Türkiye’nin Yapay Zeka Stratejisi için 5 senelik planı tanıtıldı

Bakan Mustafa Varank, Türkiye’nin 5 senelik Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ni tanıttı. Varank, “Uluslararası yapay zeka endekslerinde dünyada ilk 20 içinde yer almayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

BİLİM-TEKNOLOJİ 24.08.2021, 16:38 25.08.2021, 18:02 Kaya
Türkiye’nin Yapay Zeka Stratejisi için 5 senelik planı tanıtıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’nin İlk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ni Bilişim Vadisi’nde açıkladı.

Varank, burada yapmış olduğu konuşmada, “Yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomi göz önüne alındığında internet devriminden dahi daha da büyük bir etkisi olabileceği düşünülüyor. Halihazırda dijitalleşmede yaşanan süreç, koronavirüs salgınının da etkisiyle hızlandı. Bu dönemde mecburi olarak uygulanan sosyal mesafe kısıtlamaları, yapay zeka ve iletişim uygulamalarının kullanımının katbekat artmasına sebep oldu.” dedi.

“Tek akılcı yol, teknolojik değişimi benimsemek”

Yakın gelecekte yapay zekaya sahip teknolojilerin sosyal hayat ve ekonomik hayatın vazgeçilmez bir parçası olabileceğini ifade eden Varank sözlerini şöyle sürdürdü:

“2020 senesinde dünya genelinde yapay zekaya ilişkin harcamalar yaklaşık olarak 50 milyar dolar düzeyinde oldu. Gelecek 5 yılda ise bu teknolojilerdeki pazar büyüklüğü en az 2 katı düzeyine çıkacak. 2030 senesine kadar yapay zekanın küresel ekonomiye 13-16 trilyon düzeyinde katkısının olması ve yüzde 13’lük bir büyüme göstermesi bekleniyor. Bu teknolojiler yaşamımıza daha da yaygın bir şekilde girince kimi işlere ve hizmetlere duyulan ihtiyaçların da giderek azalış göstereceği düşünülüyor.”

Varank, robotik teknolojilerin ve yapay zekanın yangın bir işsizliğe sebep olacağı düşüncesinin toplumda kimi zaman hakim olduğunu söyleyerek şunları söyledi:

“Oluşan bu kaygılar gelişmeler dar bir bakış açısıyla değerlendirmekten kaynaklanıyor. Bir muhalefet vekili geçtiğimiz günlerde bana gönderdiği soru önergesinde, ‘Yapay zeka teknolojileriyle kaç kişinin işsiz kalacağını düşünüyorsunuz?’ demiş. Bu bakış açısı eksiktir. Kaybolmuş olan işlerin yerini bilgi ve kreatif düşünce gerektiren çok daha fazla iş kolunun alacağını görüyoruz. Endüstri ve teknoloji tarihini incelediğimiz zaman, yeni ortaya çıkan ve kaybolan işlerin sayısız örnekleri olduğunu görebiliyoruz. Gelecek dönemde de bu sürecin aynı düzeyde süreceği aşikar. Bundan dolayı yaşanan teknolojik değişime direnmek yerine bunu özümsemek, benimsemek ve yönetmek tek akılcı yöntem. Bu yarışta geride kalan ülkeler mevcut ekonomik birikimlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bizlere burada düşen, yaşanan dönüşümün topluma en faydalı şekilde olmasını sağlayarak hiç kimseyi geride bırakmamaktır.”

“Dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerimizi aldık”

Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile ülkemizin dünyanın sayılı yapay zeka alanında strateji yayımlayan ülkelerinden olduğunu söyleyen Varank, yıkıcı teknolojilerin gelişimi için de özel başlıkların belirlendiğini hatırlattı.

Türkiye’yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi haline getirecek olan geniş politikaların bu anlayışla uygulandığı söyleyen Varank, Yapay Zeka Stratejisi’yle bunu daha da öteye taşıyacak adımların atılacağını kaydetti.

Stratejide iddialı ancak yaşama geçirilebilir hedefler belirlediklerini kaydeden Varank, şu ifadeleri kullandı:

“2025 senesinde yapay zeka teknolojilerinin milli hasılaya etkisini yüzde 5 düzeyine çıkarmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 sıralamasında yer almasını hedefliyoruz. Buna dair hamlelerimizi gerçekleştireceğiz. Yakın zaman içerisinde küresel inovasyon endeksi sonuçları paylaşılacak. Orada da ciddi çalışmalar gerçekleştirdik, ülkemizi inşallah üst sıralara yükseltmiş olacağız bu alanda da. Bu hedeflerimizi gerçekleştirebilmek için öncelikli olarak yapay zeka teknolojilerine yön sağlayacak nitelikli insan kaynağına sahip olmalıyız. 2025 senesinde bu alandaki istihdamın en az 50 bine çıkmasını amaçlıyoruz. Bundan dolayı nitelikli insan kaynağının yetişmesi maksadıyla büyük tedbirlerimiz var. Konuya ilişkin halihazırda birçok program ve politikayı da uygulamayı sürdürüyoruz. Stratejide belirlemiş olduğumuz tedbirlere bu alana ilişkin çabamızı hızlandıracağız.

