Bu yıl kuraklık nedeniyle ortaya çıkan 7 kalıntı

Bu yıl özellikle İngiltere ve Batı Avrupa’da yaşanan sıcak hava şartları birçok insanın ölümüne sebep olurken birçok sektörü de sekteye uğratmıştı. Sıcak hava şartları sadece insanları ve iş alanlarını değil tarihi kalıntıları da etkiledi. Dünya üzerinde Irak’tan Norveç’e, İngiltere’den ABD’ye kadar pek çok yerde kuraklıklar nedeniyle tarihi kalıntılar gün yüzüne çıktı. Bu kalıntıları sizler için derledik…

DÜNYA 26.08.2022, 22:43 Tayfur Bal
Bu yıl kuraklık nedeniyle ortaya çıkan 7 kalıntı

Son dönemde özellikle Avrupa kıtasında artan sıcaklıklar pek çok ülkeyi etkiledi. Artan sıcaklıklar ve yaşanan sıcak hava dalgaları nedeniyle binlerce insan hayatını kaybetti. Öte yandan ülkeler ekonomik olarak da birçok zorlukla karşılaştı. Örneğin Fransa'da nükleer santrallerde soğutma suyu olarak nehirlerden ve su alanlarından çekilerek kullanılan sular artan sıcaklıklar nedeniyle kuruma noktasına geldi ve ülkede bazı santraller bu nedenle kapatıldı. Ülkede kullanılan enerjinin büyük bir kısmının nükleer santrallerden karşılandığı Fransa'da bu nedenle enerji sorunu yaşanıyor. Almanya'da ise ülkedeki bazı nehirleri kullanan lojistik firmaları nehirlerin kuruması nedeniyle lojistik hizmetlerini durdurma kararı aldı. İngiltere'de ise son yüzyılın en kurak zamanlarından biri yaşanıyor. Ülkede pek çok park, bahçe ve ormanlık alanda kuraklık nedeniyle ağustos ayının ortasında ağaçlar yapraklarını dökerken birçok çimenlik alan ise sarıya büründü. Ülkede adeta yaz ayında sonbahar yaşanıyor. Başta İngiltere ve Batı Avrupa'da olmak üzere yaz ayının ortasında yaşanan bu iklimsel etkiler hakkında daha fazla fikir sahibi olmak için “Avrupa yaz ayında sonbahar yaşıyor! Çimenler kurudu, ağaçlar yaprak döktü…” haberine göz atabilirsiniz. Sıcaklıklar birçok ülkede yaşamı durma noktasına getirirken sanat ve arkeoloji alanına da etkisi oldu. Dünyanın pek çok noktasında kuraklık nedeniyle çekilen suların altında kalan arkeolojik kalıntılar ortaya çıktı. Bu yıl artan sıcaklıklar nedeniyle dünyanın farklı bölgeleri bu durumdan olumsuz olarak etkilense de ortaya çıkan kalıntılar tarih ve arkeoloji meraklılarını heyecanlandırdı. Birbirinden güzel antik kentler, hayalet şehirler, gemi batıkları ve süs bahçelerini sizler için derledik.

Roma kalıntıları

İtalya'da yaşanan kuraklık nedeniyle İkinci Dünya Savaşı'ndan ve Roma İmparatorluğu dan kalan birçok eserin kalıntıları ortaya çıktı. Bölgede uzun zamandır yağmur yağmaması ve Alp dağlarında yer alan karların erimesi ve akıntıların normal zamandan daha erken durması nedeniyle İtalyada'daki en uzun nehir olan Po Nehri son 70 yılın en düşük seviyesine kadar geriledi. Kurumuş nehrin içinden daha önce gizlenmiş olan ve İkinci Dünya Savaşı'ndan kaldığı düşünülen kargo gemileri ve bir adet Alman tankı çıktı. Öte yandan İtalya'nın başkenti Roma'da yaşanan kuraklık nedeniyle Tiber Nehri kuruma noktasına geldi. Kuruyan nehrin üzerinden Roma İmparatorluğu'nda yer alan İmparator Nero'nun inşa ettirdiği düşünülen bir köprü ortaya çıktı. Bu yaz özellikle temmuz ayında yaşanan aşırı kuraklıklar nedeniyle İtalya'da yer alan hükümet olağanüstü hal ilan etme kararı almıştı.

İspanya'da yer alan hayalet köy

İspanya'da Portekiz sınırına yakın bir noktada bulunan Aceredo köyü 1992 yılında Alto Lindoso adlı rezervuara yer sağlamak amacıyla sular altında bırakılmıştı. Ancak aradan geçen 30 yılın ardından bölge tekrar kuraklıkla mücadele etmeye başladı ve bölgede yer alan kasaba gün yüzüne çıkmaya başladı. Kısa zaman içerisinde dünyanın farklı yerlerinden pek çok turist bu bölgeyi görebilmek adına İspanya'nın bu kayıp köyüne gelmeye başladılar. Bilim insanları önümüzdeki dönemde Galiçya'nın kurak havaya ve aşırı sıcaklıklara maruz kalmaya devam edeceğini tahmin ediyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin değerlendirme yazarlarından biri olan ve Barcelona merkezli bir iklim araştırmacısı olan Jofre Carnicer yağmur ve kuraklık kalıplarının tahmin edilmesinin oldukça güç olduğunu ve bunun oldukça karmaşık bir bilimsel olay olduğunu dile getiriyor. Carnicer ayrıca önümüzdeki yıllarda bölgedeki kuraklıkların devam etmesini beklediklerini dile getirdi.

