkiye sınırı yakınlarına göç edenlerin sayısı 1 milyon 677 bine ulaştı.

BM'den bir uyarı daha

BM Güvenlik Konseyi, Suriye'nin kuzey batısında İdlib'de artan gerilimi ve çatışmaları görüşmek üzere toplandı.

BMGK'yi video konferans yoluyla bilgilendiren Pedersen, artan hava saldırları ve çatışmaların çok sayıda kişiyi yerinden ettiğini ve birçok sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.

İdlib'de ''insani bir felaketin yaşandığını'' belirten Pedersen, son iki ayda yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiğini ve yarım milyon kişinin yerinden edildiğini kaydetti.

Çatışmaların devam etmesinin Türkiye sınırında siviller için ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunan ve yabancı terörist savaşçıların dağılma riskine dikkati çeken Pedersen, askeri bir yaklaşımın uluslararası görüş ayrılıklarını daha da derinleştireceğini söyledi.

Pedersen BM üyesi iki ülke Suriye ve Türkiye'nin karşı karşıya gelmesinin ise bölge ve ötesinde bir felakete yol açabileceği uyarısında bulundu.

Yorumlar (0)
22
parçalı bulutlu