“Bütün dünyanın dikkatini çektik”

Araştırma ve Geliştirme ile inovasyon kültürünün yaygınlaştırılması ve girişimciliğin geliştirilmesiyle yapay zeka alanındaki hedeflere ulaşılabileceğini söyleyen Varank, Ar-Ge’ye ilişkin proje ve altyapı bazlı desteklerle özel sektörün yatırım yapmasının teşviğini sağladıklarını kaydetti.

Varank, “Yapay Zeka Stratejimizde belirlenmiş olan önlemlerle tedbirlerimizi daha de etkin hale getirerek bu alanda yeni ‘unicorn’lar çıkarmış olacağız.” şeklinde konuştu.

“Açık Bilim” politikası

Mustafa Varank, veri işleme ve veri altyapılarının yapay zeka alanındaki atılımların temel belirleyicilerinden olduğunu kaydetti.

Bağlantılı teknolojiler, 5G ve ötesi, dijital platformlar ve nesnelerin internetiyle dünyada üretilmiş olan verinin kalitesinin ve hacminin her geçen gün arttığını söyleyen Varank şu ifadeleri kullandı:

“Hızlı bir şekilde büyüyen veri üretimiyle beraber dijital dönüşümü sürükleyen teknolojilerin başında süper bilgisayarlar geliyor. Konuya ilişkin gerek TÜBİTAK’ın bünyesinde gerekse uluslararası iş birlikleri aracılığıyla yürütmüş olduğumuz önemli çalışmalar bulunuyor. TÜBİTAK BİLGEM Bilişim Teknolojileri Enstitüsü’nda alanda kullanılabilecek olan özgün ve milli çözümler üretiyoruz. Safir Zeka, Safir Depo, Safir Büyük Veri ve Safir Bulut büyük verinin işlenmesi ve depolanmasına dair önemli projelerimiz arasında yer alıyor.”

Mustafa Varank, TÜBİTAK ULAKBİLİM ile uygulanan Açık Bilim politikasının da bu alanda geliştirildiğinin güzel bir örnek olduğunu söyleyerek çalışmayla TÜBİTAK’ın yürüttüğü veyahut desteklemiş olduğu projelerde üretimi yapılan verilerin yönetimi ve saklanmasının sağlandığını kaydetti.

Varank, veri işleme altyapılarına ilişkin global imkanlardan da faydalanmaya özen gösterdiklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yolda, Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortak Girişimi üyesiyiz. EuroCC Projesi’yle ülkemizde yüksek başarımlı hesaplama yetkinlik merkezi kuracağız. Bu projeye TÜBİTAK ULAKBİLİM koordinasyonunda Sabancı ve ODTÜ üniversitelerinin katkılarıyla devam ediyoruz. Stratejide belirlemiş olduğumuz hedeflerle beraber yüksek başarımlı hesaplamaya ilişkin yetkinliklerimizi arttıracak pek çok yeni projeyi daha gelecek zamanlarda harekete geçireceğiz.

“Proje teklif çağrısını yakın zamanda ilan edeceğiz”

Bakan Varank, altyapıların yanında kurumsal kapasitenin de oluşturulmasında yapay zekaya ilişkin çalışmaların artarak sürmesi açısından büyük bir önemi bulunduğunu söyleyerek, TÜBİTAK’da Yapay Zeka Enstitüsü’nün kurulduğunu hatırlattı.

Yapay Zeka Enstitüsü bünyesinde uygulanacak TEYDEB destek programından da burada ilk kez bahseden Varank, verilecek olan destekle belirlenen alanlarda akıllı finans, akıllı tarım, akıllı üretim sistemleri gibi sanayinin ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin teknoloji şirketleri ve üniversitelerce üretileceğini söyleyerek yakın zamanda bir proje teklif çağrısı ilan edileceğini ve özel sektörün bu programı yakından takibe almasını tavsiye ettiğini kaydetti.

Dijital ikizler sahneye çıktı

Yapılan etkinlikte Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç da ülkemizin ilk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ne dair sunum gerçekleştirdi.

Hologram teknolojileri ve yapay zeka kullanılarak üretimi yapılan, Başkan Koç ve Varank’ın dijital ikizleri de Bilgin ve Bilge adlarındaki dijital asistanlarla konuştu.

Yorumlar (0)
15
az bulutlu