İdlib'de ilerleyen rejim güçleri püskürtüldü

Suriyeli askerî muhalifler, İdlib kentinde ilerlemeye çalışan Beşşar Esed rejimi güçlerini püskürttü.

DÜNYA 18.01.2020, 13:13
İdlib'de ilerleyen rejim güçleri püskürtüldü

Suriye'deki askerî muhalifler ve Beşşar Esed rejimi karşıtı silahlı gruplar, İdlib kentinin doğu kırsalında karadan ilerlemek için saldırı başlatan Beşşar Esed rejimi güçlerini püskürterek, 2 tepeyi ele geçirdi.

Askerî muhalif kaynaklardan sağlanan bilgilere göre, İdlib vilayetinin doğu kırsalında askerî muhalifler ve Beşşar Esed rejimi karşıtı silahlı gruplar, bölgede ilerlemek isteyen Beşşar Esed rejimi güçleri ve destekçileri ile dün gece çatıştı.

Askerî muhalifler ve Beşşar Esed rejimi karşıtı silahlı gruplar, çatışmalar sonucu Beşşar Esed rejimi güçlerinin saldırısını püskürterek, Tel Hatra ve Tel Mustayf stratejik tepelerini ele geçirdi.

Askerî muhalifler, İdlib ilinin doğu kırsalındaki Tuh ve Tel Hatra cephelerinde Beşşar Esed rejimine ait 2 tank ve 1 personel taşıyıcı zırhlı aracı imha ederken, Tel Hatra ekseninde 2 tankı, mühimmat deposu ve bir personel taşıyıcı zırhlı aracı da kullanılır hâlde ele geçirdi.

Muhalif askerî kaynaklar, çatışmalarda ayrıca Beşşar Esed rejimi safındaki İran'ın desteklediği yabancı terörist gruplardan ve Rusya'nın Özel Kuvvetlerine ait çok sayıda silahlı kişinin öldürüldüğünü açıkladı.

Rusya "9 Ocak" tarihini ilan etmişti

Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye'nin İdlib bölgesinde 9 Ocak'ta saat 14.00'ten itibaren ateşkes uygulamasının başladığını iddia etmişti. Ancak Beşşar Esed rejimi ve İran destekli terörist gruplar, alay eder gibi kara saldırılarını daha da şiddetlendirmişti.

MSB "12 Ocak" diye duyurmuştu

Türkiye Millî Savunma Bakanlığı (MSB) ise İstanbul'da 8 Ocak'ta düzenlenen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki zirvede, Libya ve İdlib'de ateşkes ilan edilmesi kararı alındığını ve taraflara bu yönde çağrı yapıldığını, 12 Ocak'ta 00.01'den itibaren ateşkes uygulaması başladığını ve münferit bir iki olay dışında durumun sakin olduğunun gözlendiğini açıklamıştı.

Göç edenlerin durumu

Yerinden edilen sivillerin büyük kısmı, en güvenli olarak görülen Türkiye sınır hattı yakınındaki bölgelere sığınırken, bir kısmı da Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekatı bölgelerine göç ediyor.

Cebel ez-Zeviye bölgesinde de göçler başlarken, saldırıların yeniden şiddetlenmesi durumunda 250 bin sivilin daha göç etmek zorunda kalmasından endişe duyuluyor.

İdlib kentindeki kampların dolması, yeni çadır kurulacak alan ile altyapının bulunmaması ve yardımların azalması sebebiyle binlerce sivil, sığınacak yer bulmakta zorluk yaşıyor.

Saldırılardan kaçarak evsiz kalan binlerce aile yardıma muhtaç durumda.

Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatına uymuyorlar

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kenti neredeyse iç savaşın başından bu yana muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların kalesi konumunda. İç göçle, nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib vilayetinin merkezi, 2015 yılında muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib kenti, tüm anlaşma ve mutabakatlara rağmen Beşşar Esed rejiminin en yoğun saldırı düzenlediği bölgelerin başında geliyor.

4 gerginliği azaltma bölgesi var ama...

Belirlenen dört gerginliği azaltam bölgesi bulunuyor. Bunlar:

1. İdlib ili ve komşu iller (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetlerin bazı bölgeleri)
2. Humus ilinin kuzeyi
3. Şam'daki Doğu Guta
4. Suriye'nin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri)

Türkiye, Rusya ve İran’ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017 tarihindeki Astana toplantısında, "İdlib ili ve komşu iller Lazkiye, Hama ve Halep vilayetlerin bazı bölgeleri", "Humus ilinin kuzeyi", "başkent Şam'daki Doğu Guta" ile "Suriye'nin güney bölgeleri olan Dera ve Kuneytra vilayetleri" olmak üzere 4 gerginliği azaltma bölgesi oluşturuldu.

Fakat Beşşar Esed rejimi ve İran destekli terörist gruplar, ateşkes ilan edilerek durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı 4 gerginliği azaltma bölgesinden İdlib hariç kalanları, Rusya’nın hava desteği ile ele geçirdi. Saldırılardan kaçan yüz binlerce sivil, en güvenli bölgeler olduğu düşüncesiyle kuzeyde Türkiye sınırına yakın kesimlere göç etti.

Rusya da sözünde durmadı

Rusya’nın, Türkiye ile 17 Eylül 2018 tarihinde vardığı Soçi mutabakatından bir süre sonra da saldırılar devam etti. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ni hedef alan Rusya, Beşşar Esed rejimi ve İran destekli terörist gruplar, yalnızca 2019 yılının başından bu yana Türkiye sınırı yakınlarına, yaklaşık 1 milyon 300 bin sivilin göç etmesine neden oldu. Hava saldırılarında bin 600'den fazla sivil hayatını kaybetti.

Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu