Yaşlanma durdurulabilir mi?

Yaşlanmanın esasında ne olduğunu ve önüne nasıl geçilebileceğini bilimin ışığında masaya yatırdık.

BİLİM-TEKNOLOJİ 10.05.2019, 21:01 Hakan Öksüz
Yaşlanma durdurulabilir mi?

Binlerce yıldır hayatı ve ölümü anlamaya çalışıyoruz. Hayat ve onun kaçınılmaz sonu olan ölüm, hem ilgimizi çekiyor hem de bizi korkutuyor.

Tarihte pek çok kişi ölümü anlamaya çalıştı ve ölümsüzlüğün peşinden gitti. Ölümsüzlük getireceğine inanarak bakire kızların kanında banyo yapan Elizabeth Bathory’den, ölümsüzlüğün reçetesini arayan Lokman Hekim’e…

Geçmişte yaşanan olaylardan ve hikayelerden sıyrılıp ölüme ve ona neden olan yaşlanmanın ne olduğuna bakalım.

Yaşlılığın sebebi ne?

Aslında yaşlılık, basit anlatımla hücrelerin kendini yenilemesinin yavaşlaması ve durmasıdır. Tam olarak nedeni bilinmese de hücrelerdeki lipit, protein ve nükleik asitlerde meydana gelen hasarın buna sebep olduğu düşünülüyor.

Bu moleküler zarar gördükçe hücrenin fonksiyonları da zarar görüyor.

Güneş’in deride oluşturduğu etkiler, sağlıksız besinlerin hücreleri değişime uğratması, hatta nefes almamız bile yaşlanmamıza neden oluyor. Zamanla fonksiyonu bozulan hücrelerin bölünmesinin bir süre sonra durması da yaşlılık nedenlerinden biri! 

Hücre bölünmesinin sınırları

Leonard Hayflick, 1960’lı yıllarda yaptığı araştırmasında önemli bulgulara rastlamıştı. Hayflick, insandaki somatik hücrelerin 40 ila 60 bölünmeden sonra durduğunu ve vücudun bu yüzden yaşlandığını keşfetti.

İnsandaki somatik hücrelerin bölünme limitinin ortaya konulduğu bu çalışma sonrası bu sürece Hayflick limiti ismi konuldu.

Galapagos kaplumbağalarında ise bu limit 125 bölünmeye kadar çıkabiliyor. Bu limit sadece kanser hücrelerinde görülmüyor. Kanser hücrelerinin bunu nasıl yaptığı henüz bilinmiyor.

1800'lü yıllarda ortalama yaşam süresi 30 yıldı

Kentlerde yapılan temiz su kanalları, antibiyotiklerin bulunuşu ve beslenmedeki kalite artışı yaşam süremizi halihazırda artırmış durumda. 1800’lü yıllarda ortaya yaşam süresi 30 yıl iken günümüzde bu sayı 75 civarında!

Yani mühendislik becerilerimiz ve bilimdeki ilerlemeler yaşam süremizi ve kalitemizi bir hayli yükseltti. Ortalama yaşam süresi eski devirlerde kısa olsa da bunun istisnaları yok değil!

Eski Roma’da bir askerin mezar taşında görülen ‘vixit annis c’ yazısı ‘yüz yaşına kadar yaşadı’ anlamına geliyor. Yararlı genetik mutasyonlar nadir de görülse bazı kişilerin uzun yaşamasını sağlıyor.

Yaşlanmanın geciktirilmesi Dünya için zararlı mı?

Fakat bu uzun yaşama ve yaşlandırmanın geciktirilmesini bütün insanlığa uygulamak işin zor kısmı! Buna karşı çıkanlar ise halihazırda Dünya nüfusunun 7 buçuk milyar olduğunu ve insanların ölmemesinin büyük sorunlara yol açabileceğini öne sürüyor. Ancak bu başka bir tartışmanın konusu…

İpek kurdunun yaşam süresi iki katına çıktı

İpek kurdu üzerinde yapılan bazı çalışmalar, yaşlanmanın geciktirilmesi konusunda çığır açıcı bilgileri önümüze sundu.

Yaşam süresi 14 gün olan iplik kurdunun genlerinden biri mutasyonla değiştirildi. Araştırmanın sonucunda iplik kurdunun gençleştiği ve yaşam süresinin iki katına çıktığı görüldü.

Ölümsüzlükten bahsetmek imkansız gibi dursa da en azından yaşlanmayı geciktirmek ve ortalama insan ömrünün 120 yıl olduğu zamanlara ulaşmak pek de uzakta değil gibi görünüyor.

Yorumlar (0)
12°
açık