ABD’deki cesetler

Amerika Birleşik Devletleri’nde yer alan Mead Gölü oldukça ürkütücü bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Normal şartlar altında ilkbahar aylarında eriyen karla birlikte dolu olması gereken bazı rezervuarlar Mead Gölü de dahil olmak üzere birçok bölgede çamur birikmesine neden oldu. Mead Gölü de bu yıl oldukça düşük bir seviyeye düşerek bu anlamda bir rekor kırmış oldu. Bölgeyi ziyaret eden turistler cesetlerden batık teknelere kadar birçok kalıntı ile karşı karşıya geldi. Las Vegas’ta yer alan Nevada Üniversitesi’nde eğitim görevlisi olan ve tarih alanında araştırmalar yapan Michael Green kayıp jet ski’den cesetlere kadar bölgede birçok kalıntının olduğunu dile getiriyor. Green suyun daha fazla çekilmesi halinde daha çok kalıntı bulacaklarını dile getiriyor. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Park Servisi’nin açıklamalarına göre bölgede varil içinde bir ceset de bulundu. Ancak cesedin kime ait olduğu ve ölüm nedeni henüz bilinmiyor.

Shackleton batığı

Antarktika’daki deniz buzu örtüsü 25 Şubat tarihinde rekor seviyede bir düşüş yaşadı. Bu düşüş bilim insanları için oldukça işe yaradı zira bu düşüş sayesinde denizcilik tarihinin en önemli gizemlerinden biri açığa çıkarılmış olabilir. Erimenin gerçekleştiği tarihlerde Sir Ernest Shackleton'a ait Endurance gemisini bulmak ve bu gemiyle ilgili bir film çekmek amacıyla bir ekip Güney Afrika'dan yola çıkarak Antarktika'nın kıyı bölgelerine uzak bir noktada olan Weddell Denizi'ne doğru yola koyuldu. Dünyaca ünlü kaşifin gemisinin nerede olduğuna dair uzun zamandır farklı söylentiler vardı. Gemi 1915 yılında Antarktika'nın kalın deniz buzu tarafından kapana kıstırılmıştı. Yaklaşık olarak 35 gün süren görev araştırmayı yürüten ekip için oldukça zorluydu. Zira ekip donmuş vaziyette olan bölgelerde gezinmek ve dalgalı sularla mücadele etmek zorundaydı. Ancak bahsi geçen batık otonom araçların da yardımıyla suyun yaklaşık 3 bin metre altında bulundu.

Gizli Bahçe

Batı Avrupa ve özellikle İngiltere'de yaşanan sıcak hava dalgası yüzlerce yıl öncesinden kalan bir manzaranın gün yüzüne çıkmasını sağladı. Ülkede artan hava sıcaklıkları ve sıcak hava dalgaları merkezde yer alan tarihi bir evin bahçesine zarar vererek bu bölgedeki çimenleri yaktı. Derbyshire'da yer alan Chatsworth Evi'nin bahçesinde süslü ve oldukça geniş olan desenler bu şekilde ortaya çıkmış oldu. Büyük Parter olarak adlandırılan bu bahçe 17'inci yüzyılın sonlarına tarihleniyor ve bu bahçenin o dönemlerde oldukça süslü olduğu ve patikalarla dolu olduğu tahmin ediliyor. 1730 yılına gelindiğinde ise süslü olan bu bölgelere çimler ekildi ancak bu çimler daha kısa köklere sahip olduğundan oldukça kısa bir sürede yandı. Chatsworth bölgesi 26 Temmuz tarihinde yaklaşık 40 dereceyi gördü. Yaklaşık 100 yıldır görülmeyen bir sıcaklığın bu sene görülmesi ile beraber büyük evin bahçesinde yer alan saklı güzellikler ortaya çıkmış oldu.

Irak'ta Tunç Çağ merkezi

Sıcak hava dalgaları Irak'ta da bir antik kentin ortaya çıkmasını sağladı. Bölgede Musul rezervuarlarının kurumuş bir kısmında Tunç Çağına ait olan ve Millattan önce 1550 ile millattan önce 1350 yılları arasına tarihlendirilen Kemune adındaki antik şehrin kalıntıları araştırmacılar tarafından bulundu. Araştırmayı yürüten ekip bölgede 100'ün üzerinde çivi yazısı ile süslenmiş seramik kaplar buldular. Bölgede yapılan araştırmalar Mitanni döneminin sonu ve Assur egemenliğinin başlangıcı hakkında bilinenlere oldukça katkı sağlayabilir. Tübingen Üniversitesi'nde eğitim görevlisi olan ve bölgede yapılan çalışmalara katılan Peter Pfalzner pişmemiş kilden oluşturulan çivi yazılı tabletlerin bu kadar uzun süre boyunca su altında bozulmadan kalabilmesinin adeta bir mucize olduğunu dile getirdi.

Av kalıntıları

Sıcak hava dalgaları ve kuraklık Norveç'te yer alan kalıntıların da gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Bölgede yer alan yüksek dağlarda bulunan kalıntılar arasında Demir Çağı zamanlarına tarihlenen yünden yapılma bir tunik, Roma tarzı ile yapılmış bir ayakkabı ve tahminen 300 ila 600 yılları arasında yapıldığı tahmin edilen ve üzerinde hala tüylerin yer aldığı bir ok bulunuyor. Oldukça iyi korunmuş bir şekilde bulunan ok ren geyiklerinin sıklıkla avlanıldığı bir alanda bulundu. Arkeolog Lars Pilo yüksek dağlarda yer alan buz kütlelerinin ermesi ile beraber önümüzdeki dönemde daha fazla kalıntıya ulaşabileceklerini dile getirdi.

Yorumlar (0)
26
açık