Neden midemizde kelebekler uçuşuyormuş gibi hissederiz?

Hayati bir tehlike ile karşı karşıya kaldığımızda veya kritik öneme sahip belli durumlarda vücudumuz bizden bağımsız olarak bazı eylemlerde bulunur. Bunlar vücudun hayatta kalmak için dışa vurduğu tepkilerdir. Peki midemizde uçuşan kelebekler neden ve nasıl oluşur?

Neden midemizde kelebekler uçuşuyormuş gibi hissederiz?

Hayatımızın en azından birkaç evresinde hepimiz bu hissi yaşamışızdır: midede oluşan kimi zaman sinir bozucu kimi zaman gıdıklayıcı türden bir his. Sanki birisi alarm butonuna basmışcasına... Yüksek bir binadan aşağı bakarken veya hoşlandığımız kişiyle göz göze gelirken... Birbirinden bu denli farklı durumlarda sürekli olarak aynı şeyi, yani midemizde kelebekler uçuşuyormuş gibi hissetmemiz, sizce de tuhaf değil mi?

Savaş ya da kaç!

“Savaş ya da kaç” deyimini hepimiz duymuşuzdur. Peki ya, “dinlen ya da sindir” ifadesini hiç duyduk mu? Bu deyimler, bedenimizin fiziksel dalgalanmalarını kontrol eden otonom sinir sistemimizin her bir bölümüne verilen takma isimlerdir.

Otonom sinir sisteminin, sempatik ve parasempatik olmak üzere iki ayrı bölümü vardır. Bu iki bölümün, iç organlar üzerinde birbirine zıt düşen etkileri bulunmaktadır.

Vücudumuzun tepkilerinden sorumlu iki sistem ‘sempatik ve parasempatik’

Acil durum sistemi olarak da tanımlanan sempatik sinir sistemi, enerjiyi dışarı atması ve dışarıdan gelebilecek risklere karşı koruması için vücudu hazırlar. Bu süreçte, boğaz düğümlenir, kalp atışı hızlanır, avuç içi terlemeye başlar, kan basıncı yükselir, gözler irileşir ve daha fazla kan şekeri salgılanır.

‘Dinlen ya da sindir’ olarak da tanımlanan parasempatik sinir sistemi tepkimesi ise, az önce sözü geçen tepkimenin neredeyse tam tersi şeklinde çalışır. Bu süreçte, mide sindirim için hazır duruma getirilir, kalp artış hızı düşer, kan basıncı azalır.

Tehlike anında vücutta neler oluyor?

İster, aniden karşınızda beliren sivri ve keskin dişli bir kaplan olsun, ister ceza kesmek için arabanıza doğru yürüyen trafik memuru; sempatik sinir sisteminiz sizi hayatta tutmak için bazı fedakarlıklarda bulunacaktır.

Sistem herhangi bir tehlike riski tespit ettiğinde, adrenalin ve kortizol hormonu salgılayarak, kalp atışınızı hızlandırıp kanın akış yönünü kalp ve bacak kaslarına doğru, sindirim sistemine zıt bir istikamete doğru yönlendirir.

Bu esnada, mide ve bağırsakları çevreleyen kan damarları sıkışarak, sindirim kasları kasılmaya başlar. İşte tam bu sırada, kan akışı düşer. Kan akışının düşmesiyle de midemizde kelebekler kanat çırpmaya başlar.

Hayatta kalmak için tuvalete git!

Bu gibi panik durumlarında, sıkça tecrübe ettiğimiz diğer şey ise tuvalet ihtiyacı. Tuhafınıza gidebilir ama, bağırsaklarınızdan gelen sesin hayatta kalma mücadelenizin bir parçası olduğunu söyleyebiliriz.

Aşık olunca neden yine aynı tepkiler gösteriyoruz?

İnsan hayatının tehlikede olduğu durumlarda, vücudun neden böyle bir tepki gösterdiğini anladık. Peki ya, hayati tehlike arz etmeyen durumlar? Hoşlandığınız kişiyle ikinci bir randevuya çıkmak gibi mesela... İşin garip yanı, böyle bir durumda da yine aynı belirtileri gösterebiliyoruz. Gözlerin irileşmesi, kalp hızında artış, ellerin terlemesi...

Bunun sebebi, tam olarak bilinmiyor. Fakat ortaya atılan görüş şu, insanoğlunun fıtratında üreme içgüdüsü bulunmakta. Hoşlandığımız kişiyi karşımızda gördüğümüzde, beynimiz bizden bağımsız olarak içten içe insanoğlunun soyunun devamı adına, karşıdaki kişiyi potansiyel bir eş olarak görüyor olabilir. Aslında bir bakıma, yine bir hayatta kalma dürtüsü...

Önemli olan bu dürtüleri avantaja çevirebilmek

Sempatik sinir sisteminin bu denli tepkisi, tabi ki sadece hayati tehlike anlarında veya romantizm bağlamında gerçekleşmiyor. Çok farklı durumlarda da bu belirtileri yaşamak mümkün. Önemli olan vücudunuzun içinde yaşanan bu tepkimeyi nasıl yorumladığınızdır. Bir dahaki deneyiminizde, karnınızın neden ağradığının bilincinde olacak ve herşeyin yolunda gittiğine dair bilinçli olarak kendinize güvence vererek bunu avantaja çevirme imkanına sahip olacaksınız.

Sempatik sinir sisteminin dürtülerini kullanıyor olabilmek sizin elinizde!

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2019, 08:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER